"ödev" etiketli yazılar:

14 Haziran 2020 Pazar

CRM Final Sınavı

İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA programındaki CRM dersi, sınıfta eğitim yapılırken e-MBA öğrencilerine yayınlanıyor ve kayda alınıyor. Uzaktan eğitim [e-MBA] öğrencileri, bu sayede nasıl isterlerse (eş zamanlı veya sonradan) dersi izleyebiliyorlar.

İlk uyarılar (hatırladığım kadarıyla) 9 Mart gibi gelmeye başlamıştı.15 Mart Pazar günü dersini evden yaptık. Sınıftaki MBA katılımcıları, eksiksiz olarak evlerinde derse girdiler. Tüm eğitimlerin uzaktan yapılma kararı alındığında, zaten deneyimlemiştik. Sonra tüm dersleri uzaktan verdik.

Final sınavı zamanı geldiğinde, öğrenci sayısının az olmasından yararlanarak 36 saatlik bir evde-sınav uyguladım. 4 Haziran Perşembe günü saat 08.00‘de sorular verildi, 5 Haziran Cuma akşamı saat 20.00‘ye kadar sisteme yüklenmesi gerekiyordu. İsteyen ders videolarına dönüp bakabilir, okuma malzemelerini gözden geçirebilir, arkadaşlarıyla konuşabilir, her türlü kaynaktan yararlanabilirdi.

Sınav soruları şöyleydi:

Dikkat etmişseniz, puanları toplayınca 110 yapıyor. 100 üzerinden 110. Eğer 100’den fazla alan olursa (bu dönem 3 kişi), artan notları ödev notlarına ekliyorum. Ne de olsa, marifet iltifata tabidir.

Siz de bakın bakalım. Bilgi – MBA’de CRM dersi öğrencisi olsanız, kaç alırdınız?

=======

Notlar:

  • Dersin yöntemini merak etmişseniz [1] , [2] , [3] yazılarına göz atıverin.
  • Geçmiş yıllara ait Final Sınavı soruları şurada.
  • Neden her sorunun altına “Lütfen sadece soruyu yanıtlayın. En çok 20 satır / 200 kelime içinde yanıtlayabilirsiniz” yazdığımı sonraki yazıda anlattım.
  • Doğru yanıtları ise daha sonraki yazılara bıraktım. O zamana kadar tartışabiliriz.

🙂

24 Şubat 2018 Cumartesi

Tercüme Hatası

Bazen kendimi “tercüme hatasında kaybolmuş” gibi hissederim. Yönetici olduğum yıllarda bana bağlı müdürler “Sizin çömezlerle konuşmanızdan sonra, biz Uğurca’dan Türkçe’ye tercüme yapıyoruz” derlerdi.Bugünlerde gerek blogu okuyanlarda, gerekse MBA katılımcılarında benzer durumlarla karşılaşıyorum.

Lost in translation” adlı film geliyor aklıma… (Aşağıda filmden, “bin kelimeye değer” denilen bir kare)

Kısaca anlatayım:

Süreç tasarımı ödevlerinde, müşteri için en rahat, sürtünmesiz ve kesintisiz bir deneyim süreci tasarlanması istenir. MBA katılımcısı, yeni bir bankacılık ürünü için form geliştirir ama mevcut müşteriye tüm bilgileri yeniden sorar.

Madem mevcut müşteriye yeni bir ürün satmaya çalışıyorsun, neden bankada zaten kayıtlı bilgileri yeniden doldurmasını istiyorsun? diye yazarım. Aslında bu bir soru değil, geri bildirim cümlesidir. Ödevi hazırlayanın yazdıklarını gözden geçirmesini ve değişmeyecek bilgileri tekrar sormayacak şekilde düzeltme yapmasını umut ederim.

Maalesef çoğunluğu ödevi gözden geçirmek yerine kısa, hızlı (ve genellikle anlamsız) bir yanıt gönderir. “Hocam, bazıları değişmiş olabilir!“.

Adı, soyadı, doğum tarihi de değişmiş olabilir mi?” diye yazdığım anda, artık o ödev 10 üzerinden değil, en çok 6 üzerinden değerlendirilir. Eğer “Değişmeyecek olanlar dışındakileri (adres, iş yeri, vb.) de elindeki bilgilerden verip «Değiştiyse lütfen yazınız» dersen müşterinin hayatını kolaylaştırırsın, başvuru sayısını da arttırırsın“diye yazmışsam, ödevin kilit noktasını söylemişimdir.

