"koleksiyon" etiketli yazılar:

02 Mart 2024 Cumartesi

Özgeçmişte Hobi Yazılmalı mı?

Koleksiyonlarımdan parçalar

Dün Linkedin’de Evrim Funda İnkaya Horoz‘un bir iletisini okudum. “Yeni mezun bir arkadaş “Özgeçmişlerde hobiler kısmını kaldırın” diyen bir eğitmen nedeniyle hobilerin yazılmadığı bir CV sunmuş. (Öykünün aslını iletiden okursunuz)

İnsanın “hangi eğitmen ve ne konuda eğitiyor” diye sorası geliyor. Hobileri anlayınca, insanı daha iyi anlarsınız.

Hobileriniz Aynanızdır

Yaklaşık 25 sene önce, banka direktör düzeyindekilere NLP eğitimi verildi. Ben, bankanın CRM projesini ve sadakat programlarını yönetmek üzere işe alınmıştım.

  • Google’a göre NLP tanımı: (Neuro Linguistic Programming – Tr’de Sinir Dili Programlaması) . Zihni kontrol altına alma yöntemi olarak bilinen tüm problemlerin üstesinden gelebilecek bir uygulamadır. Kişisel beceri ile yeteneklerin ortaya çıkarılması ve pekiştirilmesinde kullanılan NLP, düşünülmeden ve otomatik olarak gerçekleştirilen algılama, duygu, düşünme ve davranış süreçlerini bilinçli hale getirmek için yapılan bir dizi yöntem içerir.

12 direktör ve bağlı olduğumuz üst düzey yöneticiler eğitime katıldı. Tahmin edebileceğiniz gibi 12 direktör özne idi ve üst yöneticilerimiz gözlemci olarak izlediler.

İki gün süren eğitim sırasında herkesin hobileri de konuşuldu. Benim (bugün için 56 yıldan beri sürdürdüğüm) kibrit kutusu koleksiyonum, (bugün 47 seneyi geçen) minyatür içki şişesi koleksiyonum ve diğer koleksiyonlarım da tartışma konusu oldu.

17 kere işyeri değiştiren (kendi neslimde nadir bulunan) biriyim ama 40+ yıldan beri devam eden birçok koleksiyonum var. Sabır, sebat, aidiyet, hercailik, ayran gönüllülük, vb. konuları gündeme geldi. Hobileri ve iş yaşamı davranışları konusunda en uzun süre tartışılan kişi oldum.

Eğitim adı altında sunulan, aslında “üst yöneticilerimizin bizi çok daha iyi tanıması için” yapılan seanslar bitti. İşe döndük.

Birkaç gün sonra, bağlı olduğum Yönetim Kurulu Üyesiyle bir konuyu konuşuyorduk. Koleksiyonlarım ile projelerim arasındaki bağlantıyı çoktan kurmuştu. Benim “aşırı kapsamlı, her gün daha ilerleyebilecek ama hiçbir zaman bitmeyecek, hep daha iyisi yapılabilecek projeleri sevdiğimi” söyledi. Kanıt olarak da koleksiyonlarımı örnek gösterdi. Daha önce bunu düşünmemiştim ama kesinlikle doğruydu.

Bana Zaman / Önem Çizelgesi yazısında anlattığım önerilerde bulundu.

CV Yetmez

İkinci örneği bir İK konferansında dinlemiştim. (Anlatanı hatırlamadığım için referans veremiyorum).

ABD’de en iyi liselerden mezun olup, “Ivy League” diye bilinen üniversitelere girmek isteyen öğrencileri değerlendirenler, ilginç bir durum keşfetmişler.

