"öğrenmek" etiketli yazılar:

21 Şubat 2018 Çarşamba

Yorum, Eleştiri, Araştırma, Terbiye

Bu seferki yazı, bir bilgiyi paylaşmak amacı taşımıyor. Biraz şikayet, biraz da “iç dökme”  diye düşünebilirsiniz.

Agile ve Acil yazımı bir takipçim Facebook’da paylaşmıştı. Onun takipçilerinden biri şöyle yazmış.

Yanıtımdan anlaşıldığı gibi amacım, bunu yazan ile tartışmak değil, “yazıyı bir kez daha ama anlayarak okumasını” sağlamak idi.

Ne var ki, tartışma devam etti.

Dikkat edilirse, “yazıyı neden yazdı acaba?” diye düşünmek yerine saldırgan uslup devam ediyor.

Defalarca çok haneli milyon dolarlık projeleri yönettiğimi” söylediğim için bana tevazu öneriyor ama “Agile felsefe ile bir süredir ilgileniyorum, bu konuda blogumda yazılar yazıyorum. Kardeşim Scrum Master ve agile koçluğu yapıyor” demekten kendini alamıyor.

  • Tevazu genellikle böyle kişilerin başkasına tavsiyesidir.
  • Ortaokulda bir arkadaşımız, “Hocam, benim eniştem doktor. Sağlık işlerinden anlarım” demişti. Bu “Kardeşim Scrum Master ve agile koçluğu yapıyor” cümlesi bana onu hatırlattı

Yine de yanıtımda, aynı düzeyde davranmadan yanıt vermeyi tercih ettim. Yazıyı tekrar anlayarak okuması için çaba sarfettim.

  • Yukarıda yazdığım gibi, 2000’lerin başından beri işin içinde olmama rağmen “Agile felsefe ile bir süredir ilgileniyorum” konusunu da işlemeyip sonraya bırakmaya karar vermştim.
  • Yönetici olduğum yıllarda bana bağlı müdürler “Sizin çömezlerle konuşmanızdan sonra, biz Uğurca’dan Türkçe’ye tercüme yapıyoruz” derlerdi. Sanırım nazik uğurca nedeniyle karşı taraf tavrını sürdürmeye devam etti.

🙂

Tartışma burada bitseydi, unutacaktım. Ancak devam etme niyeti üzerine yukarıdaki 2 görseli, Facebook’daki yorumların arasına taşıdım. Şu cümleleri de ekledim.

Kanada’nın en büyük markası RBC (Royal Bank of Canada) “Bir CRM projesini 36 ayda yaptık” diye öğünüyordu.
Biz aynı noktada olduğumuzda 20 ay olmamıştı bile.
😉
Muhteşem bir IT ekibinin desteğiyle, 5 paralel kulvarda çalıştık. Çok sayıda kurumun yıllarca uğraştığı
– Kullanıcı ekranları ve müşteri ekranları
– Veri tabanı
– Kampanya yönetimi
– Tekilleştirme
– Alarm uyarı sistemleri
kurup hayata geçirdik.
.
İnsan merak ediyor… Akıl verme meraklısı arkadaşımız bunun gibi kaç projeyi “asıl sorumlu” olarak ve “eli değil kellesi taşın altında” yönetti acaba.

Buraya ekleme yapayım. Sadece 5 paralel kulvarda CRM projesini gerçekleştirmedik. Ürün Yönetimi ekiplerimiz de onlarca proje yaptı. 2 sene içinde Türkiye’nin en büyük bireysel bankasında ne ürün varsa, bizim de o kadar ürünümüz vardı. İyi hatırlarım, toplam (çömezler dahil) eleman sayımızın 3 katı kadar projemiz vardı. Bunca proje geleneksel bakış açısıyla yönetilebilir miydi?

  • Sadece işin ticari kısmından da bahsetmiyorum. Kullanıcıları, paydaşları ve özellikle bize destek veren muhteşem IT ekiplerini projeye katmadan, ne ön tasarım olabilirdi, ne de bunca proje başarıyla ortaya çıkarılabilirdi.

