"İdeal kart" etiketli yazılar:

19 Nisan 2013 Cuma

Öğrenciyken ve yöneticiyken

Bildiğiniz gibi, 35 yaşımdan sonra MBA, 40 yaşımdan sonra Doktora yaptım.

ODTÜ İşletmecilik‘teki kitaplarımı hiç atmamıştım. (Geçenlerde Anadolu’da bir okula gönderdim.) Eski kitapları gözden geçirdiğimde, şunu farkettim.

Önemli olanın değil, anladığımın altını çizmişim.

Önemli olanı okur okumaz ayırt etmeyi, akılda tutmayı zamanla öğrenmişim. Aradan geçen yıllar, yöneticilik seneleri bana önemli noktalara odaklanmayı öğretmiş. Belki de bu nedenle Taksitcard’ı çıkartırken MBA; İdeal kartı çıkartırken Doktora derslerini çok zorlanmadan verebildim.

Aynı nedenle, yoğun iş hayatı sırasında MBA veya Doktora yapanların (iş hayatında çalışmadan öğretime devam edenlere oranla) daha avantajlı olduklarını düşünüyorum.

😉

Ek Not: Bu anımı birçok defa anlattım. Sadece 4 – 5 kişi “Dur. Çok önemli bir şey söyledin.” dedi.  Hepsi de üst düzey yönetici ve/veya iş adamı idi.

😛

10 Ocak 2009 Cumartesi

Lüks, pahalı, farklı, vs.

Lüks ile pahalı’nın farkını, kendimce irdelemeye çalıştım. Biraz da bunların etrafında dönen diğer kavramları işleyelim.

Hava alanındaki “özel alanlar”. Bildiğim kadarı ile İşbank, HSBC ve Akbank-Wings kartların havaalanında “özel salonları” var.

O yıllarda Fortis’te çalışıyordum. Ayda en az bir kere yurt dışına, Belçika veya Hollanda’ya gitmem gerekiyordu. Havaalanına arabayla gitsem, park yeri pahalı; taksi ile gitsem, daha pahalı. Wings kart almaya karar vermemin nedeni, özel park hizmeti (valet service) idi. Hayatımda ilk defa “rakip bir kurumun ürünü” cebime girmiş oldu.

Bir süre, sadece park hizmetinde kullandım. Sonra yurt içi hatlarda “özel salon” açıldı. Yararlandım. Akbank’a karşı biraz suçluluk duydum ve arada bir kullanmaya başladım. Sonra, Fortis’ten ayrıldım. Yarattığım İdeal kartın iyi yönetilmediğini düşündüm. Şimdi ilk kartım Wings.

Benzeri öyküyü, HSBC kart hamillerinden de dinledim. Sık aralıklı yurt dışına çıktığı için “özel salon” kullanmak amacıyla kartı almışlar. Giderek ufak tefek kullanılmış… Sonra sürekli kullanılmaya başlanmış.

Bir seferinde Wings özel salonu mahşer yeri gibiydi. Benim için “ayrıcalık” özelliği yıprandı. “Farklılık” azaldı.

Tam da aynı günlerde bir yazı okudum. Sadece Wings kartı olanların bu salona alınmasını eleştiriyor, kart başvuru formu doldurulması için bu fırsatın kullanılmasını öneriyordu. Yani, “ver başvuru formunu da doldurayım” diyen herkesi özel salonda ağırlayacaklardı. (Nedense kulağımda, “kaç paraysa verek” ile aynı tınıları çağrıştırıyor.)

Özel salonda oturmak için form dolduran kişilerden verim elde edebilirler miydi? Onların gerçekten müşteri olup olmayacağını nereden bileceklerdi? gibi soruları hiç düşünmüyorum. Bunlar bankanın soru(n)ları…

Şu soruları soruyorum. Her isteyen o salona girince, benim için Wings’in salonu “özel” olur muydu? Daha rahat edeceğim başka bir “özel salon” aramaz mıydım?

Pazarlama ile satış arasındaki görüş farkı budur. Pazarlama demek farklılık demektir.

03 Haziran 2008 Salı

İdeal'imin ölümü…

Yapı Kredi Bankası’ndan gelen 2 Haziran 2008 tarihli bir yazı ile İdeal kartın artık yer yüzünde olmayacağı bildirildi.

