"müşteri deneyimi" etiketli yazılar:

06 Temmuz 2020 Pazartesi

Konaklamada Performans Ölçütleri

Bugünler, konaklama sektörünün en parlak dönemleri değil. Bazı tesisler bu mevsimde açılmayacak. Bu yazı için en uygun zaman değil, biliyorum. Geçenlerde bir konaklama tesisinin “her temas noktasında NPS ölçülüyor” söylemini okuyunca yazmak istedim.

Belli bir süreyi misafiriniz olarak geçiriyor. Bu süre içinde geri bildirim yapacağı fırsatların sayısını arttırırsanız, olumlu veya olumsuz giden her noktadan anında haberdar olursunuz.

Misafirlerinizle

  • karşılama sırasında,
  • bankoda,
  • odada,
  • koridorlarda,
  • asansörlerde,
  • lokanta ve kafelerde,
  • plajda,
  • havuzlarda,
  • SPA alanlarında,
  • oyun parklarında,
  • spor alanlarında,
  • animasyon ve eğlence sırasında,
  • beklenmedik süreçlerde (kaza, doktor, vb.)
  • uğurlama sırasında

defalarca temas etme ve geri bildirim toplama fırsatı var. Bunun yerine NPS diye tutturduysanız, işin kolayına kaçıyorsunuz demektir.

Konaklama sektöründe genel performans için de o kadar çok ölçüt var ki… Nedir bu ölçütler:

  • Doluluk oranı (Rakiplerle ve geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslama)
    • Oda doluluk oranı
    • Yatak doluluk oranı
  • Oda başına gelir.
  • Dolu oda başına gelir.
  • Misafir başına gelir.
  • Ortalama oda fiyatı.
  • Ortalama kalınan gün sayısı.
  • Rezervasyon oranı.
  • Rezervasyon iptal oranı
  • Oda başına hizmet (ortalığın toplanması, yatağın düzeltilmesi, temizlik, vb.) maliyeti.
  • Odaya hizmet süresi.
  • Oda dışı (SPA, alakart restoran, bar, vb.) gelirleri.
  • Tur operatörü / acente üzerinden gelenlerin oranı.
  • Tur operatörü / acente komisyonlarının gelire oranı.
  • … mutlaka aklıma gelmeyen daha birçok ölçüt vardır.

Bu ikinci liste, müşteri deneyimini doğrudan ölçmeyen kriterler. Personaları [1] , [2] daha iyi anlamak için, çocuksuz aileler, tek çocuklu olanlar, iki arkadaş gelenler, vb… misafirlerin kullandıkları alanlar ve hizmetler izlenmeli ve veriler içgörüye dönüştürülmeli.

Bu arada söylemeyi unutmayayım. Ölçütleri iyi kullanmak için, alt-yapınız da iyi olmalı. Antalya’da bir oteller zinciri yöneticisiyle sohbet ediyordum. Tekrarlayan müşteri oranının %60-70’lerde olduğunu söylediler. “Siz CRM’i yalayıp yutmuşsunuz. Size öğretecek bir şey kalmamış” dedim.

Tekrar gelen müşteriyi %20 arttırırsak kârlılık ne kadar artar?” diye analiz yapmak için bazı maliyet unsurlarını sorguluyordum. Rakamlardan hoşlanmayan Pazarlama Müdürü “Yok yeni müşteri edinme maliyeti, yok iletişim maliyeti… Bu gibi konularla uğraşmayalım. Bizi tercih etmelerini nasıl sağlarız, siz onu söyleyin” dedi.

Sonra yine o oteller zincirindeki birinden öğrendim ki,  boş oda olunca bazı müşterileri daha değerli odaya aktarıyorlar [Konaklama sektöründe “upgrade” deniyor.] Kullandıkları sistem alt-yapısı bu aktarmaları “tekrar gelen müşteri” olarak kaydediyor. Böylece rakamlar yüksek çıkyor. Meğerse kendilerini ve beni kandırıyorlarmış.