İlgili kişi, demek istediklerimi anlamamaya ve tavrını sürdürmeye kararlıydı.

Hem bu tavra rağmen kendimce uyarıyı tekrarladım, hem de bu yorumlarını kendi Facebook sayfama tşıdığımı haber verdim.

Açıkçası, konuyu bilip bilmediğimin daha geniş platformda sorgulanması beni rahatsızetmez. Ayrıca hemen tüm yorumları zaten blogumda, yazının yorum kısmında paylaştığım için bu eleştiri-yorum (?) konusunda da bir endişem yoktu.

Kendi Facebook sayfama geçince, “yanıtımın kaba olduğunu” ve “yaptığımın ayıp olduğunu” hatta “suç olduğunu” söyledi. Messenger’dan mesaj gönderip “Lütfen kaldırır mısınız” diye ricada bulundu.

Lütfen yukarıdakilere tekrar bakın. Bu kişinin

  • bu kadar isim yapmış bir insan, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş.. sığ, çiğ bir yazı..
  • o kadar hiç anlamamış ki agile’ı, azıcık araştırsa agile ruhuna ne kadar ters bir yorum yazdığını anlar..
  • “herşeyi ben bilirim, ben yaptım” demek bu devirde sakil duruyor..
  • en azından bir asgari düzeyde.. bilmiyorsan “ben de bu işi merak ediyorum, ne ola ki?” demek en büyük erdem.
  • en azından sizin bilmediğinizi anlayacak kadar biliyorum

cümleleri kaba değil, benim

  • Başkasına “azıcık araştırma” öneren kişi kendisi azıcık araştırsa, bu yazıyı yazanın defalarca çok haneli milyon dolarlık projeleri yönettiğini görür ve “bu yazıyı neden yazdı acaba?” diye düşünürdü.
  • Ben “agile = acele” demiyorum. “Bu topraklarda maalesef öyle uygulanıyor” diyorum.
  • İşin tavazu veya ben bilirim kısmını bana akıl verenlere bırakmak istiyorum.
  • İnsan merak ediyor… Akıl verme meraklısı arkadaşımız bunun gibi kaç projeyi “asıl sorumlu” olarak ve “eli değil kellesi taşın altında” yönetti acaba.

cümlelerim kaba.

Bu arada,

  • bilerek alenileştirdikleriniz” konusuna bir göz atan kişi, suç olup olmadığı konusunda fikir sahibi olur. Araştırmayı öneren, gider bir avukata sorar.
  • Yazdıklarının arkasında duramayacak kişi, bunları yazmaz… Ya da yanlış anladığını kabul eder.
  • “Ayıp olduğunu” söylediği için, kişinin ismini kaldırdım. Bu tavıra rağmen,  aynı davranışı paylaşmak istemedim.
  • Bilirsiniz, kavramlara düşkünüm. Kavramların birden ortaya çıkması ve moda olması konusunda birkaç yazı daha gelecek.

😮

Sadece şunu söyleyebilirim. İçim içimi yiyor ama… Birçok cümlesini derslerimde sunduğum Ali Nesin’in “Başkasını ahmaklıkla suçlayarak aydın olunmaz” cümlesi nedeniyle bir sıfat takmak istemiyorum.

.

15 Şubat 2018 Perşembe

CRM Dersi

Bu dönem, İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA programında yine CRM dersi vereceğim. CRM derleri Pazar günleri ve 25 Şubat’ta ilk ders başlıyor.

2 yıldan beri, dışarıdan katılımlar oluyor. Tüm MBA eğitimini değil de, yalnızca CRM dersini almak isteyenlere bu fırsat veriliyor. Antalya’dan sadece CRM dersine gelip, ders bitiminde şehrine dönen katılımcımız bile oldu.

