"karar verme" etiketli yazılar:

19 Ağustos 2018 Pazar

Elektrik Dağıtımda Dijital Dönüşüm – 2

Elektrik Dağıtımda Dijital Dönüşüm dizisinin ilk yazısınıElektrik dağıtım kurumu dijitalleşmesi konusu devam edecek… Maalesef” diye bitirmiştim.

O zamandan beri aşağıdaki sorunun çözülmesini bekliyordum.

🙁

3 Temmuz Salı günü sabah saatlerinde Elektrik Dağıtım Şirketi’nden bir SMS geldi. Bu seferki elektrik kullanımı nedeniyle 3331. 50 TL istiyorlardı.

  • Kurumun adını vermiyorum. Amacım şikayet etmek değil, sorun çözmek. Kendi blogumu bir silah gibi kullanmak değil, çözüm olduğunu anlatmak eğilimindeyim. Bir mecra hep şikayet için kullanılırsa, değeri azalır zaten.

Geçmiş aylarda ödenen tutarları kontrol ettim. Kelimenin tam anlamıyla fahiş bir tutar talep ediliyordu.

Bu sefer 2 aylık bir dönem söz konusuydu. Ancak o dönemde

  • Ameliyat olduğum için ben ve eşim 1 hafta evde bulunamadık. Evde elektrik kulanımı yarıya yakın azalmalıydı. [O bir hafta sayesinde hastane deneyimi konusunda bir şeyler yazacağım.]
  • Daha sonra bir haftadan fazla süre boyunca birinci yazının konusu olan bölgedeydik. Evde sadece buzdolapları çalışıyordu.

Özetle, ilk bakışta bile böyle bir tüketim mümkün değildi.

3331,50 TL isteyen SMS geldiği sırada tatildeydik. Telefonla arayıp “Bir hata olduğunu” bildirdik. “O dönemde çok kere kısa elektrik kesintileri olduğunu, bunun sayacı bozmuş olabileceğini” de söyledik.

Gidip sayacı yeniden okumuşlar. “Sayaç okumada hata yoktur” dediler. Aynı zamanda “Eğer sayacın hatalı çalıştığını düşünüyorsanız, şahsen dilekçeyle başvurun. Ancak, eğer sayaçta hata yoksa, kontrol ve denetime ilişkin tüm masrafları ödersiniz” diye eklediler.

  • Bakın, bu cümle çok önemli. Daha sonraki birçok soru işaretimin nedeni bizzat bu cümledir.

İstanbul’a dönünce araştırdım. Geçmiş ayların tüm elektrik faturalarını bir tabloya işledim. Arada zamlar olduğu için TL değerlerini değil, faturalarda yer alan tüketim miktarlarını esas aldım.

Okuma zamanları arasında günlük farklar (kimi zaman 28 gün, kimi zaman 62 gün) olduğu için günlük kullanım ortalamalarını buldum.

Faturalardaki zaman dilimlerine göre “ortalama günlük tüketim” açısından şöyle bir tablo oluştu:

Bu tablo, ilgili fatura dönemine konu olan tarihler arasındaki GÜNLÜK ORTALAMA elektrik tüketimini, saat aralıkları bazında gösteriyor.

  • Kışın bazen elektrik sobası çalıştırıyorduk. Bazen uzun süreli misafirlerimiz oluyordu. Bunların tüketime yansıdığını izlemek, veri analisti olarak oldukça ilginç geldi. Bu sorun giderildikten sonra, elektrik tüketim verisi üzerinden anlamlandırma konusunu ele alabilirim.

Yukarıdaki tabloda yer alan tüketim tutarlarını, itiraz ettiğim dönemin günlük tüketimine böldüğümde (“normalin kaç katı tüketim görünüyor” diye baktığımda) şu tablo ortaya çıktı.

Bu ikinci tabloya göre: 2 Mayıs 2018 tarihinden itibaren 3 Temmuz 2018 tarihine kadar 62 gün boyunca ben (veya evdekilerden biri)

  • her sabah saat kurup 06.00’da kalkmış,
  • elektrik harcamasını ortalama kullanabildiğimizin 2 ½ katına (normal yaz dönemi tüketimimizin 4+ katına) çıkarmış,
  • saat 17.00’ye kadar böyle devam etmiş,
  • tam saat 17.00’de elektrik tüketimimizi kışın kullanabildiğimizin 20 katına (normal yaz dönemi tüketimimizin 40 katına) çıkarmış,
  • saat 23.00 olur olmaz bu fazla tüketimi yok etmiş veya kapatmış,
  • ertesi sabah yine saat 06.00’da kalkıp daha fazla tüketmek için hazırlık yapmış,
  • eğer tam saatinde bu işlemi yapmamışsak, gecikilen dakikalar için daha fazla tüketim yapmış,
  • hiç kimsenin evde olmadığı 8 günü telafi etmek için tüketimi 50 – 60 katına çıkarmış,

olmalıydık.

