"sosyal ağlar" etiketli yazılar:

29 Haziran 2016 Çarşamba

Krizlerde Kamu’nun Internet Kullanımı

Krizler sırasında kamu kurumlarının düzgün ve zamanında bilgilendirme yapması, ister istemez paydaş olanların yararınadır.

Benim Brüksel havalimanının bombalanması gününde yaşadığım da bunun bir örneği. Sabah bavulları topladık. Kahvaltımızı yaptık. Otelden ayrılmak üzereydik. Belçika ve Hollanda’daki arkadaşlarımızdan telefon geldi.

bruksel-airport

Resim: 22 Mart 2016 – Briksel Hava Limanı

İlk anda olayın büyüklüğünü anlamadık. İnternet’e girip baktık. Patlamanın resimlerine bakınca Brüksel havalimanının uzun süre kapalı olacağını düşündük. Brüksel hava alanının resmi twitter hesabına baktık. “Havaalanı geliş ve gidişlere kapalıdır. Havaalanına gelmeyin” diye belirtilmişti.

Hemen diğer dönüş seçeneklerine baktık. Amsterdam’dan İstanbul’a bir uçak baktık. Dört saat sonraki bir uçağa bilet bulduk. Satın aldık. Hemen yola çıktık. 2 saat sonra Amsterdam havaalanındaydık.

Brüksel Hava Limanının sosyal mecra hesapları sayesinde mağdur olmadan ve ilave masraflar yapmadan ülkemize döndük.

Özetle, kamu kurumlarının hızlı ve doğru bilgilendirmesi sayesinde, önemli bir mağduriyet yaşamadan olayı atlattık.

 

🙁

Dün, bir blog yazısını hazırladığım sırada sosyal mecralarla ilgilenmedim. Yazının konusu da (tesadüf eseri)  “Hızlı İletişim” idi.  “Yayınla” komutunu verdikten sonra sosyal mecralardan Atatürk Hava Limanı’ndaki üzücü olayı okudum.

Hemen (Twitter ve Facebook yasaklanmadan önce) Atatürk Hava Limanı ve Türk Hava Yollarının twitter hesaplarının görüntülerini aldım.

Atatürk Hava Limanı’nın resmi Twitter hesabı varsa, bulamadım. Sadece aşağıdakini gördüm.

ataturk-hava-limani-twitter

Bu hesap, 24 Ağustos 2013’den beri güncellenmemiş. (Yukarıdaki eğer resmi hesap değilse, Atatürk Hava Limanı’nın resmi hesabının neden hemen bulunamadığını da sorgulamamız gerekir.)

.

Türk Hava Yolları’nın hesabındaki içerik ise şöyleydi.

thy-twitter

Belirsizliği azaltan veya bilgi veren hiçbir içerik yoktu.

Kriz esnasında Twitter ve Facebook iletişimini kesmek yerine sosyal mecralardan düzgün ve hızlı bilgilendirme yapmak, konuyla doğrudan ve dolaylı ilgilenen herkesin yararınadır. Belirsizliği azaltır ve doğru bilginin iletilmesini kolaylaştırır.

.

EKLEME:

29 Haziran 2016 saat 18.17’de aşağıdaki mesaj geldi

thy-twitter-2

Keşke, üzücü olayın hemen hr aşamasında benzer şeklide bilgilendirme yapılsaydı.

🙁

EKLEME 2:

Olaydan 9 gün sonra, Brüksel hava Limanı şu tweet’i göndermiş. Mehmet Ali Orhan (@orhanma)’a teşekkürler

bruksel-airport-twitter

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Kendi SM Hesabı (devam)

Birkaç gün önce Kendi SM Hesabını Yönetmek konusundaki yazıda vurguladığım “Sosyal medya hesaplarınızı marka yönetir gibi yönetin. Kendi markanızı yönettiğinizi unutmayın.” cümleme gelen itirazlardan biri de “İnsanları marka gibi davranması için teşvik etmek, onları ancak pazarlanacak birer ürün haline getirmek olur” şeklindeydi.

sosyal-medya

Oysa ben aksini iddia ediyorum.

Kendinizi olduğunuz gibi yansıtırsanız ve/veya içinizi sosyal mecralara dökerseniz, her şeyinizle apaçık ortadasınız demektir. Böyle olunca da, sosyal mecralar tarafından pazarlanan bir ürün olur çıkarsınız.

Eğer bir mecraya para ödemiyorsanız, satılan ürün sizsiniz” cümlesini hatırlayın.

😉

Kendi sosyal medya hesaplarınızı, gelecekteki işverenleriniz veya olası çocuklarınız için marka gibi yönetirseniz, mecranın pazarladığı meta olmaktan çıkar; o mecrayı kendi pazarlama amacınız için kullanır duruma gelirsiniz. Nesne değil özne olmaya başlarsınız.