Başta MIS olmak üzere, okulun diğer bölümlerinden de bu dersi almak isteyen öğrenciler oluyor. Bu durumda dersin eğitmeninden ONAY alınması zorunlu. Onay isteyenlere veya derse ilgi duyanlara şu mesajı gönderiyorum.

CRM Ödevleri

Merhaba,

Bu dersi seçmeden önce

yazılarına bir göz atmanı öneririm.

CRM dersinde katılımcılardan (neredeyse) bir şirketin CRM projesini yapmalarını isterim. Bazı öğrencilere pek de kolay gelmiyor.

Bunları okuduktan sonra da CRM dersini almak istiyorsan, onaylarım.

Sevgilerimle,

Uğur

Nasıl bir ders

Benden ONAY isteyip bu mesajı aldıktan sonra ısrarlı olanların oranı şimdilik yarı yarıya…

Bakalım dönem başında ne göreceğiz.

😉

13 Şubat 2018 Salı

Girişimci Genellemeleri

Bugünlerde “Hayatında hiç girişim yapmamış, risk almamış akademisyenlerin girişimcilik eğitimi vermesi” üzerine çok sayıda aşağılama okuyorum. Bir hafta içinde 4 – 5 farklı kişinin Tweet’lerinde veya Facebook iletilerinde gördüm.

Girişimcilik eğitimi vermiyorum ama, düşünce sistemi açısından birkaç cümle etmek istiyorum.

😉

Ben de…

Hayatında araştırma metodları, modelleme ve tüme varım hakkında
hiçbir bilgi edinmemiş olanların genellemelerine bayılıyorum.

Ayrıca,

Hayatında tek bir gün bile ücretli çalışmamış genç girişimcilerin
“neden kurumlarda çalışmamalı” konulu konuşmalarına bayılıyorum.

.

Risk konusunda, çoook eski bir toplantıdan bahsedeceğim.

Bülent Eczacıbaşı “girişimcilik” konusunda kendisine sorulan bir soruya şu yanıtı vermişti:

Girişimci hesaplayarak risk alan insandır. Bir dönemin en bilinen girişimcileri… Vehbi Koç, Sakıp Sabancı… babamın yakın arkadaşıydılar. Hepsi bir girişimden önce uzun uzun hesap kitap yaparlardı.

Girişimcilik kumar değildir.”.

Yazının devamında Vuslat Çamkerten‘in yorumu var.  Ona da göz atıverin.

😀

Türkiye’deki “girişimci ekosistemi” denen ortamın neden kısır kaldığının en güzel açıklaması bence girişimcilerin düşünce yapısıdır.

Yatırım alınca beyaz mercedes resmi yayılayıp “çocukuk aşkıma kavuştum” diyen; Dünya sağlık, ulaşım, akıllı şehirler, giyilebilir teknolojiler, eğitim, sıfır atık üretimi, siber-güvenlik vb. gibi oluşumların peşinde koşarken onsekizbinyediyüzseksenbeşinci e-ticaret sitesi açmaya çalışan; müşteri deneyimini düşünmeden gelir modeli anlatan; tüm odağını “bir yatırımcı ve exit” üzerine toplayan; akademik düşünceyi sürekli kötüleyip, her yanlışı bizzat kendisi tekrarlayarak öğrenen… ve kendisine girişimci diyenlerin oluşturduğu ortamdır bu EKOSİSTEM.

Umut Aydın’ın şu Tweet’i ile başlayan

ve tartışmalarla devam eden

tweet’leri sırayla okuyun.

🙁

Oluşmayan ekosistem nedeniyle en çok yatırımcıyı suçlayan binlerce “girişimci tweet’i” siz de okumuşsunuzdur.

Şimdi dönüp tekrar etrafınıza bakın. Girişimcilik eğitimi konusunu geçtim, her hangi bir konuda bilimsel araştırma yöntemleri ile ilerleyen kaç tane girişimci gördünüz?

[Neyse ki birkaç tane tanıyorum.] Siz diğerlerinden kaç tane tanıyorsunuz?

🙂