"motivasyon" etiketli yazılar:

19 Aralık 2010 Pazar

İş / ödül ilişkisi

Bankada motivasyon ödülleri başlatıldı. 6 – 7 ödül vardı.

  • Müşteri odaklılık ödülü,
  • Ekip çalışması ödülü,
  • Liderlik ödülü,
  • ….

(Aklımda kalanlar bunlar. Eski iş arkadaşlarım hatırlatırsa ekleme yaparım.)

😀

İlk toplantılarda jüriye beni de almışlardı.

Direktör ve üstü düzeyine Liderlik ödülü verilmemesi gerektiğini söyledim. Görevi zaten “liderlik” olanların bu ödülü almasının, motivasyonu artırmayıp azaltacağını söyledim. Daha düşük unvanlara verilmeliydi.

Müşteri odaklılık ödülünü bizim ekibin almasını doğru bulmadığımı da belirttim. Bizim işimiz, kurum içinde müşteri odaklılığı yaymaktı.

😀

Ben jüriden çıkartıldım. Yönetici Direktör unvanında bir Bölge Müdürü’ne “Liderlik Ödülü” verildi.

😀

Meraklısına… Ödüller konusunda:

😀

28 Ekim 2010 Perşembe

Öncelik

Taksitkart’ı çıkardıktan sonraki günler. Henüz o bankadan kovulmamışım.

Başka bankadan güzel bir teklif geldi. Eve gidince eşime anlattım. Şartları söyledim. “Ne dersin, oraya geçmeli miyim?” diye sordum.

“Gözlerinde Taksitkart’ı bana ilk anlattığın zamanki pırıltıyı görebileceksem, oraya geç. Aksi koşulda değmez” dedi.

😀

20 Nisan 2010 Salı

Olumlu motivasyon

Genç arkadaşlarımızın dilinden düşmüyor: “Beni olumlu motive edin” 

Eksiklerini, yanlışlarını, tembelliklerini (gerçeği) duymak istemiyorlar. Bu koşullarda nasıl olumlu cümle kurulacağı konusunda pek fikirleri de yok. “Sen bu durumda ne söylerdin?” deyince yanıt alamıyorsunuz…

Daha da ilginç olanı… “Bana şunu yapamazsın demişlerdi, ben de yaptım” diye itiraf da ediyorlar. Yani, aslında olumsuzluktan besleniyorlar.

😛

Benim için yeni değil.  Fundamental günlerimde de benzeri durumlarla karşılaşmıştım. Hatta blogda yazdım. Patron değil de baba + ağabey + sevgili karması bir davranış istiyorlar.

İşte bu kafa yapısı Nasuh Mahruki’ye “ekibinizi nasıl motive ediyorsunuz?” diye sorar. “Hayat kurtarmaktan daha büyük motivasyon var mı?” yanıtını anlamaz ve ısrar eder. “Hani… ödül, filan…”

😛

Sadece aferin bekleyerek iş yapanlara şunu anlatmaya çalışıyorum.

Bu sadece iş hayatında değil, tüm yaşamınızda en büyük bahanedir. En büyük zehirdir. Buna inanmaya başlarsan, hiç ilerleyemezsin. Birçok büyük başarı, destekleyenler sayesinde olmadı… Hatta aksine…

Sen inanıyorsan, kimse yolundan döndüremez. Başarılı olursun. Zaten ucundan tutuyorsan… Olumlu motive etseler, sırtını sıvazlasalar, her gün alkışlasalar da boş…

Düşünsenize… Galileo da “beni olumlu motive etmiyorlar” diye düşünmüş müdür?

😛