"sigorta" etiketli yazılar:

13 Ekim 2012 Cumartesi

Gizli Belge

Az önce saat 15.08‘de 444 25 25‘ten arandım. Akbank’ın Dış Aramalar Ekibi’nden Merve hanım ile konuştum.

Tüm kartlarım için geçerli olacak bir sigortadan bahsetti. Malum GSM operatörü ile yaşadıklarım nedeniyle, telefonda söylenilen şeylere inanmıyorum. “Teklifinizi e-posta adresime yazılı olarak gönderin” dedim.

– Onayladığınız takdirde gönderiyoruz” diye yanıtladı Merve hanım.

Ben neyi onaylayacağımı açıkça görmek istiyorum” dedim.

Yine aynı cümleler… Israrım üzerine:

– Onaylamazsanız gönderemeyiz, çünkü resmi belge…” gibi bir şeyler söyledi.

Sonuçta, teklifi yazılı olarak göndermeyeceklerini anladım.

🙁

Akbank,

Eğer müşterine yapacağın teklifin arkasındaysan neden teklifi yazılı göndermiyorsun? Bir şeyler gizlediğini, kötü niyetli olduğunu düşündürecek hareketleri neden yapıyorsun?

Bankaya ve bankacılığa yakışıyor mu?

🙁

10 Ekim 2010 Pazar

Efsane ekibin İzmir Kadrosu

İzmir Ekonomi Üniversitesi’ndeki e-Tohum kampı toplantısından sonra, efsane ekibin İzmir kadrosu ile bir araya geldik. (e-Tohum’daki konuşmamdan sonra bahsedeceğim.)

Blogumu okuyanlar bilir. Benim için efsane ekip, Yapı Kredi Bankası’ndaki Satış Ekibi’mdir. Bizden sonra gelen 2 bankanın toplamından daha fazla pazar payı elde etmiştik. Perakende bankacılıkta böyle bir pazar payını bir daha hiçbir banka görmedi.

Bununla yetinmediler. O 20 kişilik ekip, 400 küsür banka şubesinin 2½ yılda sattığı sigortayı bir yılda satmıştı. Üstelik prim de almıyorlardı. Çalışsalar da çalışmasalar da aynı ücreti alırken, rekorlara imza attılar. (Başarıyı prim, ücret, koltuk, araba, unvan… gibi maddi dayanaklara bağlayanların kulakları çınlasın.)

Aradan 20 yıla yakın süre geçti. Ekibin İzmir kadrosu (soldan sağa  Halim Subaşı, Soner Özsöz ve Arzu Bankacı) ile dün akşam yine bir masanın etrafında buluşuldu.  Benim sert patronluğum, ekibin saymakla bitmez başarıları, karşılaştığımız ilginç olaylar yeniden hatırlandı.

Şimdi herkes ayrı yerlerde, ama bir araya gelince hepimiz mutlu olduk, keyiflendik. Geç saatlere kadar oturduk. Ekip olmanın güzelliği bu.

😀

01 Aralık 2009 Salı

Nakit yönetimi

Hani bir elemandan bahsetmiştim. İlişki yönetiminin ustasıydı. Sonra terfisini yazmıştım.

Bir ara bizden ayrıldı. Bir sigorta şirketinde çalıştı. 2 ay sonra geri döndü. (Yıllık izinlerden saydık.) Onun sayesinde, sigorta satışı işine başladık. Bizim 20 kişilik ekibimiz daha ilk yılında, bankanın 400 şubesinin iki buçuk yılda yaptığı satışı yapıverdi.

Eleman da işten ayrıldı ve sigorta acentesi oldu.

😛

Başarısını sürdürdü. Daha acenteliğinin ikinci yılında o sigorta şirketinin en çok ciro yapan acentesi oldu.

Şirketin Pazarlama’dan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı arkadaşımdı. Bir sohbette “Benim eleman nasıl?” dedim.  “Önümüzdeki sene iflas edecek” dedi. Şaşırdım.

Elemanın tüm gelirleri kar zannettiğini, nakit yönetimini düzgün yapmadığını söyledi. Ben elemana durumu anlattım. Uyardım.

“Merak etmeyin Uğur bey… Ben herşeyi hesapladım” yanıtını aldım.

😛

Maalesef söylendiği gibi oldu.

Firmalar, ana sermaye sorunundan daha çok işletme sermayesi sorunundan etkilenir.  Yanlış nakit yönetimi, en büyük cironun kazanıldığının hemen ertesinde şirket batırır.

Tüm gelirlerini kar zanneden herkese bu öyküyü anlatıyorum.

🙁