"reklamveren" etiketli yazılar:

30 Temmuz 2018 Pazartesi

Veri ve Yaratıcılık İşbirliği

18 Nisan 2018 tarihli “Verinin Yaratıcı Kullanımı” başlıklı yazıya “Bu blogu takip edenler, 10 yıldan uzun bir süreden beri,  “veriyi kullanamayan pazarlamacı olmaz” cümlesini sıkça söylediğimi biliyor” diye başlamıştım.

Son zamanlarda içinde veri ve/veya müşteri deneyimi geçmeyen pazarlama yazısı görmemeye başladık. Bundan sonra uzun süre de böyle gidecek.

Bugün, veri ve yaratıcılığın bütünleşmesi konusunda McKinsey’in “En mükemmel birliktelik” başlıklı bir araştırmasından söz edeceğim.

Cannes’da ve New York merkezli Ulusal Reklamcılar Derneği’nde [Association of National Advertisers (ANA)] 25+’i CMO (Üst düzey yönetici) olan 200’ün üstünde pazarlama yöneticisi ile görüşmüşler. Ayrıca kurumların performanslarını incelemişler. Sonra araştırmayı Cannes’da 2018 Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde anlatmışlar.

Bulgulara göre:

Veri ve yaratıcılığı entegre eden kurumlar, diğerlerinin iki katı büyüme oranına sahip. Veri ve yaratıcılığı ayrı ele alan kurumlar %5 büyüyorsa, ikisini bütünleştirenler %10 büyüyor. 

Veri ve yaratıcılığın bütünleşmesi, her ikisinin de (diğer kurumlara oranla) %30 – 35 daha verimli kullanılmasını sağlıyor.   Müşteri içgörülerinin daha iyi anlaşılmasına ve müşteri deneyim yolculuğunun mükemmelleşmesine yarıyor.

Sadece teknoloji yeterli değil elbette. Bu kurumlar hızlı, çevik, farklı işlevlerden oluşan ve kısmen bağımsız ekipler oluşturmuşlar. Bu ekipler belli hedeflerle doğrudan sorunla ilgileniyor.

Bütünleşme üç noktada yararlı oluyor: Öncelikle, veri uzmanları, cephedeki pazarlama ekibinin parçası olmaya başlıyor. İkinci olarak bütünleşik ekipler daha hızlı davranıyor. İşlerin yavaşlamasına neden olan, departmanlar arası onay bekleme süreci  gibi faaliyetler olmuyor. Son olarak, teknoloji çözümleri daha hızlı ve doğru şekilde hayata geçiriliyor. Böylece dönüşüm hızlanıyor.

Bütünleştirmeyi beceren kurumlar, daha yetenekli kişilerle çalışıyorlar. (McKinsey yazısında “hem sağ beynini, hem de sol beynini kullanabilen” diye tarif etmişler.) Yazılım şirketlerinde mühendislerin ürüne ve pazarlamaya katkısını özellikle vurgulamışlar.

İnsan ile veri analizinin bir arada kullanılması, pazarlama değer zincirinin tüm – marka stratejisi, müşteri içgörüsü, müşteri deneyimi, ürün, fiyatlama, içerik geliştirme, medya hatta ölçüm – işlevlerine yararlı oluyor.

Yaratıcılık ve veri analizinin bütünleşmesi her konuda avantaj sağlıyor ama… müşteri deneyimini iyileştirme, müşteri içgörülerini anlama, çevik uygulamalar yapma ve yetenek konusunda gösterdiği büyük farkı medya işlerinde ve ölçümlerde gösteremiyor.

Demek ki orada da yapacak çok iş var.

😉

Zaten yıllardır söylüyordum. Artık araştırmalarla kanıtlanmış olması mutluluk veriyor.

.

Not: Meraklısına, veriye dayalı yaratıcılık konusundaki eski yazılar

  • Veri ve Reklam yazısında, danışmanlık kökenli kurumların dijital pazarlamadaki ağırlığının artmasına değinmiştim.
  • Veri’ye Kristal Elma yazısında ise, verinin yaratıcı kullanımı konusunda bazı örnkleri aktarmıştım.
  • Yaratıcılık ve Yapay Zeka yazısında, hangi aşamada yaratıcılık gerekeceğini Alemşah Öztürk’ten naklen yayınlamıştım.
  • Verinin Yaratıcı Kullanımı yazısında, veri ve yaratıcılığın bir araya geldiğinde bilanço etkisi yüksek kampanyalar ürettiğini anlatmıştım.

.

20 Haziran 2017 Salı

Oyun ve Beceri

6 yıl önce dijital oyunlar ve reklamlar konusunda yazdığım bir yazıya birkaç ay önce oyuncak örneğiyle ekleme yapmıştım.

Bugün oyuncak ve marka pazarlaması konusuna birkaç örnek vermek istiyorum.

Evde tamir için elime tornavida veya pense alırsam, torunum da hemen bana yardım etmek istiyor. Eline bir alet alıp geliyor. Her ne yapacaksak, birlikte yapıyoruz.

Kız çocukları da annelerini taklit etmek istiyorlar.

Bu ihtiyacı saptayan bir Alman firması, markaların oyuncak modellerine odaklanmış. Alttaki broşür, bu firmaya ait. Bir yaraftan açarsanız Miele, diğer taraftan bakarsanız Bosch marka ürünler var.

