"Genel Müdürlük" etiketli yazılar:

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Kovulmak üzerine

Bir yorumda soruldu:

Merhaba Uğur abi,

Daha önce işten hiç çıkarıldınız mı?
Çıkarıldıysanız sonraki iş yerinizle görüşmelerde neler yaşadınız?
Paylaşırsanız çok sevinirim.

Bir başka yorumda ise okurlardan Metin Akın

“Sonra 1 yıl işsiz kaldım. 2 çocuklu ve işsiz. Sıfırın epey altına indim. Daha büyük tecrübeler edindim.” cümlemi ele almış
Şu cümleyi okurken, o sıkıntıların bu kadar ile özetlenebiliyor olmasına hayret ediyorum. Tabii zaman

demiş.

Açıklayabilirim.

😛

Kovulmalarımın bir kısmından Hayatım roman yazısında bahsetmiştim. Ayrıca başka yazılarda anlattım [1][2] , [3] . Bu konuda anlamsız duygusallığım pek yoktur. (Beni kovanları haklı bulduğumu yakınlarım bilir.) Zaten duygusallık yanlıştır.

Kovulma sonrasının daha önceleri yazmadığım kısmı şöyle

2 küçük çocuklu ve işsiz günlerde epey sıkıntı çektim. Ama güzel olaylar da oldu. İstanbul’a ilk geldiğimde ODTÜ Mezunlar Derneği İstanbul Şubesi yeni açılmıştı. En genç üyelerden biriydim. Kapıda giriş ücreti tahsil etmekten sorumlu birkaç toplantı geçirmiştim. Önce hesaplar çıkar, ödemeler Dernek Başkanı’na yapılır. Aklandıktan sonra Mezunlar Toplantılarına herkesden çok geç katılırdım. (İyi ki öyle yapmışım.)

İşsiz kaldığımda ODTÜ Mezunlar Derneği‘ndeki büyüklerim bana iş buldular. Birkaç ayrı projede kısa süreli işler verdiler. Daha sonra 1988’de Yapı Kredi Bankası’na girmemi de ODTÜ’lü tanıdıklar sağladı. Network etkisini öğrendim.

🙂

Yapı Kredi’deki işi almamı sağlayan etmenlerden biri de takipçiliğim oldu. Bir tatil kampında kalıyorduk. En yakın telefon 10 km uzakta idi. Her gün gidip telefon ettim. İş başvurumun sonucunu sordum. Benim o işe ihtiyacım vardı zaten.

Beni işe aldıktan sonra bu her gün aramamın ibreyi bana çevirdiğini söylediler. (Tek ODTÜ’lü aday değildim ama tavsiye edilenler arasından beni tercih ettiler.)

😉

Zor zamanlarda ayakta kalmak için geçerli koşulları – ister istemez – edindim.

  • Gerçeği kabul etme ve yüzleşme kapasitesi
  • Dayanıklılık
  • Doğaçlama “çare bulma” yeteneği

Bunların son 2’si zaten vardı. İlkini de iyice öğrendim. Öyle ki – yıllar sonra – 2008 Eylül‘ünde, dünya ve Türkiye global krizin zirvesindeyken maaş garantili işi bırakıp serbest hayata atıldım.

🙂

Daha sonra pek sorun yaşamadım. 2 kere, öğrenme merakım sayesinde kovulduğum gün yeni iş buldum. Sonraki yıllarda da taksitli kartlar konusundaki yenilikçiliğim, çok sayıda bankanın peşimde koşmasını sağladı. Zaten kendi öz eleştirimi yapmış,   önceliklerimi ve felsefemi belirlemiştim. Bana “çok sayıda iş değiştirmişsiniz…” diyenlere bazen “orada yapacak yenilik kalmamıştı” dedim, bazen de “sizin gibi iyi patron adayları çağırdığında HAYIR demek kolay olmuyor” diye yanıtladım.

Şunu da söyleyeyim. Zaman ilerleyip de belli bir maddi ve (çok daha önemlisi) manevi birikim elde edildikten sonra, kovulmanın ertesi günü keyifle karşılanır.

😛

 

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Genel Müdür olurken

Arkadaş, yabancı bir şirketin Türkiye ofisinde çalışıyordu. Yıllar içinde başarılı işler yaptı. Türkiye Genel Müdürü olacağını duyduk.

Şirket onu yurtdışındaki Genel Merkeze çağırdı.

Orada, önce üretimin her aşamasında işçi gibi çalıştırmışlar. Sonra dağıtıma vermişler. Kamyon şoförünün yanında, marketlere eşya taşımış, dolaplara veya raflara dizmiş, vitrinlere yerleştirmiş.

Kamyon şoförüne, bir ülkenin Genel Müdürünü verdiklerini söylememişler. Yeni başlayan işçiye davrandığı gibi davranmış bizimkine.

😉

Beraber süpermarkete gitmiştik. Konusuna hakimiyeti gözümden kaçmadı. Bana o zaman anlattı.

“Otele vardığımda, üzerimdeki tulumu çıkarıp duş alacak gücüm kalmazdı. Ayakkabıları çıkarır ve kendimi öylece örtünün üzerine bırakırdım.” diye…

😉

Biliyorum… Gömleğin kollarını kıvırmadan, ellerini kirletmeden Genel Müdür olanlar da var. Onlar köşekapmaca oynuyor. Koltuğundan korkuyor.

Bir de bilerek gelenler var.

😀

Meraklısına:

🙂

21 Eylül 2010 Salı

Yanaşma

Ben: Operasyonel işlerimizi Operasyon Merkezi’ne taşıyalım. Hem evimize de yakın. 15 dakikada gidebiliriz.

O: Müşterilerimizin yakınında olalım.

Ben: Biz sadece firma içindeki departmanlara hizmet veriyoruz. Onlarla da her dakika görüşmüyoruz. Zaten bir saat görüşme yaparsak, birkaçgünlük iş çıkıyor bize.  Oysa, işimizi iyi yapmamız için her gün birkaç kez görüştüğümüz operasyonlar ve IT de Operasyon Merkezi’ne taşınıyor.

O: Bence müşterilerimizin yakınında olmamız daha önemli…

😀

Yıllar önce bir politikacı vardı. Dönemin başbakanı ile aynı fotoğraf karesinde olmak için bin türlü numara yapardı. Gazetecilerin oyuncağı olmuştu artık.

😀

Bizimki de işimizi daha iyi yapacağımız Operasyon Merkezi’nde değil de Genel Müdürlük‘te, büyüklerin yanında olmak için çabalarmış meğerse…

Bunun için her gün trafikte saatler geçirmeyi bile göze alıyormuş. Hedefe böyle kilitlenenin elinden birşey kurtulmaz.

O şimdi …

😛