"rekabet stratejisi" etiketli yazılar:

18 Ağustos 2013 Pazar

Bloglarda Pazarlama 4

Bloglarda pazarlama konusunda önceki yazılarda [1] , [2] , [3] , [4] , [5] yapılması gerekenlerden bahsetmiştim. blog-1

Aldığım bazı mesajlar, yapılmaması gerekenleri yazmamın da faydalı olacağını gösterdi.

Mesajlar genellikle şöyle:

Merhabalar Uğur Bey,

Blogunuzu takip ediyorum. Bilgi birikimime katkılarınız için teşekkür ederim.

Biz, BıdıBıdı A.Ş. olarak, 34 Mayustos 2013 tarihinde İstanbul Haliç (veya Lütfi Kırdar)  Kongre Merkezi’nde (veya bu otelde veya şirketimizin genel merkezinde veya başka yerde) Türkiye’nin ilk uluslararası internet bıdıbıdı etkinliğini (veya konferansını veya toplantısını) düzenliyoruz.

Bu sektörün önde gelen dergilerinden OkuBunuYahu ve ÖğrenArtık’ın yazarları, dünyaca ünlü bıdıbıdı yazılımlarından VayyyBe’nin ve YokArrtıkk’ın kurucuları da konferansta yer alacak.

BüyükŞirket Türkiye Ofisi’nin de katılımıyla 8’i yabancı, 4’ü yerli konuşmacıdan oluşacak bu etkinlikte yer almak isteyen pazarlama ve online pazarlama uzmanlarına ulaşabilmek için sizinle iletişime geçmek istedim.

Etkinliğimizi blogunuzun takipçileri ile paylaşmamız için bize yardımcı olabilir misiniz?

Yanıtınızı heyecanla bekliyorum.

.-o

Bu yazılara şöyle yanıt veriyorum.

Merhaba,

Blogumu takip ettiğiniz için teşekkür ederim.

www.ugurozmen.com‘a reklam almıyorum ve genelde etkinliklerin tanıtılması için kullanmıyorum.

Eğer hedef kitleniz için uygunsa www.uzaktanCRMegitimi.com‘daki reklam alanları için görüşelim.

😉

Verdiğim yanıtta yer almasa bile aklımdan geçenleri buraya yazmak istiyorum. Belki bundan sonra yanıt olarak bu yazının linkini gönderirim.

Blogumu gerçekten takip ediyorsanız, mesajınızı göndermeden önce “Bloglarda pazarlama” konusundaki [1] , [2] , [3] , [4] , [5] yazılarımı da okumuşsunuzdur.

Bu çerçevede (aşağıdakilerden biri veya birkaçı seçilecek)

  • sizin sektörünüz / ürününüz için doğru hedef kitlede olduğumu saptamış,
  • sektörünüzün / ürününüzün www.ugurozmen.com‘un hedef kitlesine uygun olduğunu belirlemiş,
  • blogda yazılması için bana (ve diğer blogger’lara) farklı içerik(ler) sağlamayı tasarlamış,
  • bu içeriğin okurlarıma nasıl bir değer sağlayacağı konusunda fikir oluşturmuş,
  • bunu “mutlaka blogda yazılması” koşuluyla yapmayı düşünmemiş

olduğunuzu umarım. Bu durumda farklı içeriği [3] gönderin / anlatın. Okurlarıma yararlı olacaksa hiçbir karşılık gözetmeden seve seve duyururum [6] .

Eğer ücretli bir etkinliğe beni davet etmekten bile sakınıp duyurunuzu yapmamı istiyorsanız,  aklınızdan bir alışveriş geçiyor olmalı. O zaman sizi www.ugurozmen.com‘un önünde fazla bekletmeden www.uzaktanCRMegitimi.com‘daki reklam alanlarına alalım.

Ücretleri konuşalım.

😉

Dijital girişimlerin PR’ını yapmaya çalışan sevgili arkadaşlar,

Feodalizm’den Sanayi Çağı’na dönüşüm kadar anlamlı bir evrime şahit oluyoruz. Sizler bilişim döneminde değişen kavramları anlamadan interaktif pazarlama konusunda zerre kadar ilerleyemezsiniz.

Mevlana “O balıklar ki deniz içindedirler, denizi bilmezler” demiş. Bu deyişin öznesi olmayın.

😛

Not: Bloglarda pazarlama yaparken içerik konusunda dikkat edilecek noktalar için şu yazıyı da okumanızı öneririm.

Resim şuradan alıntıdır

 

27 Mayıs 2012 Pazar

Strateji için önceliklendirme listesi

Geçenlerde Osman Ata ATAÇ hocamıın iş tanımı için hazırladığı “İşletme şarkısının bestesi” listesini sunmuştum.

