"kişisel veriler" etiketli yazılar:

31 Ocak 2017 Salı

Veri Gizliliği ve Teklif Cazibesi

Son 2 hafta içinde, gerek eğitimlerde gerekse danışmanlık yaptığım yerlerde veri gizliliği veya izinli pazarlama hakkında çok sayıda soruyu yanıtladım.

Genellikle “akademik şapkamla yanıtlarsam …” ve “bir de iş hayatındaki deneyimlerime göre yanıtlarsam …” diye iki ayrı yanıt veririm.

Bugün, “iş hayatındaki deneyimlerime uygun” bir yazı okudum. Tercümesini aşağıda ilginize sunuyorum:

rusvet-3

Yeni araştırmalara göre, dünya çapındaki tüketiciler, net bir değer aktarımı görebiliyorsa kişisel verileri paylaşmaya isteksiz değil istekliler, ancak çoğu hâlâ ikircikli.

Araştırma şirketi GfK, 17 ülkede 22.000 kişiye, “Kişisel verilerimi (sağlık, finansal, sürüş kayıtları, enerji kullanımı vb.) düşük maliyetler veya kişiselleştirilmiş hizmet gibi fayda ve ödüller karşılığında paylaşmaya hazırım” cümlesini “1 = hiç katılmıyorum” ve “7 = tamamen katılıyorum” anlamına geldiği bir ölçek kullanarak sordu.

İnternet kullanıcılarının dörtte birinden fazlası (%27) kişisel verilerini fayda karşılığı olarak paylaşmaya istekli olduklarını belirten 6 veya 7 puanlayarak kabul ettiğini; ancak  % 19’luk bir kesim (% 1 veya 2 puan vererek) verilerini paylaşmaya isteksiz olduklarını bildirdi .

Erkekler ve kadınlar eşit oranda (her biri % 27) verilerini karlı teklifler karşılığında paylaşmaya istekli davrandılar, oysa erkeklerden daha fazla kadın (% 21’e karşı % 18) kendilerini paylaşamaya isteksiz olarak sınıflandırdı.

Elbette, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, daha genç tüketiciler veri paylaşma fikrine daha açıktı. Yirmili ve otuzlu yaşlarındaki insanlar verilerini paylaşmaya (% 33 ve % 34) kesinlikle istekli olduklarını söylerken onları 15-19 yaş grubu (% 28 ile) takip etti.

Coğrafik olarak, Çin’deki kişilerin kişisel verileri paylaşmaya en hazır olduğunu, çevrimiçi nüfusun % 38’inin bunu yapmaya istekli olduğunu ve sadece % 8’inin isteksiz olduğunu buldular. Ortalama gönüllülük düzeyinin üzerinde olan diğer ülkeler Meksika (% 30), Rusya (% 29) ve İtalya (% 28) idi.

Ölçeğin diğer ucunda, verilerini paylaşmaya en yüksek seviyede karşı olan insanların olduğu beş ülke Almanya (% 40), Fransa (% 37), Brezilya (% 34), Kanada (% 31) ve Hollanda (% 30) var.

Araştırmanın yayınlanması, ilginç bir tesadüfle geçtiğimiz hafta Twitter’ın San Francisco ofisinde gerçekleşen Ulusal Siber Güvenlik İttifakı tarafından organize edilen ABD’deki Data Privacy Day (Veri Gizliliği Günü) ile çakıştı.

Cnet, katıllımcıların gelecekte işletmelerin tüketici gizliliğini nasıl ele alacağı konusunda iyimser olduklarını bildirdi.

Mozilla’nın İdari ve Hukuki İşler Sorumlusu Denelle Dixon-Thayer, gelecekte tüketicilerin tüm verilerini bir sosyal ağdan veya bir reklam ağından kaldırıp, daha hoşlarına giden bir başkasına vereceklerini öne sürdü. “Herkes bundan yine de kazanç sağlayabilir” diye ekledi.

😉

Özetleyeyim… Havuç iyi olursa verilerinin paylaşımına olumlu bakıyorlar.

🙂

05 Nisan 2016 Salı

Kişisel Veriler ve Sosyal CRM

Bildiğiniz gibi, KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU 24 Mart 2016 tarihinde TBMM tarafından kabul edildi. Artık Cumhurbaşkanı’nın onayı sonrasında Resmi Gazete’de yayınlanması bekleniyor.

Bu konuda TV’lerde yayınlar yapıldı, birbirinden değerli hukukçular yorum yaptı. Ben işin sosyal medya ve CRM boyutu konusunda sadece bir tek noktaya değineceğim.

Kişisel verilerin işlenme şartları” konulu 5’inci maddede “Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez” diye belirtilmiş. Bu çok iyi.

Yasal-dayanak

Ancak, istisnalar da aynı maddede yer alıyor. “Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür” diyerek istisnalar sıralanmış.

Bu istisnalar içinde “İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” koşulu var.

Bu cümleyi “sosyal mecralarda paylaşarak alenileştirdiğiniz veriler, rızanız olmadan işlenebilir” diye yorumladım.

Geleneksel İzinli Pazarlamanın Sonu isimli (Ağustos 2011 tarihli) yazımda bunu anlatmaya çalışmıştım.

Siz kendinize ait hemen herşeyi sosyal mecralarda yayınladıktan sonra “Eyyy Facebook. Buraya koyduğum her şey bana aittir. Kullanamazsın” diye yazıyorsunuz ya. Tıbben sakıncası yok ama, işe yaramaz.

Yasalar bile “kendiniz alenileştirdiğiniz takdirde” veriyi işleyeni suçlu bulmuyor.

Benden söylemesi.

🙂

Notlar:

  1. Konuyu hatırlatan Avukat Muhip Şeyda Işıktaç’a teşekkürler
  2. Hukukçuların yorumlarını merakla bekliyorum.

.