  • Meraklısına: “Ivy League” terimi, ABD’deki bazı özel ve prestijli üniversiteleri ifade ediyor. Brown University, Columbia University, Cornell University, Dartmouth College, Harvard University, the University of Pennsylvania, Princeton University ve Yale University olmak üzere toplam dokuz üniversiteyi içeriyor. (ChatGPT)

Liselerden istisnai yüksek derecelerle mezun olup bu prestijli üniversitelere girmek isteyenler, önce okulun “nasıl bir öğrenciyi tercih ettiği” konusunda çalışıyorlarmış. Sonra, kendilerini o maskeye sokabiliyorlarmış. Düşünsenize, Harvard veya Yale tamamen apayrı özellikler arıyorlar ama aday öğrenci her ikisi için de “tam istediğimiz aday” gibi görünüyor.

Bunu anlayınca, adayların hobileri, okulun spor takımında neleri değiştirmek istediği, küçükken hoşlandığı oyunlar, vb. gibi bambaşka soru setleri ile tanımaya çalışmışlar.

Bu yöntem çok daha iyi sonuçlar vermiş. Maskeler düşmüş, kişilik ortaya çıkmış.

Venedik karnaval maskeleri ve Kore tiyatrosu maskeleri

Burada Yapılmışı Var

İkinci örneğin benzerini ben de yaşadım. Çalıştığımız bankada kişilik testleri yapılıyordu. Kadran tabir edilen 2 aks ve 4 kutudan oluşan bir haritada nerede çıktığınıza bakarak sıfatlıyordu.

  • Google’a “personality test, quadrant” diye girerseniz, çok sayıda örnek görürsünüz.

CRM projesinde çalışan bir arkadaşımız “Ben bu gibi testlerde daima tam ortada çıkarım” dedi. Nitekim, gerçekten ortaya çok yakın bir yerde çıktı. İlk bakışta neredeyse bir denge timsali gibi görünüyordu.

Daha sonraki yıllarda, gerek ekip arkadaşlarına gerek bana gerekse daha üst unvandakilere karşı davranışlarını izlediğimde, dengeli filan değil aksine ileri derecede sorunlu olduğunu anladım.

Maskeyi o kadar takabiliyordu ki, testleri her seferinde hackleyebiliyordu.

Özetle

İş hayatında birçok maske söz konusu. Bazı kişiler, bu maskeleri yüzü olmayan adam hızıyla değiştirebiliyorlar. Oysa, hobiler veya yan uğraşlar sizin aynanızdır. Elbette, yorumlamak için biraz içgörü ve deneyim gerekiyor.

14 Eylül 2014 Pazar

Okumadan yazışmak

12 Eylül Cuma – 19.35’te şöyle bir mesaj geldi.

From: ADI SOYADI
Sent: Cuma, 12 Eylül 2014 19:35
To: ugur ozmen
Subject:
 
Merhaba bizde gibrit koleksiyonu var bunlar 1922 yılından 1986 yılına kadar olan kibritler bunlarla ilgileniyor musunuz

Anlaşılan bir yerlerden eline biriktirilmiş kibrit kutuları geçmiş. (Umarım kutuları toplayan biri vefat ettiği için olmamıştır.) Google’dan araştırmış.

koleksiyon-1(Üzerine tıklarsanız, gerçek boyutuyla görürsünüz)

İlk 15 resimden 4’ünde bana veya bu siteye yönlendirme var. Bu nedenle bana mesaj göndermiş. Kolekiyondan bahsettiğim yazıyı okumuş mu? HAYIR.

Diğer yandan, bir yazışmada Konu kısmının yazılmamasının gerekçesini de pek anlamam. Öğrencilerim için yayınladığım şu yazının herkes için gerekli olduğunu düşünüyorum.

😉

Yanıtladım.

From: Uğur Özmen
Sent: Cuma, 12 Eylül 2014 23:42
To: ADI SOYADI
Subject: RE:

İlgileniyorum.
http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/koleksiyon

Açıkcası işin nereye geleceğini biliyordum. Normal durumda Konu‘yu boş bırakmam. Oraya “Kibrit kutusu koleksiyonu” diye yazardım. Ama aynı şekilde devam ettim.

