"KOBİ bankacılığı" etiketli yazılar:

12 Kasım 2015 Perşembe

Üstad Bankacılara

Değerli Ustadlar,

Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Gençleri sizden soğutuyorum.

Ne zaman genç bir bankacıyla karşılaşırsam, başımdan geçen teminat mektubu kapatma öyküsünü anlatıyorum.

Son cümlesi

İşbu teminat mektubu kesin ve 31.05.2013 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüzdür.

olan mektubun aslının neden bankaya geri gelmesi gerektiğini soruyorum.

Sizlerden öğrenmişler, “Mektubun aslı gerekir” diyorlar.

Bu cümleyi tekrar okutuyorum, riskin tanımlanmasını istiyorum. Yanıt veremiyorlar.

Şirket yangın geçirseydi ve evraklar yansaydı ne olurdu?” diye soruyorum. Yanıt veremiyorlar.

🙁

Bazıları size sorup geri dönüyor. Onlara mantıklı yanıt veremiyorsunuz. Sadece “Mevzuat böyle” diye geçiştiriyorsunuz. İşte o zaman sizden iyice soğuyorlar. Bana dertlerini döküyorlar. Mantıksız bir üstad (??) bankacının yanında çalışmak istemiyorlar.

Süreçleri akıllı ve müşteri odaklı yapmazsanız sadece müşterilerinizi değil, düşünen ve sorgulayan genç elemanlarınızı da kaybedersiniz. Şirketinizde sadece “Emredersiniz üstadım” diyen beyinsizler kalır.

Benden söylemesi

😉

31 Mart 2015 Salı

Kamu-Banka-KOBİ üçgeni

Birkaç sene önceydi. Bir kamu kuruluşundan aradılar. CRM projesi yapıyorlardı. Danışmanlık için teklif istediler. Önce görüştük. Sonra teklif gönderdim.

Fiyatta anlaştıktan sonra sıra sözleşme yapmaya geldi. Bana örnek olarak gönderilen sözleşme, bir yazılım firması için hazırlanmıştı. Danışmanlık ile kesinlikle ilgisizdi.

İlgili iş birimi ile konuştuk. Bizim işimizde bu sözleşmenin doğru olmadığını onlar da bunu kabul ediyordu, ancak yepyeni bir sözleşmenin Satınalma Departmanı’ndan geçeceğini sanmıyorlardı. Sözleşmedeki teminat mektubu maddesi bile tüm tutarın 1.5 katı idi. Ben ne kadar uzun süreli bir anlaşma yaparsam, o kadar yüksek teminat mektubu tutarı isteniyordu. Üstelik “süresiz” diye belirtilmişti.

Danışmanlık işinde neden teminat mektubu istendiğini sorduğumda, anlamlı ve mantıklı yanıt verebilen kimse yoktu. Birkaç cümle hep tekrarlanıyordu: “Bizde böyle“, “Bizimle çalışmak istiyorsanız, başka yolu yok.”

Proje çok kapsamlıydı. Bir kamu kuruluşunda CRM uygulamalarını hayata geçirmeyi hem zoru başarmak, hem de bir vatandaşlık görevi gibi benimsemiştim. Ego baskın çıktı. Projeden vazgeçemedim. O sırada devam eden bir başka projeyi de bıraktım. (Hata yaptığımı sonra anladım.)

Özetle,

– Bu sözleşme danışmanlığa uygun değil.
– Haklısınız.
– Değiştirelim.
– O zaman işe başlamak çok vakit alır.
– Size yazılım veya donanım satmıyorum. İş yapma biçimi öneriyorum. Beğenmezseniz yapmazsınız.
– Haklısınız.
– Öyleyse, neden teminat mektubu?
– Bizde böyle…

😉

Danışmanlık için teminat mektubu tutarının olası azami aylık ödemenin 1.5 katı kadar olması ve sözleşmenin bitiminden bir ay sonraya süreli olması konusunda anlaşmaya vardık. Nihayetinde fiyatta ve teminat mektubu tutarında anlaştık. İlgili birim konuyu Satınalma Departmanı’na aktardı.

Satınalma Departmanı ev-ofis çalışılmasını anlamadı. “Nasıl oluyor da bir şirketiniz bile yok” konusunda tıkandık.  Yıllardır bu şekilde danışmanlık yaptığımı, şahıs şirketi olarak birçok önemli müşteriyle çalıştığımı anlattım. Ama başarılı olamadım.

Sonuçta çocuklarımı da ortak yaparak bir limited şirket kurmak zorunda kaldım.

Özetle:
– Şahıs şirketi olmaz.
– Limited şirket kursam yine ben iş yapacağım. Diğer ortaklar göstermelik olacak.
– Olsun. Bizde böyle.

🙁

Şirket hesabının şahsi hesabımdan ayrı bankada olmasını tasarladım. O dönemde KOBİ Bankacılığı’na sahip çıkmaya çalışan bir bankaya gittim. Hesap açmaya çalıştım. KOBİ olarak ilk bankacılık tecrübem hayal kırıklığıyla sonuçlandı. (Öyküsü [1] ve [2] ve [3] ve [4] ve [5] ve [6] yazılarında var.)

Özetle:

– Müşteri olmak istiyorum.
– Vadeli mi, vadesiz mi?
– “Hesap açtırmak istiyorum” demedim. Müşteri olmak istiyorum.
– Vadeli mi, vadesiz mi?

ve

– Kaşe dediğiniz şeyi herkes yaptırabiliyor. Neden imza yeterli değil de “kaşe üstüne imza” gerekiyor?
– Bizde böyle

😉

Şunu öğrendim:

İster kamu kuruluşu, isterse özel banka olsun fark etmiyor. Düşünmüyorlar. Ezberlerinde ne varsa onu söylüyorlar. Gerekçesini sorduğun zaman, onların da sorgulamadığı ortaya çıkıyor.

O zaman da ibrikçi gibi, senin hayatını kolaylaştırmak yerine işi zora sokuyorlar ki “bir işe yarıyormuş gibi” görünsünler.

Kamu, özel fark etmiyor.

🙁