Bugün daha ayrıntılı bir liste sunuyorum. Strateji için gerekli işler. İş tanımını yaptıktan sonra, ilk listedeki 5 üretim işlevine bağlı işleri – yani aşağıdaki 19 işi – önem sırasına sokacaksınız. Kendi kendinize Üretim pazarlama için çalışır mı? veya Başarılı stratejinin anahtarı neden üretim işlevinde? diye soruyorsanız, ilgili yazılara bakarsınız.

Ben size kolaylık olsun diye alt-alta listeledim. Tekrarlıyorum, ‘bunlardan hangisinde başarısız olursak stratejimiz amacına ulaşmaz‘ diye düşünülecek. Sonra da stratejinin başarısı için en kritik olandan en az kritik olana doğru sıralanacak.

İlk okulda yapıldığı gibi, 19 işi kağıtlara yazın. Sonra da en önemliden başlayarak sıraya dizin.

Miktar konusundaki işler şöyle:

  • hizmeti üreteceğimiz tesislerin tasarımı ve yerleştirmesi,
  • hizmet üretimi hattının yapılması,
  • hizmet üretim tesislerinin yerinin seçimi ve değerlendirilmesi,
  • üretim alet ve gereçleri.

Kalite konusundaki kararlarımız üç konuda:

  • kalite standartlarının geliştirmesi,
  • kalite kontrol prosedürlerini geliştirmesi ve
  • müşteri hizmet bölümlerinin tasarlanması.

Maliyet kararları dört işi ilgilendiriyor:

  • üretim hattının dengelenmesi,
  • üretim hattının tamir bakım sistemlerinin tasarlanması,
  • üretim yöntemlerinin iyileştirilmesinin sağlanması ve
  • maliyet düşürme programlarının tesisi.

Zaman kararlarımızın dört işi var:

  • envanter ihtiyaçlarının belirlenmesi,
  • malzemelerin elleçlenmesi (materials handling),
  • tedarik ve
  • stok tutma.

Sipariş kararlarımızın işleri de şöyle:

  • üretim maliyetlerinin tahmini,
  • sipariş üretimi için iş emirlerini tasarlama,
  • üretimi programlama ve
  • üretimi ulaştırma.

🙂

Bu işi düzgün yaparsanız, vizyon ve misyon cümleleriniz duvar süsü olmaktan çıkar.

(Ben yeterince iyi anlatamamışsam,  şurada örnek de var.)

 

22 Ocak 2012 Pazar

Çıkar çatışması

Bir doktorun devlet hastanesinde teşhis koyup, ameliyatı özel hastanede yapmasını destekliyor muyuz?

Bir öğretmenin geçer not vermek için kendisinden (veya yakın tanıdığından) özel ders almayı önermesini hoş karşılıyor muyuz?

Milletvekillerinin istedikleri gibi maaşlarını artırmalarını can-ı gönülden destekliyor muyuz?

Satınalma Müdürü’nün “bal tutan parmağını yalar” demesini çook doğal buluyor muyuz?

Tapu Memuru’nun en iyi arsaları kendisi veya yakınları için kapatmasına taraftar mıyız?

Eşe dosta ÖSYM yanıtlarının verilmesi iyi bir şey mi?

Üçüncü Köprü yolunun geçeceği arazileri, bizzat köprünün nereye yapılacağına karar verenlerin ele geçirmesi şahane bir fikir mi?

Üniversitede doktora veya doçent gibi derece sahibiyken, bir kamu görevine seçildiğinde “üniversitede kalsaydı unvan alacaktı” denilerek, 5 sene sonra otomatikman bir üst unvan (doktor ise doçentlik, doçent ise profesörlük) verilmesini haklı görüyor musunuz?

… Daha saymıyorum, binlerce örnek bulabiliriz.

Bunların ortak kavramı “çıkar çatışması” dır. Eğer bir toplum, “beceriksiz namuslu” ile “becerikli dolandırıcı” arasına sıkışmamış ise, her türlü çıkar çatışmasına olumsuz bakar.

😉

Sadece birkaç örneği ele alacağım.

“Kamu görevine seçildiğinde üniversitede bir unvanı olanlar, 5 yıl görev yaparlarsa bir üst unvana çıksın. Ama bu karara oy verenler ancak tekrar seçilirlerse yararlanabilsin. Aksi takdirde yararlanmasın” olsa daha iyi olmaz mıydı?

Üzerine havaalanı, köprü yolu, vb. yatırımlar yapılacak olan arazilerin son 10 yıllık tapu kayıtları internet’ten yayınlansa daha iyi olmaz mıydı?

Milletvekili maaşları, diğer maaşların bir katsayısı gibi tamamen bağımsız endekslere bağlı olsa daha iyi olmaz mıydı?

🙂

Şimdi Haksız Rekabet yazımı tekrar okuyun. Yorumları ile birlikte.

🙁