Bu cümleden sonra, ödev notu ne olabilir?

Bir başkası…

Ödev, saptanan bir sektörde en sık rastlanan müşteri deneyiminin ele alınması ve MOST®  ilkelerine göre deneyim sürecinin tasarlanmasıdır. Bazıları tüm süreci tasarlamak yerine, tek bir noktasını (örneğin tatile çıkma deneyiminin sadece uçak bileti satın alma kısmını) tasarlar.

Uzun bir müşteri deneyim sürecinin sadece tek bir noktasına ait tek bir örnek vermek yeterli mi?” diye yazarım. Aslında bu bir soru değil, geri bildirim cümlesidir. İlgili kişinin, ödevi hatırlamasını ve hemen tüm sürecin diğer noktalarını da müşteri için sürtünmesiz ve kesintisiz duruma getirecek aşamaları yazmasını beklerim.

Maalesef yine kısa, hızlı (ve genellikle anlamsız) bir yanıt gönderir. “Hocam, isterseniz başka örnekler de verebilirim!“. Kendi kendime “Yalvarıyorum sana… Lütfen başka örnekler de ver…” dememi mi bekliyor diye merak ederim.

Çoğunlukla şöyle yanıtlarım: “Benim varsayımıma göre, bu süreçte en az 10 – 12 adım daha olmalı. Sadece tek bir aşamayı incelediğine göre, ödev notu en iyi olasılıkla 10 üzerinden 1 olacak gibi görünüyor.

😉

Emir kipi ile konuşmak yerine, soru kipi ile konuşmayı öğrenmem zaman aldı. Yine amir-komuta yöntemine dönmek istemiyorum. Ne var ki, bazen “Uğurca’dan Türkçe’ye tercüme yapıyoruz” diye şikayet eden eski iş arkadaşlarımı çok arıyorum.

🙁

21 Ocak 2015 Çarşamba

Öğrencilik Halleri – 7

Bu ders döneminin öğrencilik hallerini dün yazmaya başlamıştım. Bugün de devam ediyor. (Dünkü yazıda, eski yıllara ait linkler de var.)

🙂 http://ugurozmen.com/wp-content/uploads/absolute.jpg

Dönem başında yayınladığım bir olay ile başlayayım.

Yoklama kağıdının arkasında (tüm sayfayı kapsayacak büyüklükte) bir reklam posteri vardı.

Yoklama kağıdı bana geri dönünce sordum. İmza atan 13 öğrencinin hiçbiri resmi farketmemişti. (Ayrıntılı bilgi yayınlanma tarihindeki yazıda)

🙂

Tüm ödevleri e-posta ile gönderiyorum. Her seferinde gmail adresimi de cc’ye ekliyorum. Böylece hem mesajın gidip gitmediğini görüyorum, hem de bana ulaşmak için ikinci bir kanal sunuyorum.

Ödevlerini sorduğumda “size gönderdik hocam” diyorlar. Bakıyoruz ki Uğur isimli başka bir hocaya göndermişler.

Kendisinin sınıfı geçmesi – kalması kararını veren kişiyle iletişimi bu düzeyde olan kişinin müşteriyle iletişiminin nasıl olacağını beklemeliyiz.

🙂

Hızlı sınavda (pop quiz) geçen bir konuşmayı daha önce facebook ve twitter’dan yayınlamıştım.

– Hocam yazımı okuyabilecek misiniz?
– Kaç yıldır iş hayatındasın?
– 7-8 yıl oldu.
– Sence, okuyamazsam kim zarar görür?
– Anladım hocam…

🙂

Seçtiğiniz sektöre ilişkin çalışmanızı okul ödevi gibi değil, iş yaşamınızdaki bir proje gibi yapmazsanız yeterince öğrenemezsiniz” diyorum.

Gerçek iş hayatındaki gibi, haftalar ilerledikçe ilk çalışmaların üzerine yeni kavramlar inşa ediliyor. Dönem sonuna yaklaştığımızda, önceki sığ ve baştan savma çalışmalar ayaklarına dolaşmaya başlıyor.

Keşke baştan ciddiye alsaydık” diyorlar. Bu durum her dönem bir-iki grupta tekrarlanıyor.

🙂

Not almak değil öğrenmek için gelenler MBA’den çok yararlanıyor.