Bu ikinci tabloya baktığımızda şu soru akla gelmeli. Elektrik tüketimini bir anda 20 veya 40 katına çıkarabilir miyim acaba? O sırada sigortalar atmaz mı? Hatlar yanmaz mı?

Burada sadece olasılık üzerinde durmuyorum, biraz da AKIL arıyorum.

  • Tekrarlıyorum. Elektrik tüketimini 62 gün boyunca 40 katına çıkarıp her gün 6 saat boyunca o şekilde tutabilir miyim? Sigortalar atmaz mı?

Eğer o dönemde 2 ay değil de her zaman olduğu gibi aylık hesap kesim yapsalardı, muhtemelen gariplik daha iyi ortaya çıkacaktı.

  • Veriye dayalı karar verme konusunu işlerken mutlaka “istisna raporlaması” üzerinde dururum. İşte ders malzemesi olacak bir örnek.

😉

Bu sırada bir başka dağıtım ve altyapı kurumu için Dijital Dönüşüm Eğitimi hazırlıyordum. Denk geldi.

Sosyal mecralarda şu soruyu sordum:

Gelen yanıtlar aşağıda:

İsmail BASKIN  Altyapı planlamalarını birbirlerine entegre ederek daha az asfalt yaması yapmalarını isterim.

Can Yücel Aylik kullanimlarin oyunlastirilmasi. Komsunuzla fatura tutari karsilastirmasi, mahallenin ortalamasini gorme gibi ozellikler muazzam olurdu! Sence de oyle degil mi ?

E.Altuğ Yılmaz   Süper olur ve zaten var Cancım, Oracle Akıllı Ev Sistemlerinin App’i Opower gamify. Komşunun çocuğu yemeğini yemiş oyuncaklarını toplamış hep çalışmıştır zaten : )

Burçak Çubukçu  Evdeki cihazlardan verimsiz çalışanları ve kayıp miktar ve uzun zamanlı maliyetlerini raporlayıp, mesela “buzdolabınızı değiştirin, kombinin bakımını yaptırın” desin.

Özgür Şar‏   Bu ay kaçak elektrik kullananlar için ne kadar pay ödediğimi bir infografikle görmek isterdim.

Nuriye Ünlü  Su için anlık kayıp, kaçak, sızıntı takibi ile etkin kaynak yönetimi sayesinde elde edilen tasarrufun faturaya yansımasını

Basar  Evdeki hangi eşya ne kadar elektrik çekiyor, çok harcayan yerine ne alsan kaç yılda amorti edersin, elektriği hangi kaynaktan üretiyor (gaz, güneş, rüzgar)

Halt! 6 kere 9? Online abonelik bile kulağa çok hoş geliyor hocam.

Savaş Şakar TR’nin elinde elektrik, doğal gaz ve su hattı haritaları yok ya da yetersiz. İlk yapılması gereken bence neyimizin olup olmadığının net olarak belirlenmesi.

Safiye Yaşar Erdiger Elektrik için güneş enerjisi kullanabileceğim bir düzenek, su için atık suyu değerlendirme ile ev temizliği, içme suyu için ayrı su kullanırdım. Elimde imkan olsa.

Tolga Şansal Bahçedeki kuyuya bile su saati bağlamanın zorunlu olduğu bir sistemde çok iyimser bir bakış açısı olmuş. Keşke olsa :/ İlk yapılacak iş elektrik için yenilenebilir çözümler olurdu. Artık ucuzladı ve eve girebilir hale geldi dünyada çünkü. Ama çok büyük bir rant enerji. Büyük oyuncular ellerinden bırakmak istemez.

Ümit Erinç Servisteki aksaklıkların faturama pozitif yansımasını isterim. Örnek: voltaj dalgalanması, kesinti, düşük su basıncı, süresi ölçülüp fark pozitif yönde yansımalı.

Farklı servis seviyesi isterdim. Gündüz kesinti limiti veya gece su basıncının düşeceği farklı sözleşme ve tarife olmalı.

