"müşteri deneyimi" etiketli yazılar:

26 Ocak 2019 Cumartesi

Hoşçakal veya Şeytan Görsün

Geçen hafta bir toplantıda, müşteri deneyiminin son aşamasını, “müşterinin markayla çalışmaya son verdiği zamanı” tartıştık.  Bu aşama “yine görüşmek üzere” ile “yüzünüzü şeytan görsün” arasında geniş bir yelpaze içinde ele alınabilir.

Bizzat marka isimleri belirtilerek kanallı TV (Digiturk, Teledünya, vb…) konusunda olumsuz anılar anlatıldı. Ben de ev alarm sistemi şirketi Pronet ile olumsuz deneyim yaşamıştım. Akbank-Wings deneyiminin bir kısmını yazdım. Devamını da paylaşacağım.

🙁

Eve geldiğimde benzer bir vaka ile karşılaştım.

Yıllardır içme suyumuzu Erikli’den alıyoruz. 10 yılı aşkın süredir telefonla veya (son 2 yıldan beri, bazen) BİSU uygulaması üzerinden talepte bulunuyoruz.

  • Burası önemli 😉 . Ürünün (burada Erikli suyu) değil, deneyimin veya platformun (burada BISU) müşterisi olunduğuna dair güzel bir örnek.
  • Yazın Ayvalık’ta, su dağıtımı yapan yöresel girişimciler olduğunu fark ettim. Elektrik direklerinde “İçme suyu için ### ## ##” diye telefon numarası yazılı levhalar asılıydı. Yöre insanı, su markalarını değil bu dağıtıcıları tercih ediyordu.

Evde telefonla aradığımızda da adresi vermiyoruz, onlar numaradan tanıyıp suyu gönderiyorlar.  Tüketimimiz çok olduğu için evde genelde 3 büyük damacana duruyor. Her seferinde en az 2 tanesini yeniliyoruz.

  • Burası da önemli 😛 . Su dağıtıcıların asıl masrafı, içindeki su değil eve teslim maliyetidir. Tıpkı pizza dağıtımı gibi… (Bakınız aşağıdaki resimler.) Suyun bedeli 1 liraysa, eve teslim maliyeti 4 – 5 liradır. Tek seferde 2 damacana su istediğimizde, en az 3 – 4 lira maliyet avantajı sağlıyoruz.  Cironun yanında basitçe kar analizi yapsalar, bunu görebilirlerdi.

  • Erikli’nin 444’lü hattını aramak yerine BISU uygulamasını tercih etmemizin nedeni, her seferinde “KVK gereğince… size SMS göndermek… izin verir misiniz?” diye uzun uzadıya teyp dinlememiz. Elbette her seferinde HAYIR diyoruz. İlk bir-iki defadan sonra aynı teybi dinletmekten vaz geçmeyi düşünmüyorlar. Biz de onların müşterisi olmaktan vazgeçiyoruz. Su dağıtıcısının müşterisi oluyoruz. Müşteri deneyimi

Erikli’yi bırakmaya karar verdik. Evdeki üç damacananın depozitosunu sorduk. Aslında damacana başına 24 TL imiş ama kayıtlı olmadığımız için sadece 8 TL ödeyeceklermiş.

  • BISU ayrı bir girişim. Erikli’nin takip edememesini anlıyorum. İyi de 444’lü numaradan aradığımızda adresi sormadan gelmelerine ne demeliyiz.

İlginç tarafı, yeni kullanıma başlayacağımız Buzdağı, o damacanaları 12 TL’den saymayı kabul etti.

😉

Bir marka ile ilişki çeşitli nedenlerle bitebilir. Burası yaşam boyu değer kavramının konusu. Bu yazının konusu ise, ilişkinin bitmesi aşamasında nasıl bir deneyim sunduğunuzla ilgili.

İlişkinin bitmesi anında nasıl hatırlanmak istediğiniz çok önemli. “Hoşçakal… Belki yine görüşürüz” denilmesini mi tercih edersiniz, “Yüzünü şeytan görsün. Bir daha asla…” diye hatırlanmayı mı?

