"Genel Müdür" etiketli yazılar:

09 Aralık 2012 Pazar

Operasyonel ve Sosyal Riskler

Genç arkadaş ile sohbet ediyorduk. Çalıştığı şirketin bazı iletişim araçları, özellikle de internet sayfası berbat durumdaymış.

Üzerinde çalışmış. Bir şeyler tasarlamış. Ama Pazarlama Müdürü’nü aşamamış. (Zaten Pazarlama Müdürü de birinin kardeşi, kuzeni, gelini, tanıdığı, vb… imiş.)

Ben “Tasarımlarını al, Genel Müdür’e git, bizzat anlat” dedim. Pazarlama Müdürü ile arasının bozulacağından endişe ediyordu.

  • Sürekli olarak hem anlaşılmamaktan şikayet etmek, hem de gerekli cesareti gösterememek bu neslin doğal davranış biçimi.

Malcom Gladwell’in “Operasyonel risk alıp sosyal riskten kaçınmak, kriz için en iyi bileşendir” dediğini anlattım.

Gerekeni yapmak, iyi bir internet sitesi tasarlamak, etkinlik takvimi veya iletişim planı hazırlamak, vb… ve bunları karar vericilerle paylaşmak operasyonel olarak yapılması gerekenler. Bunları yapınca operasyonel risk alınmıyor.

Ama “Pazarlama Müdürü bozulur”, “Genel Müdür tersler” vs… cümleleri ise sosyal riskleri tanımlıyor.

Zaten Malcom Gladwell de 2008 krizinin nedenini yukarıdaki cümlesiyle tanımlamıştı.

😉

Benim ekleyeceğim (ve çok sık söylediğim) bir cümle daha var.  “İnsanı köle yapan patronun değil kendi bakış açısıdır” [1] , [2] , [3] , [4] , [5] , [6] , [7] , [8] , [9][10] , [11] , [12] , [13] , [14]

😛

 

EK NOTLAR:

Son zamanlarda benzer cümleleri çok duymaya başlayınca şu tweet’i yazmıştım.

Bugün Hamican Balcı nın şu tweet’ini görünce yayınladım.

😛

 

08 Ekim 2012 Pazartesi

Başarı unsurları

E-Tohum’un “Başarısızlık Zirvesi” sayesinde BAŞARI konusu yine gündemde. Facebook’da 4 ay önceki yazımı hatırlattım.

Her kim “ŞANS’ın rolü az” diyorsa, kesinlikle yalan söylüyordur” diye vurguladım.

Hepsi eski iş arkadaşlarımdan gelen yorumları irdelerken çok uzadı. Çok sayıda da eski yazıya referans vermem gerekti. Ayrı bir blog yazısı yapmaya karar verdim. Şöyle ki:

🙂

“Şans= hazırlık + firsat” diyebilir miyiz?

Basitce o anda CRM de çalışmıyorsunuzdur, ama surekli bu konu ile ilgili okuyup birikim ediniyorsunuzdur, bunu zaman zamanki konusmalarinizdan yoneticiniz de anliyor, ilgi ve cabanizi goruyor, sonra diyelim ki CRM bolumunde bir ihtiyac oldugunda hemen aklina bu kisi geliyor ve burada degerlendiriliyor.

Kişinin kendi hazırlığı gayreti firsatla beraber adi ŞANS denen birseye dönüşmüş oluyor 🙂 Hazırlığını yapmamış olsaydı yoneticisinin bu konuda algısı oluşmasaydı, bu durum oluşmazdı gibi..

Yanıt-yorumum:

Sevgili Seval,

Yazdıkların benim çocuklarıma söylediklerime çok benziyor. Şans ve yetenek uygun olsa bile çaba gerekiyor. Bu çaba, aynı işyerinde değerlendirilmese de başka yerden iyi teklif almanı sağlıyor.  

Bir de çabasız elde edilen şans var. Babamın “racon kesmek” yerine “ansiklopedilere bakalım” demesi ve benim bilmeden araştırma yapmayı öğrenmem gibi. Ama o bile, hazırlık ve çaba ile pekiştirilmezse, sadece “bir bilene soralım” düzeyinde kalırdı.

Çok haklısın.

🙂

Benim “Başarı “tanımım; BAŞARI=BİLİNÇ .

Yetenek,Potansiyel,Gerçekcilik ve Şans. Bunların farkında olabilme, kullanmayı isteme ve ne kadar kullanabildiğinle ilgili. Yani kendinin ne kadar FARKINDA olduğundur.