Resimlere bakınca oyuncak şirketinin hedefini kolaylıkla anlayabilirsiniz. Onlar “markalaştırma” yapıyor.

İster evin içinde, ister bahçede, ister atölyede… Hepsi için oyuncaklar hazır.

Arabanıza veya traktörünüze bakım yaparken oğlunuz özeniyor mu? İşte size 2 ayrı marka (Bosch ve John Deere) için oyuncak el aletleri. “Benim neyim varsa, oğlumun da var” diyebilirsiniz.

Siz iş yaparken o da kendini “yardım ediyor” zanneder. Üstelik, kendisine zarar vermesi de engellenir. El becerileri de gelişir.

Erkek çocukları için araba ve top dışında oyuncak olmasını çok seviyorum.

Elimden iş gelir. Marangozluğum filan da fena değildir. Ama Bosch broşüründeki oyuncakların gerçeklerinden benim evimde bile yok.

Kız çocuklarını da unutmamışlar. Annesinin dikiş makinesine veye süsüne özenenler için, yine farklı markalara uygun seçenekler var.

Buraya broşürlerinden birkaç sayfayı koyduğum firma aslında B2B iş yapıyor. Broşürde çok sayıda markanın ürünlerinin oyuncakları var.

🙂

Bu yazıyı, “Biz bir gençlik kartı yapalım. Şimdiden markamızı öğrensin. Büyüyünce bizim bankamızı kullansın” hayalinde olanlara örnek göstermek için yayınlıyorum. 16 yaşındaki ergenin cebine bir kart koyduğunuz için ileri yıllarda sizinle çalışacağını sanıyorsanız çok yanılırsınız.

Anlamlı bir marka algısı yaratmak için, daha önceden başlamalı ve daha deneysel bir iletişim kurgulamalısınız.

😉

Bugünlerde çocuklar el işi değil de cep telefonuna veya tablete mi eğilim gösteriyorlar. Bu durumda oyunlaştırma (gamification) kaçınılmaz olur. Öyle değil mi?

  • Önemli not: Bunu sadece markalar için algılamayın. Eğer çocukta iyi ve olumlu özellikler geliştirecekseniz, onu yapmanın tek yolu da oyunlaştırma.

.

22 Mart 2017 Çarşamba

Medya Satın Alma’ya Accenture Tehditi

Campaign‘den Gideon Spanier’in 14 Mart 2017 tarihli  haberini paylaşmak istedim.

Danışmanlık devi Accenture’un dijital kolu olan Accenture Interactive, reklam endüstrisinin korumalı alanında daha rahat ilerlemek için birçok müşterisine şirket içi medya satın alma masası kurmak için görüşmelere başladı.

  • Accenture Interactive konusunda, şu yazıya bir göz atıverin.

Accenture Interactive’in İngiltere ve İrlanda Yönetici Direktörü Joy Bhattacharya, Campaign’in bir kahvaltı toplantısında müşterilerinin birçoğunun kendi dijital medya satın almalarını kendileri yapmak istediklerini açıkladı.

Bhattacharya wants to help clients drive 'complete transparency' in media

Bhattacharya, “müşterilerin  dijital medya tedarik zincirinde şeffaflık eksikliği ve dolandırıcılık konusunda “çok fazla” bir tartışma olduğunu” söyledi.

Müşterilerimizle,  onlar için medya satın alma masalarını nasıl kurabiliriz konusunda bazı görüşmeler yapmaktayız” diye belirtti. “Bence tam bir şeffaflık düzeyi ancak bu şekilde sürdürebilir.”

Müşterilerimizin sahip olması gereken bir boşluk” dedi. “Müşterilerimizin bu yeteneği kurum içinde inşa etmesine yardımcı olmak ve bu süreçte eksiksiz şeffaflığı sağlamak istiyoruz.”

Bhattacharya, Accenture Interactive’in medya alımına geçmek istemediğini ısrarla belirtti.

Bununla birlikte, “Accenture Interactive’in müşterinin kendi bünyesinde medya satın alma masası kurmasına yardımcı olmak için ne gerekiyorsa yapacaklarını” belirtti. Accenture Interactive’in medya alımı dışında müşterilerin medyanın ve pazarlama sürecinin her bölümünü yönetmede elinden gelen bir rol oynamaya istekli olduğunu ileri sürdü.

Pazarlama hizmetlerinde yönetim danışmanlarının en kazançlısı olan Accenture’un hareketi, geleneksel medya ajansının rolünü atlamakla tehdit ettiği için medya alım grupları için büyük bir tehdit oluşturabilir.

Accenture Interactive, müşterilere pazarlama ve satış konusunda yeni ürün geliştirme ve hayata geçirmeye kadar “uçtan uca” bir müşteri deneyimi sağlamak için, dijital, tasarım, kullanıcı deneyimi ve yaratıcı hizmetler sunan (Karmarama ve Fjord’un da dahil olduğu) 10 ajans satın aldı.

Endüstri analistleri, markaların kendi medya alımlarını yapmalarının gittikçe artan bir trend olduğunu söylüyor.

🙂

EKLEME: Sevgili Olcayto Cengiz sayesinde gördüğüm haberi de yazıya ekleyeyim.

Birçok firma, ölçümler ve gösterimlerde sorun olduğu için Google ve Youtube reklamlarını durdurmuş [1] , [2] .

😉