  • Kutuyu bayie götürdüm. Orada, adamın masasına koyup fotoğrafını çektim” diyen kişiyi geri kazanmanız kolay olur mu?

Aboneliğe dayalı iş modellerini uygulayanların çoğu, “bir kez girersen kesinlikle çıkamazsın” tarzında davrandığından, yukarıdaki seçeneklerden ikincisi “şeytan görsün” ile hatırlanmayı tercih ediyor.

Oysa web’de doğmuş ve büyümüş Spotify, Facebook gibi uygulamaları kapatmaya kalktığınızda, “Tercihlerinizi kaydettik. İstediğinizi zaman geri gelebilirsiniz. Bıraktığınız yerden başlarız“, “İsterseniz tercihlerinizi silebiliriz, ama yapmasanız daha iyi” gibi cümlelerle “İstediğim an geri dönebilirim” duygusunu uyandırıyor. Sizi rahatlatıyor ve seçeneksiz bırakmıyor.

  • Bu yaklaşımın bir avantajı da şu: Yeni gittiğiniz yerin daha kaliteli hizmet sunması zorunlu. Aksi koşulda, hemen eski sevgiliye koşabilirsiniz. Onun naz yapmadan kabul etmeye hazır olduğunu biliyorsunuz.

🙂

Bu aşamada 3 noktayı vurgulamak istiyorum.

1 – İyi bir uğurlama yaklaşımı, müşteri geri kazanımı maliyetini çok azaltır.

2 – Aynı yaklaşım işyerleri – çalışanlar arasındaki ilişkide de geçerlidir. “Bizim mezunumuz” denilmesi her iki tarafın da yararınadır.

3 – Deneyim Transferi (veya Beklenti Ekonomisi) dediğimiz bir kavram var. Nasıl ki çalışanlar, Linkedin’in yaklaşımını kendi İK bölümlerinden bekliyorsa, abonelikten ayrılırken yaşadığımız en iyi deneyimi de (sektörlerden bağımsız olarak) her kurumdan beklemeye hakkımız olduğunu düşünüyorum..

.

 

29 Aralık 2018 Cumartesi

2019’da Wings? HAYIR

15 yıla yakın zamandır Akbank‘ın Wings kartını kullanıyorum.

  • Bir ara en avantajlı kredi kartı idi. Bu nedenle kullanmaya başlamıştım. Önce Lounge hizmeti bitti. Ardından puanlar kuşa döndü. Ama alışkanlıktan ötürü kullanmaya devam ettim.
  • Eski bankacı olarak, yıllık kart ücreti ödemeye de itiraz etmedim.

Biriken puanlarımı nasıl kullanabilirim diye araştırmaya çalıştım. Akbank, Vista Turizm‘e bağlı “Gez Kanatlan” adı altında bir web sitesine yönlendiriyor.

Ailecek 1 – 2 gecelik “İstanbul’dan kaçış” diye adlandırılabilecek  İstanbul’a yakın, arabayla gidebileceğim (Abant, Bursa gibi) yerlerdeki otellere baktım.

  • Sitenin mimarisi çok kötü. Örneğin Bursa Bölgesi otelleri diye girince MariGold Otel yok, Bursa ve civarı deyince MariGold Otel var.

Her neyse… Oteli buldum. Ücreti gördüm. Ama ücretin kaç puan ettiğine dair bir açıklama göremedim. Puan eşdeğerini, adım adım ilerleyip fatura bilgilerine gelince göreceğimi varsaydım. Fatura bilgilerine gelmeden önce diğer aile fertlerinin bilgisini istedi.

Puanlarımın karşılayıp, karşılamayacağını, yani gidip gitmeyeceğimi bilmeden neden bu bilgileri gireyim ki” diye düşündüm. Oysa Gez Kanatlan (Vista Turizm) web sitesinde şöyle diyordu:

Bizden, faturalama öncesinde (ne amaçla olduğunu anlamadığım) bilgileri toplamaya niyetli. Oysa puanım yetmezse gitmeyeceğiz. Bu nedenle satın alma aşamasına gelemiyoruz.

Sundukları seçenek, otel ücretine bakacağım. Sitenin başka sayfasından puan değerini öğreneceğim, sonra geri gelip işlem yapacağım.

