"meslek odaları" etiketli yazılar:

03 Şubat 2015 Salı

Bürokrasi kullanımları

Bürokrasi diye eleştirdiğimiz [a] konuların çoğu amaçlara ulaşmak için geliştirilen araçların, amaç yerini almasından kaynaklanır.

😉

Örneğin:

Amaç trafiğin güvenli ve düzenli biçimde akmasını sağlamaktır. Bunu amaca ulaşmak için araçlardan biri de kurallara uymayanları cezalandırmaktır.

Kırmızı ışıkta geçilmesini, emniyet şeridinde gidilmesini, ters yola girilmesini engellemek için bir yerde gizlenip yapanı yakalamak mı trafiğin akışını güvenli ve düzenli yapar; yoksa bunların olabileceği yerde bulunup zaten kimsenin yanlış yapmamasını sağlamak mı?

Amaç trafiği düzenlemek değil de ceza kesmek olursa, ceza kesecek kişinin olmadığı yerde her türlü yanlışı yapmak mubah görülmeye başlanır.

Kırmızı ışıkta geçeni yakaladınız… Ama daha siz yakalamadan önce bir kazaya neden olursa, kendinizi haklı hisseder misiniz?

🙁

Diğer bir örnek de Bütçe çalışmalarıdır.

Bütçeler aslında planlama için bir araçtır. Olası hedeflere ulaşmak için nelerin, hangi maliyetlerle yapılacağını ve ne kadar kâr edileceğini belirlemeye yarar. Bu araç, amaca dönüşür. Senenin son 3 ayı boyunca gelecek yılın bütçesi hazırlanır. Yetersiz yöneticilerin sorumluluk üstlenmemek için yeni çıkan bir fırsatı “Bütçede yok” diye reddedebilirler. Bunu engellemek amacıyla, gereksiz zaman alan ve hayata geçirilmeyen senaryolar üretilir.

ButceÜzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.

🙂

Başka bir örnek de denetleme (teftiş)dir.

Denetlemenin amacı, işlerin önceden belirlenmiş hedeflere uygun gidip gitmediğini belirlemektir. İş yapma kuralları, aslında hedefe ulaşmayı kolaylaştırmak için saptanmıştır.

İlkokuldan beri, “müfettiş geliyor” denildiğinde ürkeriz. Müfettişin bizi değil, öğretmeni denetlediğini bilmeyiz.  Bizi sınava çektiğini düşünürüz.

İş hayatımdaki 35 yıl boyunca, kurallara uyulup uyulmadığını denetleyen, bu yönde çok saçma şekilde (örneğin “imzayı sayfanın yanlış yerine attın” diyerek) cezalandıran çok müfettiş gördüm. Ama hedeflerin gerçekleşmesiyle ve gerçekçi risklerle ilgilenenlerin sayısı sadece birkaç taneydi.

🙂

Unvanlar da bu değişimin bir parçasıdır.

Mesleğin yerini unvanlar alıverir. Mesleğini sorarsın, unvanlarını söyleyerek yanıtlarlar: Genel Müdür Yardımcısı, Başhekim, Operasyon Müdürü, Tedarik Kanalları Uzmanı, Okul Müdürü, Kürsü Başkanı, Kreatif Direktör, Evrak Memuru…” olduklarını söylerler.

😛

Bu sorunların bir kısmı bürokrasiyle ilgili görünebilir. Aslında hepsi, yetersiz insanların yanlış yerde durmasıyla ilgilidir. Bürokrasi icat edilmeden önce de imparatorluklar yıkıldı, kurumlar perişan oldu.

Bürokrasiyi tartışma konusu yaparken, “hangi bürokrasi tanımı” diye sormamın nedeni de budur.

😉

22 Nisan 2013 Pazartesi

Ne iş yaptığını bilmemek – 2

Yine Customer360 konferansında, yine Karen Purves‘in Social Branding (Sosyal Markalaşma) seansının başlarındaydı.

Herkesin kısaca çalıştığı firmayı, sektörü ve B2B mi yoksa B2C mi olduğunu söylediği aşama devam ediyordu.

Bir başka hanımefendi, “bankalardan birinin teknoloji şirketinde çalıştığını” söyledi. Karin “Hangi sektör?” diye sorunca, onu beklemeden “Bankacılık” diye atıldım. (Maalesef bana bariz görünen durumlarda kendime hakim olamıyorum.)

Belki de bir gün önceki konuşmamda IT’ciler hakkında anlattığım fıkra nedeniyle, hanımefendi alındı. Sektörünün IT olduğunu “Bin kişilik bir IT firmasıyız” diye vurgulayarak söyledi.

B2B mi yoksa B2C mi?” sorusuna “B2C” diye yanıt verdi.

Son kullanıcıya nasıl hizmet sundukları soruldu. Uygulamalar mı, oyunlar mı?.. Ürettikleri neleri bireyler kullanıyor?

IT’ci hanımefendi yanıt vermekte zorlandı. Hemen yanında oturan aynı bankadan bir delikanlı “ATM’leri onlar yönetiyor” gibi cümleler söyledi.

😛

Bu sefer aculluk yapıp araya girmedim.  “B2C diye vurguladığın zaman, IT şirketi değil BANKA demeliydin. Ya da IT’de ısrarlıysan, tek müşterin banka olduğundan B2B demeliydin” demedim.

Ah şu ücretli (profesyonel ≠ ücretli) çalışan banka ve GSM şirketi IT’cileri.. Hangi iş kolunda olduklarını bilmezler. Fıkrayı çoğunlukla haklı çıkarırlar.

😀

 

06 Şubat 2013 Çarşamba

Ücretli ≠ Profesyonel

Bu resmi Erdil Yaşaroğlu  Facebook’a koymuş.

Pittsburgh Çocuk Hastanesindeki cam siliciler.

İster o cam siliciler için söyleyin, isterseniz onları bu konuda yöneten ve yönlendirenler için…

İşini mesleği olarak yapmak,
Ücretli değil de profesyonel olabilmek,
Yaptığı işe saygı göstermek,
Kendisi dışındaki paydaşları da düşünmek…

… kaç tane sayayım. Hepsi olumlu.

🙂