“Neden özellikle yazının bağlantısını verdin?” diye soracak olursanız, son paragrafları okumasını dilediğim için.

😛

Hemen dönüş aldım

From: ADI SOYADI
Sent: Cuma, 12 Eylül 2014 23:59
To: ugur ozmen
Subject: RE:

Toplam 93 tane var.
 

Resimlerini de göndermiş.

koleksiyon-4(Üzerine tıklarsanız, gerçek boyutuyla görürsünüz)

Benim koleksiyonumda olmayanların sayısı 15’i geçmez. Üstelik bendekiler daha iyi durumda. Bu sitenin alınlığına bakarsanız, bazılarını orada görürsünüz. Koleksiyon yazımda yine birçoğu net olarak  görünüyor.

🙂

Devam ettim.

From: Uğur Özmen
Sent: Pazar, 14 Eylül 2014 01:26
To: ADI SOYADI
Subject: RE:

Gönderebilirseniz adresim:

… cad; … Sok. … SEMT

Şimdiden teşekkür ederim.

Yanıt yine gecikmedi.

From: ADI SOYADI
Sent: Pazar, 14 Eylül 2014 02:42
To: ugur ozmen
Subject: RE:

Satın alır mısınız diye yazdım

Sabah kalkınca mesajı yanıtladım.

From: Uğur Özmen
Sent: Pazar, 14 Eylül 2014 09:07
To: ADI SOYADI
Subject: RE:

Gönderdiğim linkin son paragraflarını okumanızı öneririm.

Henüz yanıt gelmedi.

😉

Sizi zora sokmayayım. O yazının son paragraflarında şöyle yazıyor:

Bunları niye yazdım biliyor musunuz?

Elinizde eski kutular ve şişeler varsa… İnternet’ten arayıp beni bulduysanız… “Bende şundan var, fiyatı bu” diyecekseniz…

Lütfen mesaj göndermeyin.

Verirken para almıyorum… Değerini bilene emanet etmenin keyfini yaşıyorum…

Nasıl yanıtlayacağımı bilemediğim mesajlar da beni zorluyor. Sizdekiler sizde kalsın. Benim gösterdiğim özeni de gösterin.

Anlaşıldı mı?

😉

Birkaç şey daha var.

İlk yazıdan sonra koleksiyon yapanlara verdiğim veya gönderdiğim kutuların sayısı 150 civarında.

Ayrıca benim gibi düşünen (bedelsiz paylaşan) kişilerle bu sayede tanıştım. Birbirimizin koleksiyonlarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Daha 2 hafta önce Ege denizinin diğer yakasından bana gönderilen kutuların bir kısmı şunlar:

koleksiyon-5

Bu vesileyle Ferruh beye tekrar teşekkür ediyorum.

😀

 

31 Aralık 2013 Salı

Yeni Yıl Hediyeleri

Bu sene maalesef “Ne seneydi be!” diyebileceğim birçok olumsuzluğu barındırıyordu.

Diğer yandan sadece yakın dostlarımla paylaştığım bir güzellik de oldu.

Bu sene yılbaşı hediyelerinden 3 tanesi, sosyal mecralar sayesinde  geldi.

İlki minyatür içki şişesi koleksiyonumun yanında yer alan Yeni Rakı bardakları serisine katıldı.

2013-12-30 15.06.53

İkincisi kibrit kutusu koleksiyonuma Ege’nin diğer yanından yapılan katkı.

2013-12-30 12.15.57-1

Ferruh beye binlerce teşekkür ediyorum.

🙂

Üçüncüsü ise, 25 yıllık (yani sosyal mecralar öncesinden) bir arkadaşımdan geldi.

Görünce “Bu Uğur’a… demekten kendimi alamadım” diye anlattı.

yılın-Abisi

Twitter’daki @ugurabi adıma gönderme yapan bu hediyeyi de, yıllar boyunca verilen sertifikaların arasına koydum.

En az onlar kadar değerli.

😀