"mükemmel" etiketli yazılar:

03 Haziran 2009 Çarşamba

CRM için veri ambarı

Her şirketin işletim sistemlerinde milyarlarca data vardır.

Bu işletim sistemleri, şirketin ana faaliyetini düzgün yürütmesi için gerekli olan verileri de barındırır.

  • Bir süpermarkette hangi üründen ne kadar satın alındı; mağazalara ne kadar sevkiyat yapıldı, ne kadarı hangi mağazadan satıldı, giriş fiyatı, çıkış fiyatı, vb… gibi başlıklar, işletim sistemlerine bağlı veri ambarlarının konularıdır.
  • Bir GSM şirketinde de milyonlarca müşterinin yıllardır yaptığı tüm görüşmelerin zamanı ve tutarı yer alıyor. Bu görüşmeler, hangi numaralar ile yapıldı, hangi baz istasyondan arandı, hangi ülkelerden arandı, hangi ülkelerde bulunan diğer aboneleri aradı, müşteriler ne kadar ödedi, kimler kimlere kaç tane SMS gönderdi, SMS’lerde ne yazıyordu; kampuscell, Shubuo ve gnctrcll üyelikleri, vb… Bir araya getirildiğinde, milyarlarca veri demeti oluşturuyor.
  • Bir bankada, tüm işlemler kayda alınır. ATM’den hesap tutarına bakıp para çekmemesi bile, saniyesine kadar zaman bilgisi ile birlikte saklanıyor. Tüm finansal işlemler, kredi kartı ile yapılan alışverişler, vb… Yine milyarlara varan veri hem işleniyor, hem de saklanıyor.

😮

CRM için kullandığımız verileri çoğunlukla işletim sistemlerinden aynen ve anında çekmeyiz. Yapmak istersek sistemler yavaşlayabilir. Şirketin ana faaliyetinde bir aksama olabilir.

Üstelik bu sistemler, şirketin ana faaliyetini kolaylaştıracak şekilde yapılanmıştır.  Yani bana ait 3 telefon, ayrı numaralar şeklinde işlem görmektedir. Bana ait hesaplar, ayrı hesap numaraları şeklinde yürümektedir. Müşteri bazında bir araya gelmemişlerdir.

Bu nedenle CRM çalışmaları için ayrı bir veri tabanı oluştururuz. Yeni veri tabanında tüm yukarıdaki (milyarlarca) veriler bulunmaz. En azından, ilk aşamalarda…

Daha önce yazdım: Büyük düşünüp küçük başlamak gerek. Bu arada mükemmele ulaşmak isterken gecikmemek de önemli.

Bu nedenle CRM için kullanacağımız veri ambarını oluştururken bir amaç doğrultusunda verileri alırız.

Ek bilgi: Çoğunlukla Pazarlama Veri Ambarı (PVA) diye kullandığımız bu yapının kuramdaki adı Müşteri Merkezli Veri Ambarı’dır (customer centric data warehouse)

😮

Ödev sorusu şöyle: Hangi verilerin PVA’ya alınması gerektiğini belirleyen seçim kriterleri neler olmalıdır.

Dikkat edilirse hangi veriler alınmalı değil, seçim kriterleri ne olmalıdır diye soruyorum.

“Şirketin hedefleri doğrultusunda olmak koşuluyla, bilgiye, pazar payına, verimliliğe, müşteri memnuniyetine, müşterinin yaşam boyu değerine katkıda bulunacak veriler” şeklinde yanıtlanması gerekiyor.

Bu verilerin nasıl seçildiğine ilişkin süreci, daha sonra yazacağım.

🙂

04 Mayıs 2009 Pazartesi

Zaman / Önem çizelgesi

Bir çok yönetici, sizi acil konulara yönlendirir.  Bunun istisnasını da gördüm.

Sn. İsmail Yalçınkaya’ya bağlı çalışıyordum. Bankanın bazı projelerinden sorumluydum. Aralarında sadakat kartları ve CRM projesi de vardı.

Ufak çaplı projelere koşturuyorum. Hemen her işi kendimce mükemmel yapmaya çalışıyorum.

Beni çağırdı. Bir kağıda şu şekli çizdi. Anlatmaya başladı:
onemli_projeler

  • “İşleri bu şekil içine yerleştirirsek, yazışmalar, telefonlar, hemen yanıtlanacak konular acil olan ama pek de önemli olmayan kısma girer… Oysa hem insanları, hem de şirketleri acil olmayan ama önemli konular ilerletir. Onlara mutlaka zaman ayırmalısın.”

30 yıllık iş hayatımda, acele değil de uzun vadeli ama önemli konulara odaklanmayı öneren çok az patronum oldu.

Oysa gerçekten… İnsanları da şirketleri de bu konular ilerletir.

🙂

01 Mayıs 2009 Cuma

Mükemmel iyinin düşmanıdır

Bir çok genç arkadaşla tanışıyorum Likemind ve e-Tohum toplantılarında. Bazıları ile ayrıntılı konuşuyoruz. Fikirlerini hayata geçirmeye çaba sarf edenlere katkıda bulunmaya çalıştığım oluyor.

Bir kısmı, “şimdi…  yarın…  az kaldı…” diyerek gecikiyor. Daha önce “kimsenin yapamadığı mükemmellikte” bir şeyler sunmaya çalışıyorlar.

İş hayatımın ilk yıllarında, benzer şekilde düşünür ve davranırdım.  Mükemmel bir şeyler teslim etmek için didinirdim. Tecrübeli birkaç iş adamı bana şunu anlatmıştı.

  • “Bazı projeleri mükemmel duruma getirmek çok uzun sürer. 20/80 kuralı burada da geçerlidir. Bir projenin % 75 – 80’i, zamanın % 20 – 30’unu alır. Fikir iyi ise, o aşamada bile müşteri için bir yarar sağlar. Şirkete de para kazandırmaya başlar. Piyasaya arz edecek konuma geldiğinde ortalığa çıkmak gerekir. Kalan kısmını sonra düzeltmek daha iyi olur.”

mukemmel_2

Bu yaklaşım sadece CRM projelerinde değil, internet girişimlerinde de geçerlidir.

Siz arz-ı endam edince yanlışları göstermek isteyen çok fazla kişi olacaktır. “Renkler cafcaflı olmuş, tema düzgün değil, aradığımı hemen bulamadım, şu siteye benziyor, şunu eklesen daha iyi olur, bunu çıkarmak lazım…”

Bunları ön yargısızca dikkate alıp, gerçekten anlamlı olanları sonra uygulayabilirsiniz. Bu sayede, mükemmele ulaşmayı hızlandırabilirsiniz bile…

Araba yedek parçası veya uçak ekipmanı yapmıyorsanız, işiniz (insan yaşamı ile doğrudan veya dolaylı ilgili olmayıp) mutlaka 6 hatta 8 – 10 sigma oranında özen göstermenizi gerektirmiyorsa, bir an önce sahaya çıkın.

Fikrinizi gerçek hayatta sınayın.

😀