  • Azıcık müşteri deneyimi (veya kullanıcı deneyimi) bilen birileri olsa, bu kadar gereksiz işlemi yaparak müşteri kaçırmaya çalışmazdı.

🙁

Sonra uçak bileti için deneme yaptım. “Bir günlüğüne Antalya’ya gideriz, kendi otelimizi seçer orada zaman geçiririz” dedim.

İşlem başına 20 TL, toplamda 2 yetişkin için gidiş-dönüş 80 TL biletleme ücreti istedi.

Düşünsenize, kartını kullandığınız banka üzerinden sizden fazladan ücret alıyor. Hiçbir web sitesinden uçak bileti satın alırken ücret ödemiyorsunuz, Gez Kanatlan (Vista Turizm) 80 TL alıyor.

Şikayetimi hem Twitter’a

hem de Gez Kanatlan (Vista Turizm)’in web sitesine bildirdim.

Seçmek istediğim uçak + otel yolculuğunun Wings puanımı aşıp aşmadığını öğrenmeden önce, diğer yolcunun bilgilerini istemesi anlamsız. Önce fiyat bilgileri ve bunun wings puanı ile ödenip ödenmeyeceği gelmeli, gez kanatları ile devam edeceksem diğer yolcunun adı sorulmalı.

Şikayet bölümünde daha az harf kullanmak için “uçak ve otel” yazmadım, “uçak + otel” yazmıştım. Oradaki “uçak + otel” deyimine dayalı bir yanıt vermişler.

Sayın ÖZMEN,

Uçak+ Otel kısmın dan Uçuş bilgileri ve Konaklama yapmak istediğiniz oteli seçtikten sonra size (TL) üzerin den fiyat verir bunu (Wings mil puan hesaplama ) bölümün den hesaplayıp tutarlarınız kontrol edebilirsiniz, İşleme devam ettiğiniz de sizden, misafirlerin bilgileri istenir ve ödeme adımına yönlendirir.

Bu kısım da mil puan veya kıredi kartı ile ödeme seçeneklerinin yanı sıra avans mil kullanımı da banka kuralları içerisin de size sunulur,

Twitter yorumunuzu da incelediğimiz de servis bedellerini aldığımızı belirtmişsiniz.

Site üzerinden ücretli satış da yaptığımız için (mil puan ) ile ödeme butonunu üzerinden işlem yaparsanız hizmet bedelinin düşülerek işlem yapıldığını göreceksniz,

Dikkat ederseniz, müşteri deneyimi (veya kullanıcı deneyimi) açısından yeni birşey söylemiyor. Aksine, yanlış kurguyu savunuyor. Yardımcı olacak tek bir cümle yok. (Bu arada, mesajdaki dilbilgisi yanlışları kendilerine aittir.)

Yukarıda “mil puan üzerinden işlem yaptığımda hizmet bedelinin düşeceğini” söylüyor ama, o hizmet bedeli yüzünden bahsettikleri aşamaya gelemiyoruz.

Yukarıda yazdıklarımı kendilerine (ve Akbank’a) uzun bir yazı ile bildirdim.

Düşüncelerimi de Twitter’da paylaştım.

İki hafta boyunca ilgili taraflardan ses çıkmadı.

Ailecek en çok Wings kart kullanıyorduk. 2018 yılının son işi olarak ek kartları iptal ettiriyorum. Puanlarımı kullanabilirsem, ilk fırsatta asıl kartı da iptal edeceğim. Peşinden koştuğum puanların bedeli, neredeyse yıllık kart ücretine eşit zaten.

2019’da hayatımda ne Akbank, ne Wings, ne de Gez Kanatlan olacak.

Onlar bilmese de… Cüzdanda tek kartlık yer bile değerli.

.

18 Aralık 2018 Salı

2018’i Kapatırken

Dün akşam, imi Conferences tarafından düzenlenen “2018’i Kapatırken – E-Ticarette rakamlar konuşuyor” etkinliğine katıldım.