Küçük Ayak Günlük okuma isterdim o akşam ödemeli

İlker Utlu

  • Beyan usulü faturalandırma veya uzaktan okuma,
  • okunan şeyi gerçek zamanlı olarak görüntüleyebilme,
  • kullanıcıya uzaktan açma kapama imkanı,
  • anlık ve ortalama aşırı kullanım uyarısı,
  • uzaktan fatura itirazı,
  • birden fazla sözleşme varsa tek bir noktadan yönetim ve kontrol,
  • otomatik ve isteğe bağlı kesinti veya arıza bildirimi.

Ozan Asutay Arabalarda nasıl anlık yakıt tüketimi göstergesi varsa, evlerimizdeki elektrik su ve gaz faturasını telefonumuzdaki bir app’ten kuruş kuruş artarken izleyebilmeliyiz ve bu o kadar hassas olmalı ki musluğu açtığımda artışı görebilmeliyim.

Tasarruf çağrısına uyan kişi sayısı şu anki duruma kıyasla 5 kat falan artar herhalde.

Anıl Utkulu Çamaşır, bulaşık vb görece daha esnek ihtiyaçlar için talep azlığına bağlı anlık iskonto, vb takip edip IFTTT kurulumu yapardım.

Son iki yorum ise, tam benim derdime parmak basıyor:

Olcayto Cengiz Şu posta yapılan yorumları okuyunca iki ülke arasında daha önce hiç fark etmediğim bir farkı da görmüş oldum sayenizde.

Zeynep Karaburçak Kanada da bir evde parti yaptık. Klimalar bütün gün açıktı gece de tüm ışıklar. Ertesi gün uyarı geldi standart kullanımınıza göre şu kadar fazla ne oluyor? Evde ne var diye elektrik idaresinden.

🙁

Buraya kadar yeterince uzadı zaten. Elektrik dağıtım şirketine şikayet dilekçemi ve şubedeki deneyimi yarına bırakalım.

.

11 Şubat 2016 Perşembe

Nezaket ve Cesaret

Bugün Olcayto Cengiz’in “Başımıza ne geliyorsa teşekkür etmekten geliyor” yazısını okuyunca aklıma geldi.

MBA sınıfında katılımcılardan başkalarının ödevlerini veya çalışmalarını değerlendirmelerini isterim. Önce “10 üzerinden not verin” diyordum. Pek az kişi arkadaşlarına 10 üzerinden 10 dışında not veriyor. Toplam “20 puanı aralarında dağıtın” diyorum, yine pek azı farklı not veriyor.

Onlara “performans değerlendirmede düşük not alanın gönderildiği dönemde, müdürlerin hem şikayetçi olup hem de yüksek not verdiği günleri” anlatıyorum.

pinokyo

İnsanlara hak ettiği değeri vermenin kapitalist düzenin bir parçası olmadığını, aksi durumda durağanlık ve bayağılık tarafından sömürüldüğümüzü anlatmaya çalışıyorum. Söylediği sözün veya verdiği kararın arkasında durmanın -izm ile değil, insanın kendisiyle ve adalet duygusuyla ilgili olduğunu söylüyorum.

Bürokrasinin adam kayırmasından en şikayetçi olan kişi, çoğunlukla karar verme aşamasında en “ne etliye, ne sütlüye karışan” kişidir.

😉

 

05 Eylül 2012 Çarşamba

Olgular ve Duygular

Bir tecrübe yaşandığı zaman 2 etmen vardır.

  • Olgular, gerçekler
  • Kişisel duygular, düşünceler, yorumlar

Gerek başkasına anlatırken, gerekse karar verirken bu ikisini ayırmak gerekir. “Bana hakaret etti” değil de “Bana şunları söyledi” diye düşünmeye başlayınca, daha sağlıklı karar verilir.

😉

Genç arkadaşlarla sohbetlerimiz oluyor. Önemli kararlar gerektiren anlarda fikrimi sorarlarsa (onların yerine karar vermemek ama nasıl düşünülmesi gerektiğini anlatmak için) şunu söylüyorum:

Olguları ve duyguları ayır.
Olgular ışığında bir kez daha düşün.

 

  • Not: Çuvaldızı batırmadan önce, iğnemize bakalım. TEB ve Turkcell ile yaşadıklarım nedeniyle artık önyargılı olduğumu, birçok yazıda baştan söylüyorum. Okurları önyargı tuzağına düşürmemek ve olgularla duyguları ayırmak için.

😛