"insan kaynağı" etiketli yazılar:

10 Haziran 2009 Çarşamba

Büyümeye çalışırken

Büyü de gel çocuk… isimli yazıda, kendisi büyümeden unvanı büyüyen profesyonellerden söz etmiştim.

O yazının girişi şöyle:

  • “Yıllardır iyi giden şirketini tam büyütürken batan genç girişimciler için “insan kendi büyümeden işini büyütmemeli” derdi babam. … Gelirin tamamının kar olmadığını bilmeyen ve işletme sermayesini yönetemeyen genç girişimciler… gerek duyarsak tartışmaya açarız.”

Bugün, genç girişimcilerden söz edeceğim. Ama cümledeki kadar ayrıntılı değil.

😉

Büyürken batmamak için yapılacaklar listesini bin yerde okumuşsunuzdur. Okumadığınız onbinlerce yerde de yazılmıştır. Ama herkes bilinen hataları birbirinin peşi sıra yapmaktadır.

Ben en basit olanından başlayacağım. Her işiniz için ayrı kar-zarar hesaplayın.

Yazılım yapıyorsunuz… İnternet sitesi tasarlıyorsunuz… Birilerine internet sitesi ve blog konusunda destek veriyorsunuz. Bir de mümessillik mi aldınız. Hepsi aynı şirketin adı altında da olsa 4 ayrı iş yapıyorsunuz.

Her bir iş için, sadece adam maliyetlerini, müşteri ziyaretlerini ve gelirleri ayrı hesaplamaya bile başlasanız iyi bir adım atmış olursunuz.

Zamanla, diğer maliyetleri nasıl paylaştıracağınıza karar verirsiniz. Yeter ki her bir işiniz için ayrı kar-zarar analizi yapmaya başlayın. Ne kadar maliyet ile ne kadar verim elde ettiğinizi görün.

Hem kendinizin, hem de şirketinizin verimini artırırsınız.

😛

07 Şubat 2009 Cumartesi

Parayla herkes yapar

İş hayatımın ilk yıllarında “Para ile herkes para kazanır. Önemli olan para olmadan para kazanmak” demişlerdi. İddialı bir işletmecilik öğrencisi idim. İnanmıştım.

Zamanla şunları öğrendim. Hiç para olmadan iş yapmak profesyonellik tanımında yok.

Girişimin ilk aşamalarında daha iyi planlama yaparak, daha fazla emek koyarak, daha çok kendinden vererek çalışılır. Buna adanmışlık denir.

Lükse kaçılmaz, mevcut kaynaklar sonuna kadar kullanılır, gece gündüz denilmez. Buna özveri denir.

Daha az para ile başarılı işler yapılabilir. Buna verimlilik denir.

Ama hiç para olmadan çok para kazanmak… Ya istisnadır, ya da yasa dışı

Bir profesyonel kaynakları etkin kullanmaktan sorumludur. Kaynak (zaman, insan, üretim malzemesi, üretim yeri, ilişkiler, bilgi, para, vb.) hiç yoksa profesyonellik de olmaz.

😉

21 Kasım 2008 Cuma

Rekabet analizi

Müge Cerman‘ın friendfeed’e eklediği bir link aklıma getirdi.

Bir dönem “Pazarlama Yönetimi” dersi verdim. Bir pazarlama yöneticisinin yaşadığı süreçleri anlattım. Sınıfı 3 gruba ayırırdım. Her grup (a) ürün, (b) hizmet, (c) fikir pazarlaması yaparak tüm süreçleri işlerdi.

Ben bütçe anlatmışsam, ertesi ders kendi konularında 10’ar dakika bütçe sunumu; rekabet anlatmışsam, ertesi ders rekabet analizi…

İlk yarım saat, bir önceki ders konusunun seçtikleri örnek üzerinden sunulması ve tartışılması; sonra 1.5 saat yeni konuyu anlatmam şeklinde ders yapıyorduk.

Fikir pazarlayacak grup, “sigaraya karşı” kavramını seçmişti. Rekabet konusunu işlerken onlara sordum. “En büyük rakibiniz kimdir?” Hemen yanıtladılar “Sigara firmaları”
“Yanıldınız” dedim, “onlar var oluş nedeniniz…”

Yandaş zannettikleri “çevre koruma”, “kanserden korunma” hatta “trafik eğitimi” derneklerinin asıl rakipleri olduğunu anlattım. “Sponsor olmamı istediğiniz zaman “neden onlara değil de size para vereyim” sorusunu nasıl yanıtlayacaksınız?” diye sordum.

Aynı pazarı veya aynı kaynakları hedefleyenler rakiptir. Bu kaynaklar, bazen para, bazen arazi, bazen ham madde , bazen de insan olabilir. İşlek bir caddede ayakkabı satmak için dükkan kiralamak istediğiniz vakit, kiraların artmasına neden olduğu için bankalar bile rakibiniz oluverir.

Bir şey daha var. Bira satıyorsanız su da rakiptir, rakı da… Rakı satıyorsanız bira rakiptir, su ise tamamlayıcı üründür.

.