"mükemmel" etiketli yazılar:

14 Şubat 2010 Pazar

Nasuh Mahruki ile 2 saat

Dün Buluştrend’in Şubat toplantısında…  Nasuh Mahruki‘yi dinlerken… Sevgili Fatmanur Erdoğan çok güzel not tutuyordu.  Bu satırları yazmadan önce, onun yazısını bekledim.

Önce Fatmanur’dan “Bir tırmanış asla zirvede bitmez” yazısını okumalısınız. Benim cümlelerim sadece o yazıya küçük eklemeler…

😛

Arama Kurtarma faaliyeti tecrübe ister. Bu iş kilometre meselesidir. Aklı başında, sorun çözme yeteneği olan gönüllüler ile sürdürüyoruz.  Başkaları ile birlikte takım oluşturabilen, özgüveni ve öz saygısı olabilen kişiler ile…AKUT_1(Burada gönüllü sözünü duyunca, “bugün kayıt olurum, yarın çıkarım” diye düşünmeyin. Ciddi bir eğitim işi olduğunu defalarca vurguladı. Ancak, “ofiste koordinasyona yardım etmenin de bir katkı olduğunu” belirtti.)

🙂

Kurtarma, lider bazlı bir operasyondur. Operasyon anında liderin dediği yapılır. Operasyonda yer almak için yetkin ve güvenilir olmak, fiziksel ve psikolojik olarak yetkin olmak  gerekir. Gönüllülük, aile görgüsü, insan sevgisi, vatan sevgisi…  gerekir.

🙂

Yapılması gereken işi en iyi yapabilecek olan bensem, o işi üstlenirim.

🙂

Bu işi ödül için yapmıyoruz. Bir insanın hayatını kurtarmaktan daha büyük ödül var mı? Ekibi misyonun kendisi motive ediyor.  Amaç, insanı motive eder. Ekip kendisine sürekli yeni hedefler koyar. ( Bu cümle, Mezuniyet hediyesi isimli yazımı anımsattı.)

🙂

(1) Kendisi ve olup biten hakkında farkındalık… (2) Çevresindekilere saygı, birlikte neler yapılabileceğini düşünmek…

🙂

İlk baştaki karar önemli. Annen baban istedi diye değil, sen karar verdiğin için yapmalısın. Kendi hayatının başrol oyuncususun. Başkasının hayatını ve hayallerini değil, kendi hayatını yaşarsın.

🙂

“En” kavramı tehlikeli bir kavramdır. Üstelik her zaman geçilebilir. En çok yük kaldıran kişi olabilirsin. 300 kilonun altına girersin. Bir süre sonra başkası 350 kilo kaldırabilir.  Ama “ilk” hiçbir zaman geçilemez. Hep “ilk” olarak kalırsın.

😛

Notlar:

  • Mükemmel’e yolculuk konusunda çalışma yapacak varsa, Nasuh Mahruki ile mutlaka zaman geçirmeli… Birşeyler öğrenmeye çalışmalı.
  • Bu fırsatı yarattığı için Ömer Ekinci’ye, bize zaman ayırdığı için Nasuh Mahruki’ye müteşekkirim.

😛

03 Haziran 2009 Çarşamba

CRM için veri ambarı

Her şirketin işletim sistemlerinde milyarlarca data vardır.

Bu işletim sistemleri, şirketin ana faaliyetini düzgün yürütmesi için gerekli olan verileri de barındırır.

