"globalleşme" etiketli yazılar:

19 Haziran 2015 Cuma

Küresel mi? Sınır Ötesi mi?

Bir marka eğitiminde dinleyiciydim. Eğitmen katılımcılara kendi çalıştıkları şirketlerin özelliklerini sordu.

Uluslararası bir firma tarafından satın alınan şirketlerini GLOBAL diye tanımladılar. Aklıma beş buçuk sene önceki bir yazı geldi.

Yabancı bir şirketin sizi satın alması, şirketinizi veya markanızı global yapar mı?” diye sordum.

Katılımcılar tecrübeli ve bilgili olduklarından, hemen yanıt vermek yerine biraz düşündüler. İçlerinden biri “Sizce global olmanın ölçütleri nelerdir?” diye sordu. Kavramlar ve tanımlar konusuna düşkünlüğüm nedeniyle bu “ölçütü ne?“sorusunu çok takdir ettim.

Kendimce yanıtladım.

  • Yabancı müşteri oranınız, sektörünüzdeki diğerlerinden çok daha fazla mı?
  • Internet sitenizde kaç dilde açıklama ve tanıtım var? Bunların ziyaret edilme sıklıkları nedir?
  • Basılı malzemelerinizin ne kadarı yabancı dilde? Hemen her formunuz, sözleşmeniz yabancı dilde mi?
  • Çalışanların ne kadarı yabancı dil biliyor?
  • Yabancılar için özel ürünleriniz var mı? Örneğin, banka ise “Expat Paketi” var mı?
  • Sizin şirketinizden kaç kişi, diğer ülkelerde çalışıyor?

Türkiye’ye gelen bazı şirketler, burayı sömürge zannedip kendi orta kalite elemanlarını burada işin başına getiriyorlar. Buradan sadece birkaç kişiyi, sonra yeniden burada çalıştırmak üzere eğitiyorlar. Bunlara bırakın global (küresel) demeyi, uluslararası bile diyemeyiz diye düşünüyorum.

Siz de, kendinizi sorgulayın.

  • Küresel misiniz? (global)
  • Uluslararası mısınız? (international)
  • Sınır ötesi misiniz? (cross-border)

Hangisi?

😉

 

Not: Facebook’da sordum.

Aldığım yanıtlardan bazıları:

Zeynep Ergin Erdemir

  • Global = Dünyanın bir sürü ülkesinde şubesi olan firma. PG gibi… Dışişlerinde bağımlı, içişlerinde bölge bölge kontrol mekanizmaları olan. EMEA ayrı yönetim vs gibi… Hatta “ya bu şirketin merkezi New York mu, Londra mı?” gibi sorular bile sorulabilen şirketler.
  • Uluslararası = Tek bir merkezden yönetilen ve farklı ülkelerde şubeleri olan firma.
  • Sınır ötesi = Merkezi tek bir ülkede, operasyonları başka ülkelerde olabilen firmalar (inşaat şirketleri gibi.)

Görkem Gülcan

  • Global, bakış açısı (çok kültürlü)
  • Uluslararası, ilişkiler (yurt dışında iş yapan tek kültürden oluşan firma)
  • Sınır ötesi, harekat (operasyon, proje odaklı)

Murat Durak

  • Global: Dünyanın bir çok ülkesinde yatırımları olan ve faaliyet gösteren ademi merkeziyetçi yönetim yapısına sahip ve farklı milletlerden üst yöneticileri olan şirketler. Örnek: P&G
  • Uluslararası (international): Dünyanın bir çok ülkesinde ticaret yapan, merkeziyetçi yönetim yapısına sahip, kararların merkezden alındığı ve faaliyet gösterdiği ülkede uzantıları veya ortaklıkları olan ve genelde üst yönetimin şirketin merkezinden geldiği şirketler. Örnek: ulker
  • Sınır ötesi (cross-border): Sınır ötesi ticaret yapan ama temel iş gücünün faaliyet gösterdiği ülkede bulunan merkeziyetçi yönetime sahip şirketler. Örnek: ENKA İnşaat

Cenk Kanıkman

  • Global : Moon
  • International : Messi
  • Cross border: Melo

 

  • Ay: Herkes tarafindan bilinir, izlenir hatta kendisine tutulan ve goz kamastıran bir kitleye sahiptir. Fakat, tam olarak koordinatlarini kimse bilmez.
  • Messi: Dunya’nin bir cok yerinde, ne is yaptığı bilinir ama bazilari sadece ya ismini duymustur ya da bir baskasi tarafindan, neler yaptığı anlatılmıştır.
  • Melo; Sadece Turk taraftarlar ve futbol ile ilgilenenler bilir. Kendi ulkesinde (Brezilya) siradan bir futbolcudur ama burada “bir sey” sanılır.