Yanıt-yorumum:

Sevgili Ebru,

Çok önemli bir noktaya değinmişsin. FARKINDALIK veya BİLİNÇ. Benim BAŞARI tanımım içinde değilse bile, temel taşlarından biri olarak çok doğru bulduğum bir unsur.

Bilinçli seçimler ile oluşturulmayan “ideoloji” ve/veya “fanatiklik”, sorgusuz sualsiz bir inancın, dogmanın peşinde koşan kişi, başkasının tanımında başarılı olsa bile benim tanımımda da sadece KUKLA’dır.

Ayrıca, elindeki gücün nereden kaynaklandığını bilmeyen (farkında olmayan) kişi, en güçlü olduğu anda bile kaybeden’dir. Emekli bakanların, milletvekillerinin, genel müdürlerin, subayların bazılarında gördüğümüz “eşekten düşmüş karpuz” tavrı da bunu doğruluyor.

Özetle, EVET.  Bence de çaba + yetenek + şans alanlarının hepsinin farkında olan ve anlamlandıran  bir BİLİNÇ gerekiyor. Bilinçli olunmazsa başarılı olunmuyor.

🙂

Si Nem

Doğru zaman + Dogru yer + Şans = BAŞARI

Yanıt-yorumum:

Sevgili Si Nem,

Bence “Doğru zaman + Doğru yer + Şans= BAŞARI” tanımı, sanki “tekrarlayan tanım” olmuş. Zira “Doğru zaman + Doğru yer = Şans” gibi geliyor bana. Bu durumda “Şans + Şans = Başarı” gibi oluyor.

Bence bu “Doğru zaman + Doğru yer + Şans= BAŞARI” tanımı, anlık veya geçici başarılar için geçerli. Ama hayatın ileri aşamalarında yeterli değil.

Örneğin iş hayatının zor zamanlarında da ayakta durmak için başka beceriler ve çabalar da olmalı.

Hele ki başarı tanımı, mutlu ve keyifli bir yaşam diye belirlenmişse.

🙂

Sizin BAŞARI tanımlarınız ve/veya sizin için BAŞARI’yı oluşturan unsurlar neler?

.

 

10 Haziran 2012 Pazar

Muhasebeci

Birçok şirkette ödemeler çeşitli bahanelerle geciktirilmeye çalışılıyor. Enflasyonun ayda %6 olduğu dönemlerde bu nedenlerle tedarikçisini batıran çok firma oldu. Bu tedarikçiler (çiftçiler, üreticiler, KOBİ’ler…) batarken vicdanı sızlamayıp, amirlerinden aldıkları aferinlerle mutlu olan muhasebeciler… Sözüm size…

Aradan yıllar geçti. Şimdilerde 1 ay geciktirmenin değeri %1 civarında. Bir günlük hizmetimin karşılığını 1 ay geciktirdiğinde, aslında hepi topu 4 – 5 dakikalık emeğimi yiyorsun. Çok bir zaman değil. Bu nedenle de batmam.

Ama şu noktaya dikkat et. Benden kumaş, meyve, yedek parça, kapı tokmağı, döşemelik kereste veya tencere değil; beyin emeği satın alıyorsun. Beyin emeği satın aldığın kişi / kurum tedarikçi değil, stratejik ortak‘tır.

Kumaş satın aldığında atkısına, çözgüsüne, sıklığına, ipliğine, rengine bakıp karar verebilirsin. Ama beyin ürünü söz konusu olduğunda nasıl ölçeceksin?

Stratejik ortak değil alelade tedarikçi gibi davranırsan, aynı şekilde davranılmayı hak edersin. O 4 -5 dakikayı geri almak istersek, fazlasıyla alırız.

Sen veya şirketin fevkalade hak ediyorsunuz, ama bana yakışmıyor. Peşinde koşmaktansa, hoşçakal deyiveriyorum. Şirketine hizmet vermeyince, daha huzurlu oluyorum.

😉

Neden hemen hepiniz böyle davranıyorsunuz anlamıyorum. Lakin, sayenizde bir içgörü geliştirdim.

Şirketlerde muhasebecilerin paranın zaman değerini bildiğini, ama zamanın parasal değerini bilmediğini düşünüyorum.

😛

 KOLLUKLU MUHASEBECİ resmi gittigidiyor.com‘dan alınmıştır.