"kontrol listesi" etiketli yazılar:

13 Mart 2011 Pazar

Kara liste – BUL*

1989 yılı başlarında, kredi kartı işlemlerinde elektronik araçlar kullanılmıyordu. (Yine Perakende Bankacılık tarihinden bir yaprak 🙂 )

Sakıncalı kartın numarası ve son kullanım tarihi listede yer alırdı. Bir kartın kara listede olup olmadığı gözle aranıyordu. Eğer kullanılan kart listede varsa, işlem gerçekleştirilmiyordu.

Bu kara listenin adı Birleşik Uyarı Listesi‘nin baş harflerinden üretilmiş ve BUL denilmişti.

Birleşik denilmesinin nedeni, sadece bir bankanın değil, tüm Türkiye’deki bankaların – hatta bu bölgedeçok kullanılan yabancı kartların – sakıncalı listesinde yer almasıydı.


Liste A4 boyunda sayfalardan oluşuyordu. (Yukarıda bir sayfanın üst 1/4’lük kısmı görünüyor.)

Zaten okuması zor olan bu listeyi daha da büyütmemek için dünyanın başka yerlerindeki sakıncalı kartlar yer almazdı. Bölgeye yaklaşınca listeye eklenirdi. Liste 15 günde bir yayınlandığı için, risk devam ederdi.

Teksirle çoğaltıldığı için baskı kalitesi de şahane değildi. Üye işyerleri zaman zaman yanlışlıklar yapardı. Müşteri şikayetlerine konu olurdu.

Her banka kendi üye işyerlerine dağıtım yapardı. Yukarıda, Yapı Kredi Bankası’nın kendi üye işyerleri için hazırladğı liste bulunuyor.

Bir süre bu teksirler devam etti. Sonra BKM (Bankalararası Kart Merkezi) kuruldu ve BUL dağıtım işini üstlendi.

Daha sonra da bugün kullandığımız elektronik cihazlar yaygınlaştı.

🙂

“Neden yine tarih dersi” diye sorarsanız…

Çok sevdiğim bir iş arkadaşımın oğlu, 22 sene önce annesinin işe başlayıp daha sonra efsaneler yarattığı bölümde işe başlamış. 30 küsür yıllık iş hayatım boyunca gördüğüm en başarılı ürün yöneticisinin yerini başarıyla doldurmasını, hatta geçmesini diliyorum.

Haydi Barış, sıra sende.

😀

03 Ekim 2009 Cumartesi

Kontrolden vazgeçerken…

Kontrol konusuna devam…

Bu öyküyü FedEx Türkiye’nin üst yöneticilerinin birinden dinlemiştim.

😛

Michael Schumacher’in üst üste birincilikler kazandığı bir dönem. Bazı kurumlar konuşmacı olarak çağırıyor. O da anlatıyor.

michael_schumacher_thumb[1]

Resmin kaynağı


Diyor ki:

  • Ben bir kontrol hastasıyım.  Her şeyi en ince ayrıntısına kadar kontrol etmek isterim. (ne de olsa Alman 🙂 ) Yarışta biri beni geçmeye başlarsa, hangi kontrolden feragat edeceğimi düşünürüm.

😛

Tıpkı iş hayatı… Sadece profesyoneller için değil… Girişimcilerin de öğrenecekleri dersler var bu sözde…

Yanlış anlaşılmasın… Dolu dizgin gitmekten bahsetmiyor. Önce kontrol… Sonra nelerden vazgeçeceğine karar vermek…

😛

02 Ekim 2009 Cuma

Kontrol üzerine…

Bunlar kitapta yazmaz” diyenlerin çoğunluğu, hemen hiç kitap okumamış olanlardır…  “Okulda hiçbir şey öğrenmedik” diyenlerle aksi fikirde olduğumu defalarca yazdım.

ODTÜ’nün o zamanlar muhteşem bir öğretim kadrosuna sahip olmasının sayesinde…

😛

Öğrendiklerim içinde en önemlilerden biri kontrol konusunda…

Sayın hocam Kamil Kozan’ın tahtaya yazdığı şekli ile gözümün önünde…

COST OF CONTROL vs. COST OF NO CONTROL

(KONTROL MALİYETİ veya KONTOL ETMEME MALİYETİ)

İş hayatındaki bazı çok önemli kararların arkasında bu kavramın olduğuna defalarca şahit oldum. Daha fazla kontrol etmek yerine serbest bırakmanın maliyetinin düşük olduğu çoook vaka gördüm.

Unutmayın. Denetimleri sıklaştıralım, “her çalışanın başına bir de bekçi koyalım” demeden önce atılacak birçok adım olabilir. Denetimlerin maliyetini de göz ardı etmeyin.

😛

  • Kamil Kozan şu anda New York eyaletinde  Rochester şehrinde , St. John Fisher College’de öğretim üyesidir.

😛