  • Bir süpermarkette hangi üründen ne kadar satın alındı; mağazalara ne kadar sevkiyat yapıldı, ne kadarı hangi mağazadan satıldı, giriş fiyatı, çıkış fiyatı, vb… gibi başlıklar, işletim sistemlerine bağlı veri ambarlarının konularıdır.
  • Bir GSM şirketinde de milyonlarca müşterinin yıllardır yaptığı tüm görüşmelerin zamanı ve tutarı yer alıyor. Bu görüşmeler, hangi numaralar ile yapıldı, hangi baz istasyondan arandı, hangi ülkelerden arandı, hangi ülkelerde bulunan diğer aboneleri aradı, müşteriler ne kadar ödedi, kimler kimlere kaç tane SMS gönderdi, SMS’lerde ne yazıyordu; kampuscell, Shubuo ve gnctrcll üyelikleri, vb… Bir araya getirildiğinde, milyarlarca veri demeti oluşturuyor.
  • Bir bankada, tüm işlemler kayda alınır. ATM’den hesap tutarına bakıp para çekmemesi bile, saniyesine kadar zaman bilgisi ile birlikte saklanıyor. Tüm finansal işlemler, kredi kartı ile yapılan alışverişler, vb… Yine milyarlara varan veri hem işleniyor, hem de saklanıyor.

😮

CRM için kullandığımız verileri çoğunlukla işletim sistemlerinden aynen ve anında çekmeyiz. Yapmak istersek sistemler yavaşlayabilir. Şirketin ana faaliyetinde bir aksama olabilir.

Üstelik bu sistemler, şirketin ana faaliyetini kolaylaştıracak şekilde yapılanmıştır.  Yani bana ait 3 telefon, ayrı numaralar şeklinde işlem görmektedir. Bana ait hesaplar, ayrı hesap numaraları şeklinde yürümektedir. Müşteri bazında bir araya gelmemişlerdir.

Bu nedenle CRM çalışmaları için ayrı bir veri tabanı oluştururuz. Yeni veri tabanında tüm yukarıdaki (milyarlarca) veriler bulunmaz. En azından, ilk aşamalarda…

Daha önce yazdım: Büyük düşünüp küçük başlamak gerek. Bu arada mükemmele ulaşmak isterken gecikmemek de önemli.

Bu nedenle CRM için kullanacağımız veri ambarını oluştururken bir amaç doğrultusunda verileri alırız.

Ek bilgi: Çoğunlukla Pazarlama Veri Ambarı (PVA) diye kullandığımız bu yapının kuramdaki adı Müşteri Merkezli Veri Ambarı’dır (customer centric data warehouse)

😮

Ödev sorusu şöyle: Hangi verilerin PVA’ya alınması gerektiğini belirleyen seçim kriterleri neler olmalıdır.

Dikkat edilirse hangi veriler alınmalı değil, seçim kriterleri ne olmalıdır diye soruyorum.

“Şirketin hedefleri doğrultusunda olmak koşuluyla, bilgiye, pazar payına, verimliliğe, müşteri memnuniyetine, müşterinin yaşam boyu değerine katkıda bulunacak veriler” şeklinde yanıtlanması gerekiyor.

Bu verilerin nasıl seçildiğine ilişkin süreci, daha sonra yazacağım.

🙂

04 Mayıs 2009 Pazartesi

Zaman / Önem çizelgesi

Bir çok yönetici, sizi acil konulara yönlendirir.  Bunun istisnasını da gördüm.

Sn. İsmail Yalçınkaya’ya bağlı çalışıyordum. Bankanın bazı projelerinden sorumluydum. Aralarında sadakat kartları ve CRM projesi de vardı.

Ufak çaplı projelere koşturuyorum. Hemen her işi kendimce mükemmel yapmaya çalışıyorum.

Beni çağırdı. Bir kağıda şu şekli çizdi. Anlatmaya başladı:
onemli_projeler

  • “İşleri bu şekil içine yerleştirirsek, yazışmalar, telefonlar, hemen yanıtlanacak konular acil olan ama pek de önemli olmayan kısma girer… Oysa hem insanları, hem de şirketleri acil olmayan ama önemli konular ilerletir. Onlara mutlaka zaman ayırmalısın.”

30 yıllık iş hayatımda, acele değil de uzun vadeli ama önemli konulara odaklanmayı öneren çok az patronum oldu.

Oysa gerçekten… İnsanları da şirketleri de bu konular ilerletir.

🙂