"GSM" etiketli yazılar:

02 Aralık 2012 Pazar

444 UGUR

Birçok şirket 444’lü numarasını şirketinin adıyla eşleştiriyor.

Hiç sakıncası yok. Bir devirler akılda kalıcılığı da artırıyordu.  

Ne var ki, o telefon numarasının şöyle bir varsayımı var. “Şirketimizi arayacak olanların telefonların tuşları harfleri de içeriyor.” (Tıpkı yandaki resimdeki gibi)

Cep telefonları giderek bu özelliğini kaybediyor. Ev telefonları bile değişmeye başladı.

Kısa süre sonra, akıllı telefonlar arttıkça, akılda kalıcılığı hiç olmayacak.

Benden söylemesi.

Not: 444 UGUR bana ait değil. Öylesine yazdım.

😉

27 Eylül 2012 Perşembe

Akıllı Telefon Hareketi

E-posta kutusunda bir mesaj vardı:

Türkiye’nin Akıllı Telefon hareketi TurkcellMagaza.com’da

Daha bir-iki gün önce ise şu SMS mesajları vardı.

Diyorum ki, “Akıllı telefon şirketi hareketini başlatsanız daha iyi olmaz mı?

😉

 

02 Haziran 2012 Cumartesi

Ego / korku / tevazu

Malum GSM şirketiçeşitli iş süreçleriyle ilgili verileri birbiriyle ilişkilendirerek, descriptive ve predictive analizlere olanak tanıyan bir yapı oluşturmak“, “sosyal-CRM, internet’teki verilerin anlamlandırılması ve fırsata dönüştürülmesi” gibi konularda çalışma yapmak istiyormuş.

Her 2 konuda da bana e-posta mesajı gönderen genç arkadaşlar oldu. Benim CRM, S-CRM, veri anlamlandırması, analitik ile karar verme, vb. konularında yazdıklarımı izliyorlarmış. “Kendi şirketleri ile çalışıp çalışamayacağımı” sordular.

Her ikisine de neredeyse aynı yanıtı gönderdim.

 

Benimle temas ettiğiniz için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi “descriptive ve predictive analizlere olanak tanıyan bir yapının ancak yüksek kaliteli veriye dayandığı takdirde başarılı olabileceği” fikrindeyim.

Veri kalitesi, verinin anlamlandırılması ve karar amaçlı kullanılması konusunda – sektör ve/veya departman bağımsız – yardımcı olabilirim. Yukarıda alıntıladığım “yüksek kaliteli veriye” ek olarak, verilerin anlamlandırılması (hangi verinin ne gibi konularda fikir / bilgi verdiği) konusunun çok önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum. (Şu yazıda bir örnek bulabilirsiniz.)

Anlamlandırmayı iyi yapan ekiplerin, yazılım-teknoloji bağımsız olarak süper verim aldığını, aksine sadece veriye odaklananların başarısız olduğunu defalarca gördüm. Bu nedenle yazılım kısmıyla değil, yönetim ve karar verme kısmıyla ilgileniyorum.

Diğer yandan, şirketiniz ile geçmiş ilişkilerimin olumlu olmaması nedeniyle (gerekçeleri aşağıda) benimle çalışmak istemenizin şirketinizde hoş karşılanacağını sanmıyorum.

  • 341/ SMS yerine telgraf çekmiştir.
  • 686/ CEM konusunda sürekli yanlış yapmıştır
  • 2530/ genclik-bayrami-ve-gnctrkcll
  • 688/ Müşteri değil ürün odaklıdır
  • 2524/ Bir-GSM-degistirme-oykusu
  • 609/  Müsteri-anlayışı yanlıştır.
  • 3825/ Sürekli yanlış kampanyalar, çelişik mesajlar göndermektedir.
  • 3859/ Sürekli yanlış kampanyalar, çelişik mesajlar göndermektedir
  • 3870/ Sürekli yanlış kampanyalar, çelişik mesajlar göndermektedir
  • 4007/ cebimden daha fazla para almak için kötü niyetli davranmıştır.

Benim adımı duydukları zaman, patronlarınızın tüyleri diken diken olabilir. Eğer yine de birlikte çalışmayı düşünüyorsanız, nasıl bir yöntem izleyeceğimizi kısa bir sohbet ile kararlaştırabiliriz.

Görüşmek üzere,

 

Her 2 malum şirket çalışanı da bu mesajdan sonra, olumsuz yanıt bile vermedi. (İşin ilginç yanı, yukarıda yazdıklarımın bir kısmı zaten verileri ne kadar kötü ele aldıklarını anlatıyor.)

Yanlış anlaşılmasın. Malum şirket benimle çalışmak istemeyebilir. Şirketin “Uğur Özmen ile çalışılmayacak” kararı vermesinde hiçbir yanlış yok.

Benim konum tevazu‘yla ilgili… Bu 2 arkadaş, ne kadar korkutuldu ki yanıt yazıp, “sizinle çalışamayacağız” demekten bile çekindiler.

KORKU, ne EGO’ya uyuyor, ne de TEVAZU’ya… Vah yazık…

😛