"kapasite" etiketli yazılar:

29 Eylül 2010 Çarşamba

Geleceğin liderleri

Pazartesi akşamı, gözleri pırıltılarla dolu 47 genç insanı izledim. Bir uğurlama töreni idi aslında… Floransa’da 10 haftalık özel bir eğitim alacaklar.

🙂

Aras Kargo’nun kurucusu Celal Arasinsan hayal ettiği kadardır” dermiş. Hayallerinden biri de “geleceğin liderlerini bulmak ve onları liderliğe hazırlamak”mış. Onun erken yaşta ölümünden sonra, eşi ve çocukları bu hayali yaşatmak için Celal Aras Vakfı’nı kurmuşlar.

Benzer bir hayalin peşinde koşan Prof. Stefano D’Anna ile yolları karşılaşmış. Prof. D’Anna’yı bazılarınız Tanrılar Okulu isimli kitabın yazarı olarak tanıyordur.

İnsanın kaderini değiştirmek için önce psikolojik yapısını ve inançlar sistemini değiştirmek şarttır. Bunun için, bir yönteme ihtiyaç duyulmaktadır… bir kaçış planına… Bunu hiç kimse tek başına başaramaz. Bunun için bir okul gerekmektedir… Bir Tanrılar Okulu...”

diyen Prof. D’Anna, onlarca aday içinden seçilen 47 genç insanı Floransa’da ağırlayacak ve eğitecek. Gençlerin eğitim masrafları Celal Aras Vakfı tarafından karşılanıyor.

🙂

Uğurlama töreninde Cemal Aras’ın kızı, Aras Holding Yönetim Kurulu Başkanı  Evrim Aras konuşma yaptı.

Evrim hanım, Cumhuriyet’in yeni kurulduğu yıllarda Atatürk’ün yurt dışına gönderdiği öğrencilere söylediği cümleleri hatırlattı:

Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alev olarak geri dönmelisiniz’’

Prof. D’Anna “İstiklal Marşı’nıza bakın çocuklara korkusuzluğu öğretin. Marşınız ‘Korkma‘ diye başlıyor.” dedi.

Gençler de söz aldıklarında, “birer alev olarak dönmeye” söz verdiler.

Gelecekte üstün başarılarına şahit olacağım bu gençleri şimdiden kutluyorum. Yolları ve şansları her zaman açık olsun.

🙂

19 Aralık 2008 Cuma

“Kulağa küpe” cümleler (4)

Dün, A. hanımın keskin nezaketi ile söylediği bir cümleyi yazmıştım. Bana e-posta gönderdi. “Yazıda tek bir konuya katılmayacağım, o da “Zekice bir cümlenin HERKESİ kendine getirdiği” zira bazen muhatablarımızın anladığı ya da kendine geldiğine emin olamıyoruz” demiş.

Doğrudur… Muhteşem bir cümleyi hatırlattı bana…

Yirmi yıl önce… Büyük insan ve tiyatronun büyük ustası Sn. Metin Akpınar ile bir akşam yemeğinde aynı masada bulunma şansım oldu. Masada Türk Sanat Müziği söyleniyor, bilenler de şarkıya katılıyorlardı.

Masadakilerden biri (benden daha genç olan tek kişi) ne makam ne güfte bilmemesine rağmen, her şarkıya askıntı oluyordu. Sn. Metin Akpınar, gece boyunca bir çok kez ince uyarılar gönderdi. Nafile…

Gecenin ileri saatinde, ustaların ikisini (Sn. Metin Akpınar’ı ve çocuğun dayısını) evlerine bırakmak üzere, arabayı ben kullanıyordum. Metin bey, çocuğun dayısına “yeğeninin söz anlama kapasitesi” hakkında birşeyler söyledi. Aradan söze girdim:

– Siz de çok sayıda mesaj gönderdiniz, efendim.”

Kulağa küpe cümle, Sn. Metin Akpınar’dan geldi: “Çok sayıda mesaj göndermek, gönderenin bahtsızlığıdır“.

.