Bence konaklama sektöründe NPS de, kendini kandırmanın bir başka türüdür.

Resim: Rixos Sungate – Kemer

.

05 Temmuz 2020 Pazar

Çerez Takibinin Abartılması

Değerli arkadaşım Burak Şendoğdu‘nun gönderdiği mesajı (kendisinin izniyle) paylaşıyorum.

Bugün yaklaşık yarım saat çalışma koltuğu baktım Adore sitesinden. Sonra twitter’da Cem Say hocanın twiti üzerinde Cumhuriyet’in sitesine geçtim.

Sonuç ortada

Haber sitesi mi yoksa Adore’nin sitesine mi girdim bilemedim. İşin yine üzücü noktası alım da yaptım aslında. Cookie takibi müşteriyi satın alma hunisine sokmak için önemli ama tadı kaçmamış mı?

🙁

Müşteri deneyimi açısından düşündüğümde… Satın alma olmasa bile, başka bir siteye geçtiğimde, az önce bıraktığım çevrim işi alışveriş sitesinin / ürünün reklamını görmekten memnun olur muyum? Elbette HAYIR.Araya zaman girmemesi, olumsuz izlenimin artmasına yarar.

Bu rahatsız edici durumu “çerez ile takibin, taciz düzeyine gelmesi” diye yorumladım.Kurumların, her dijital pazarlama eğitiminde yer alan “çevrim içi trafiği özendirme” kavramını yanlış yorumladıklarını düşünüyorum.

Haber sitesinin reklam alnının, haber alanından büyük olması konusunu da es geçmeyelim. Bunun da olumsuz deneyim yaşattığı ve çevrimiçi gazeteden soğuttuğu bir gerçek. Acaba, “asıl amacını unutmuş” mu desem, “yeni çevrim içi gelir modellerine uyum sağlayamamış” mı desem bilemedim. Sanki ikisi iç içe.

😉

Meraklısına: Burak Şendoğdu’nun mesajı aklıma veri ve deneyim dengesini getirdi. Veri toplamaya çalışırken [1]  [2] de olumsuz müşteri deneyimi yaşatılıyor.

Araçlar amaç olunca…

.

12 Haziran 2020 Cuma

Kriz Döneminde “Sakın ha!” – 2

Dün yayımlanan Kriz Döneminde “Sakın ha!” yazısına Linkedin’de yorum yapan genç arkadaşım (eski öğrencim) Ulaş Vardar, müşteri deneyimine bağlı sadakatı anlatan bir atasözünü hatırlatmış.

Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz

Sadakat çalışmaları ve müşteri deneyimi için çok uygun bir cümle. Bundan sonra derslerimde kullanacağım. Sizin aklınıza CRM konusunda böyle “cuk oturan” atasözü gelince bana yazın. Adınızla yayınlayayım.

CRM konusuyla yıllardır ilgilendiğimi bilen sosyal medya çevrem, yaşadıkları CRM saçmalıklarını haber verir. Onlardan birine ait tweet’ler şöyle (Sırayı ben değiştirdim. İsterseniz asıllarına twitter’dan alaşabilirsiniz. )

Yılların saygın markası, kriz döneminde müşterilerinden biraz parasal destek almış gibi görünüyor. Anladığım kadarıyla IBAN no göndermemiş, sorunu kendi gayretleriyle ve müşterilerin parasıyla (kredi / para maliyeti ödemeden) çözmeye karar vermiş.

  • O markanın itibarı var ya!.. Artık “itibar derken?..” diye sorabiliriz.

Sayın Ahmet Polat “markanın instagram sayfalarında yüzlerce şikayet eden” olduğunu söylüyor. O yüzlerce kişi bu dönemi atlatacaklar ama “ayazı unutmayacaklar”.

Yapılmasaydı, keşke…

🙁