İlk panelde

  • E-Bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş
  • Sefamerve CEO’su Metin Okur
  • LC Waikiki Genel Müdür Yardımcısı Salih Yılmaz
  • Moderatör: T-Soft CEO’su Ömer Arıkan

vardı.

2018 ciroları ve satış adetleri, mağaza ve e-ticaret karşılaştırmaları, iade oranları, ihracat oranları, e-ihracat’ın zorlukları, gittikleri bazı ülkelere özel durumlar, 2019 hedefleri konusunda sakınmadan (birçok toplantıda, kurumların vermekten kaçınacağı) rakamları söylediler.  Ayrıca genç e-ticaretçilere önerilerini, dijital ajanslar ve influencer pazarlaması ve blogger ahlâkı konusunda görüşlerini de son derece samimi şekilde aktardılar.

  • Bunları da paylaşmak istiyorum. Ancak sırada 30 Kasım’da katıldığım People Make The Brand; 4 Aralık’ta katıldığım Dünya Pazarlama Zirvesi konularında bazı notlar da var. Zaman bulursam, tuttuğum notlardan, paylaşmaya değer bulduklarımı yazacağım.

Bu kadar samimi panelde dinleyicilerin sordukları sorular beni şaşırttı. Daha önce bir yazımda “soru sorma eğitimi” vermekten bahsetmiştim. Yine “deja vu” yaşadım.

E-ticarete yeni yeltenen girişimciler -sanırım- “e-ticaret sadece reklamla büyür” inancındalar. “100 liranız olsa nerede reklam yaparsınız?” diye soruldu. Konuşmacılar “denemelerle en uygun yerin bulunması, 1 koyunca 10 alacak mecranın seçimi için deneme yapılması” önerisini tekrarladılar.

  • Burada kilit kelime “tekrarladılar“; zaten söylemişlerdi. “Kafanızı reklama takmayın, müşteri deneyimine odaklanın” da demişlerdi. Konferansa gidenlerin kafalarında birkaç soru olması iyi bir şey. Ancak bu soruya yanıt olacak birçok öneriyi dinlememeleri ve kafaları o soru ile meşgul olduğu için, bilgilerini artıracakları bunca açıklamayı kaçırmaları… Yazık.

Bir başka soru “Ürün reklamı mı, marka reklamı mı?” idi. E-Bebek Genel Müdürü Halil Erdoğmuş, ders malzemesi olacak nitelikte bir yanıt verdi. “Ürüne veya markaya değil, müşterinin duygularına… “Bebeğinizi 5 dakika daha fazla uyutmak ister misiniz?” veya “Bebeğinizin sağlıklı beslenmesi için…” veya “Bebeğinizin zekasını geliştirecek…” gibi.  Elbette aldatıcı olmamak koşuşuyla…

  • Pazarlamanın temel noktalarından ve artık hemen her yerde yazılan müşteri deneyimi kavramlarından habersiz ama e-ticaret girişimcisi olmaya hazır birilerinin olması, 2019 tahminlerimden birinin geçerli kalmasını sağlayacak. Bu vesileyle hatırlatayım. Şöyle yazmıştım.

Onsekizbinyediyüzaltmışsekizinci e-ticaret sitesi açmayı “girişimci olmak” sananlar var olmaya devam edecek. Hiç ticaret bilmeden, hiç stok taşımadan, hiç üretim yapmadan, hiç risk üstlenmeden… sadece akıllı ilişkiler kurarak girişimci olunabileceğini söyleyenler de olacak, onlara inananlar da…

En azından bir kehanetin doğrulanacağını gördüm. Maalesef sevinemedim.

🙁

Konferansa katıldığıma ve rakamlarla desteklenen açıklamaları dinlediğime çok sevindim. Yeni e-ticaret girişimcilerinin (tüm samimi uyarılara rağmen) akıllarının başka tarafta olduğunu gördüğüme üzüldüm. Sanırım yine “Girişimci olmayanı dövüyorlardı. Biz de bu nedenle…” diye başarısızlık öykülerine [1] , [2] , [3] konu olacaklar.

Gerçekleri ve düşüncelerini bu kadar açıkça ifade eden e-ticaret ustalarını kolay bulamazlar. Keşke dinlemeyi bilselerdi.

.