Bankada Geri Kazanım Örneği
Son dönemlerde, müşteri kaybının azaltılması ve geri kazanımı konusunda yazılar yayınlıyorum.
[1] Müşteri kaybının anlaşılması,
[2] Müşteri terk etmesinin tasarımı (bu konuda bir yazı daha hazırlamayı düşünüyorum),
[3] Müşterinin terk edeceğini nasıl anlayacağız ve kimleri geri döndürmeye çalışmayacağız
yazılarını okuyabilirsiniz.
Bugünkü kısa yazı, bankacılık yaşamımda gördüğüm en güzel geri kazanım çalışmalarından birine ait.
Geri Kazanım Kampanyası

2005 senesinde Garanti Bankası, önceleri kredi kartını sıkça kullanırken, son aylarda kullanmayan müşterilerine bir kampanya yapmış.
Adresinize bankadan bir zarf geliyor. Açıp bakıyorsunuz: gözlük silmek için kullandığınız bez parçası. Üzerinde Garanti bonus card basılı. Zarftan çıkan yazıda “Kredi kartını uzun süredir kullanmadığınız için tozlanmıştır. Umarız bu bezle kartın tozunu alır, yeniden kullanmaya ve bonus kazanmaya devam edersiniz” diyor.
Geri Kazanma Maliyeti
O dönemde çalıştığım bankaya rakip olmasına rağmen, en beğendiğim geri kazanım çalışmalarından biriydi. Neden beğendiğimi anlatayım.
Kampanyayı duyduktan sonra Garanti’de çalışan arkadaşlara sorduğumda “müşterilerin %20’ye yakınının kartı kullanmaya başladığını” söylediler. Eğer söyledikleri doğruysa… gelin hesaplayalım.
- İçindeki bezin maliyeti çok düşük. Gözlükçüden bir-iki tane istediğinizde, ücret almadan 4-5 tane veriyor. Biz yine de fiyatını 5 TL varsayalım.
- Standart taahhütlü mektup 125 TL. İçinde değerli bir şey olmadığı için, iadeli taahhütlü olarak göndermeye gerek yok.
- Zarf, kağıt, vb. masrafı da 10 TL olsa…
Toplamda (aslında daha ucuz ama) 140 TL diyelim. Geri kazanım oranı %20 ise… Geri kazanılan müşteri başına (140 / %20 =) 700 TL harcamış olurlar. Bir bankanın müşteri geri kazanım maliyeti olarak o kadar ucuz ki…
Dediğim gibi, o dönemde rakip banka olmasına rağmen, aradan geçen 20 sene boyunca CRM ve CX (müşteri deneyimi) eğitimlerimde başarılı örnek olarak anlatmışımdır.
Tartışma Konuları
Madem bu kadar başarılıydı, daha sonra niye tekrarlamadılar? Bilmiyorum. Belki bana söylenen oran doğru değildi ve gerçek maliyeti daha yüksek çıktı. Belki de aynı espriyi ikinci kez yapmak istemediler.
Aynı espri bugün de o kadar işe yarar mı? Bilemiyorum. Denemeden de bilemem. Siz görüşlerinizi yazarsanız bir fikrimiz olur (ama yine de emin olamayız.)
Bugünün teknoloji olanakları, daha kişiselleştirilmiş mesaj gönderebilmeyi sağlıyor. Şimdi, “birkaç aydan beri kullanmayan herkese gönderin” demek yerine daha nokta atışı iletişim yapabilir miyiz? Bana kalsa, önce bunun gibi bir yöntem denerdim. 
Dediğim gibi, o dönemde rakip banka olmasına rağmen, aradan geçen 20 sene boyunca CRM ve CX (müşteri deneyimi) eğitimlerimde başarılı örnek olarak anlatmışımdır.
Dikkat: Eş zamanlı olarak Linkedin’de yayınlandı.





1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