Pınar Demir

Güncel örnek HSBC ve Türkiye pazarından çekilme kararı… ki ülkelerin siyasi sosyo kültürel ekonomik yapılarına göre yabancı yatırımcı potansiyeli geliş ve gidiş sebepleri… expat ların tercih ettiği ülke ve firmalar…Global şirketler dünya pazarına hakim, sağlam sermayeli, güçlü lobili sirketler olmalı. Atılan adımlarla borsaya artı yada eksi yön verme hamleleri de önemli tabi

🙂

 

14 Şubat 2013 Perşembe

Kültür ve Global Vatandaşlık

Yeni Medya ve Sosyal-izm yazısında bilişim devrimi ile değişen konulardan birini sorguladım. Global dünya vatandaşları, bir ürünü daha ucuza almayı değil ürün üretilirken çevreye ve topluma zarar verilmemesini önemsiyorlar.

Belki o ülkenin politikacıları çevreye verilen zararı önemsemeyip, aldıkları yatırıma veya rüşvete bakıyorlar; belki çalıştırılan çocuk işçilerin ebeveynleri “para geliyor” diye mutlular… Ama dünyanın öbür ucundaki tüketici “iyi ya, böylelikle ucuza geliyor” demeyip kendi cebinden çıkan paranın artması pahasına tanımadığı ülkenin geleceği için endişe duyuyor.

🙂

Karadeniz yaylalarına hidroelektrik santral (HES) yapılmasına tüm yöre halkı karşı koyuyor mu? Eskiden eşekle bile çıkamazdık dedikleri yaylalarına HES nedeniyle yol yapılmasından mutlu olabilirler mi? Kısa vadeli çıkarlar, uzun vadeli ve sürdürülebilir yaşam kalitesinin önüne geçiyor mu?

😉

Yine Ege Cansen’in şu sorusunu soracağım.

“İki kitap yazsam… Biri “Kuyrukta öne geçmenin yolları“, diğeri “Kuyrukları ortadan kaldırmanın yolları“… Hangisi daha çok satar? Birincisi değil mi?..  Oysa çözüm ikinci kitaptadır.”

😉

İnternet kullanmakla global vatandaş olunmuyor. Dünyanın geleceğini kendi cebinden fazla önemsemeyi öğrenmek gerekiyor.

Uyanık mı, akıllı mı? Siz hangisisiniz?

Sorgulama notlarım

19 Şubat 2013 tarihli EKLEME

KÜRESELLEŞME VE ‘HAREKET’ OLARAK KÜLTÜR yazısını mutlaka okuyun.

🙂

09 Haziran 2010 Çarşamba

"Küresel" olurken…

Bir devirler şu 3 kavram benim için pek farklı değildi.Benelux.svg

  • Küresel (global)
  • Uluslararası (international)
  • Sınır ötesi (cross border)

Okullarda bu kavramların nasıl öğretildiğini Cenk Medeni friendfeed’de, Küresel olmak isimli yazımın yorumlarında yazmış.

😛

Bir dönemler, çalıştığım banka bir BeNeLux bankası tarafından satın alındı. Artık “biz de uluslararası olduk” diye konuşmaya başladık.

Sonra bu bankanın bazı uygulamalarını öğrendik.

  • Her hafta Çarşamba günleri Perakende Pazarlama toplantısı yapılıyordu Brüksel’de… Avrupa’daki bankaların Perakende Pazarlama Yöneticileri orada buluşuyordu. BeNeLux ülkeleri için önemli bir sorun değil. Fransa’daki yönetici sabah hızlı tren ile gelip, akşam dönüyor. Ama bizim için her hafta en az 1.5 gün kaybı anlamına geliyordu. Katılsanız dert, katılmasanız başka dert.

😛

  • BeNeLux’den Türkiye’ye gelecek olan kişiler için kurallar hazırlanmıştı. Ama Türkiye’den BeNeLux’deki ofislere tayin edilenler için hiçbir yöntem yoktu. “Aynı eğitimi almış birine BeNeLux’de ne ücret veriyorsanız, buradan gidenlere de o ücreti verin” diye söyledik. Prosedürleri hazırlamaları aylar sürdü. Defalarca yazıştık.  4 – 5 ay sonra çözüm buldular. Bize müjdelediler. Aynen dediğimiz gibi yapmışlardı…

Uluslararası değil, sadece sınır ötesi banka da çalıştığımızı gördük.  Bazı kavramları okulda değil yaşayarak öğrendim.

😉