Üstelik yazıda İdeal adı hiç geçmiyor, Fortis kredi kartları diye vurgulanıyordu

Nasıl bir karttı İdeal

Öncelikle ismi çok güzeldi. Axess, Wings, Bonus, World gibi dilimizde söylenmesi zor bir adı yoktu. Üstelik, yaşam evresine göre pazarlama ilkelerine uygun şekilde ideal bebek, ideal öğrenci, ideal gençlik, ideal evlilik, ideal aile, ideal emeklilik gibi bir çok ek marka yaratabilecek bir gücü vardı

İki ayrı kredi limitini barındırıyordu. Ay sonu ödemeli normal kredi kartı limitinin yanında, taksitli işlemler için ayrı bir limit içeriyordu. Bu limit, taksitli kredi limit,i gibi yönetilebilirdi. Şimdilerde bankalar “çabuk kredi”, “anında kredi”, “ekspres kredi” gibi isimlerle benzer bir yapıyı kurgulamaya çalışıyorlar. 2001’de bunu kotarmıştık. (dış ses “ben yaptım, ben yaptım” diye Okan Bayülgen’in sesiyle bağırır)

Hedef kitle seçimini doğru yapmıştık. Büyük şehirlerde büyük bankalarla kapışmamayı tercih ettik. Köşeleri çoktan beri kapılmış olan kredi kartı pazarında büyük bir iş fırsatı gördük. “Önce Anadolu’da, yerel pazarlarda büyümek, Anadolu şehirlerinin en önde gelen kartı olmak, sonra büyük şehirlerde var olmak” stratejisini benimsedik. Kendi gençliğimizdeki söylemlerle “Kırsaldan şehire, köy gerillası” diye şakalaştık. “İdeal, Anadolu’nun kartı olacak” diye karar verdik

İletişim’i Murat Ermert yönetti. Ajansımız KLAN (Levent Erden) harikalar yarattı.

Reklamlarda Orhan Gencebay ve Türkan Şoray oynadı. TV’de göründüğünün ertesi günü, şubelere kredi kartı başvurusu yapanların sayısı 3 katına çıkmıştı … Ferzan Özpetek reklam filmini çekti. “Herkesin bir ideali olmalı” dedik. Milli Takım’ın ideali Tokyo’ya gitmekti. Hidayet’in ideali NBA’de oynamaktı… “Herkesin bir ideali olmalı” sözü karikatürlere konu oldu. TV dizilerinde bu konuda şakalar araya sıkıştırıldı.

Pazar payımız her geçen ay daha da büyüdü… %3’ü geçen pazar payı ile kısa sürede büyükler arasında yerimizi aldık. (Bugün, %3’ün üzerinde sadece 6 banka var).

Ta ki bir Yönetim Kurulu üyesinin “benim alışveriş yaptığım yerlerde İdeal kart geçmiyor” dediği güne kadar. Üye işyeri anlaşmalarını yapan ekip, “bizim pazar payımız %6, sizin pazar payınız %3, sizin yüzünüzden büyüyemiyoruz” diyordu zaten. Üstelik, “Türkiye’de GSMH’nin önemli bir kısmı büyük şehirlerde üretilirken, bizim taşrada kalmamız doğru değildi” onlara göre…Ben, “işyerlerinden daha düşük komisyon oranı alındığı takdirde pazar payının artabileceğini, buna pazar payı satın almak denildiğini ve bu taktiksel yaklaşımın pazarlama stratejisinin bir parçası olamayacağını” anlatamadım. Öylesine bir baskı vardı ki, “Peki, İdeal kartın pazarlama stratejilerini de siz yönetin” demek zorunda kaldım.

Daha ayrıntılı dökümünü başka bir yazıya saklayalım. Sonuç şu: Artık İdeal kart yok

Bu noktada, hüznü bir kenara bırakıp çıkarabileceğimiz derslere bakalım.

1. Rengiyle ve söylemiyle “Türkiye’nin kartı” olan bir ürünün hedef kitle ile, ne gelir düzeyi ne de beğeni açısından ilgisi olmayan bir Yönetim Kurulu Üyesinin talebi doğrultusunda yönetilmeye kalkışıldığında başına ne gelebileceğini öğrendik.

2. Rakiplerin anlık ataklarına yanıt vermek için tasarlanan taktik konular ile kartın varolma nedenlerini oluşturan uzun vadeli stratejik pazarlama konuları birbirine karıştırıldığında sonuçlarının nereye varabileceğini öğrendik.

Temellerinde emeğim olan bir başka kart ile buluşmasına sevineyim mi, üzüleyim mi, kararsızım…