"karar" etiketli yazılar:

11 Şubat 2016 Perşembe

Nezaket ve Cesaret

Bugün Olcayto Cengiz’in “Başımıza ne geliyorsa teşekkür etmekten geliyor” yazısını okuyunca aklıma geldi.

MBA sınıfında katılımcılardan başkalarının ödevlerini veya çalışmalarını değerlendirmelerini isterim. Önce “10 üzerinden not verin” diyordum. Pek az kişi arkadaşlarına 10 üzerinden 10 dışında not veriyor. Toplam “20 puanı aralarında dağıtın” diyorum, yine pek azı farklı not veriyor.

Onlara “performans değerlendirmede düşük not alanın gönderildiği dönemde, müdürlerin hem şikayetçi olup hem de yüksek not verdiği günleri” anlatıyorum.

pinokyo

İnsanlara hak ettiği değeri vermenin kapitalist düzenin bir parçası olmadığını, aksi durumda durağanlık ve bayağılık tarafından sömürüldüğümüzü anlatmaya çalışıyorum. Söylediği sözün veya verdiği kararın arkasında durmanın -izm ile değil, insanın kendisiyle ve adalet duygusuyla ilgili olduğunu söylüyorum.

Bürokrasinin adam kayırmasından en şikayetçi olan kişi, çoğunlukla karar verme aşamasında en “ne etliye, ne sütlüye karışan” kişidir.

😉

 

14 Şubat 2011 Pazartesi

Onayım olmadan asla

Patron “Benim onayım olmadan hiç kimse şirket dışı şahıslarla maddi alışverişte ve taahhütte bulunmayacaktır” diye talimat veriyor.

CEO (Osman A. Ataç hocam) bu talimatı hemen geri almasını patrona söylüyor. Ama patron ısrarlı… (Zaten patron olunca, sorgulamadan karar vermek adettir.)

🙂

Düzen değişiyor.

  • Postacı iadeli tahhütlü bir mektupla geliyor. Alındı imzası mı lazım. Patrona gönderiyorlar.
  • Ofise temizlik malzemesi alınacak. Onay için patrona yazıyorlar.
  • Müşteri görüşmeleri kesiliyor. Ne de olsa her müşteri konuşması akçeli konulara dayanır.

O yıllarda e-posta da yok. Herşey birkaç kopya olarak yazılıp patrona sunuluyor.  Ondan yazılı – imzalı onay gelene kadar kimse kılını kıpırdatmıyor. Bütün işler aksıyor.

Patron yine şikayetçi. “Ne oluyor bu şirkette” diye köpürüyor. Yayınladığı talimatın “ne anlama geldiğini” hatırlatıyorlar. Talimat geri alınıyor.

😉

İşte bir girişimci davranışı örneği daha… “Ankara’ya parasız gelmiştim, koskoca bir holding kurdum. En iyi ben bilirim” tarzı… Uyarıldığı zaman anlamamak, sınama – yanılma ile öğrenmek…

Bende çoook girişimci öyküsü var.

😀

05 Haziran 2009 Cuma

Tatil yeri = zor karar

RIXOS yolculuğunda Sn. Eyüp Kaplan ile yaptığım sohbetleri yazmaya söz vermiştim.

Bir Avrupalı turistin tatil kararını sonlandırıp rezervasyon yapması, ortalama 29 gün sürüyormuş.

Tatil iznini alacağı zamana karar vermesi, sonra hangi ülkeye gideceği, hangi otelde kalacağı… Internet üzerinden araştırmaya başlaması ile “tamam, buraya gideceğim” demesi arasında geçen 29 gün.

Son dakikaya bırakılmayan bir karar süreci… Gidilecek ülkenin siyasi ve ekonomik koşullarından hava durumuna kadar uzanan araştırmalar…

İstisnası elbette var. Dostların, arkadaşların tavsiyeleri… Süreyi oldukça kısaltıyormuş.

Internet’in doğası gereği, tüm dünya ülkeleri size rakip. Yüz yüze gelmeden yapılan zorlu bir mücadele söz konusu.

Bu koşullar altında, çok düşük fiyat verenler dışında, doluluk sağlayan tüm turizm sektörükutluyorum.

😀