  • Keşke “İnsanları marka gibi davranması için teşvik etmek, onları ancak pazarlanacak birer ürün haline getirmek olur” diyen kişi, marka yöneticisi ve sosyal girişimci olduğunu iddia etmeseydi.

🙁

 

28 Ocak 2016 Perşembe

Türkiye’de Instagram 2015

Akıllı telefon üreticilerinden HTC, Türkiye’de Instagram’da 2015 yılı boyunca en çok paylaşılan ve beğenilen içerikleri araştırmış.

HTC_Instagram İnfografik

1 Ocak – 31 Aralık 2015 tarihleri arasında Instagram’da paylaşılan 250 binin üzerinde içerik incelenmiş ve şu sonuçlar çıkmış:

İçerikler konu bazında sınıflandırıldığında:

1 – Aile ve Arkadaşlar – %32
2 – Gezi-Tatil – %19
3 – Yeme-İçme – %14
4 – Selamlaşma ( günaydın, iyi günler,  iyi geceler vb. ) – %12
5 – Alıntılar – %7
6 – Etkinlik – %6
6 – Spor – %6
8 – Evcil Hayvanlar

🙂

Bu konuların alt başlıkları şöyle:

Aile konusunda ilk 3 sıra

  1. anne
  2. kardeş
  3. baba

Ben, arkadaşlar ile çekilen selfilerin, masa başı resimlerinin daha fazla gösterileceğini sanıyordum. Sanırım Facebook ve Instagram bu konuda farklı kullanılıyor.

Gezi ve tatil içeriklerinde ise ilk üç sırayı

  1. deniz
  2. tatil
  3. sahil

oluşturmuş. (Acaba ayak gösterenlerin oranı neydi diye merak ettim.)

Yeme-İçme kategorisinin sıralaması ilginç:

  1. kahve – %27
  2. iftar – %15
  3. çay – %12

Sadece 1 ay süren Ramazan ayı içinde ne kadar çok iftar paylaşımı yapılmış ki, tüm yıl boyunca yapılan çay paylaşımlarını geçmiş. Ayrıca kahve paylaşımlarının marka bazında dökümü yapılsa, kimler öne çıkardı diye de merak ettim.

Diğer popüler konular arasında Selamlaşma kategorisinde ise “günaydın”, “iyi geceler” mesajları öne çıkmış.

😉

Araştırmanın başka ilginç bulguları da var. Her ne kadar en çok paylaşılan kategori olan “Aile ve Arkadaşlar” ise de, beğeni sırasında yeri oldukça düşük. Sıralama şöyleymiş:

  1. Alıntılar – %22
  2. Selamlaşma – %13
  3. Yeme-İçme – %12
  4. Aile ve Arkadaşlar – %9

Bu sonuç beni şaşırttı. Bebek ve evlilik resimlerinin Facebook’taki kadar popüler olmadığını öğrendim. Facebook ve Instagram’da eş zamanlı yayınlanan resimler konusunda bir araştırma yapılsa, nasıl bir sonuç çıkar acaba?

İçeriklerin %95’i resim, %5’i video imiş.

Tahmin edebileceğiniz gibi, Evcil Hayvanlar %23 ile videolarla en çok paylaşılan konu;  Spor %18 ile ikinci, Etkinlik ise %12 ile üçüncü sıradalar.

Evcil hayvanlar deyince, elbette kedi başta.

🙂

Sosyal medya yorumlarından sonra yaptığım ekleme:

Bu araştırmadan daha fazla yararlanmamız için hem her bir unsuru tek tek, hem de çapraz ilişkilerle kontrol etmek gerek.

  • Mevsimsellik etkisi nedir. (Yılda bir ay yapılan iftar paylaşımları, ortalamada bu kadar büyük yer tuttuğuna göre, iftar paylaşımını dışarıda bıraktığımızda, yeme-içme kategorisinde ne oluyor)
  • Ege’de selamlaşma ve Akdeniz’de gezi-doğa derken, yazın oradan gönderilenler mi kasdediliyor.
  • Yazın gönderilenleri dışarıda bırakınca, hangi konular / kategoriler ağırlık kazanıyor.
  • Ortalama kullanıcı bazında, paylaşım sayısı cinsiyet / bölge / vb. bazında ne kadar farkediyor.
  • Ortalamayı bozan (İftar gibi) örnekleri ayrıca incelemek gerekir.
  • Döneminde gündemi etkileyen #soma #ozgecan #direngezi #29ekim gibi konulu paylaşımlar, yıllık ortalama içinde görünmez oluyor. Mevsimsellik etkisiyle ortalamaları bozan (İftar gibi) örneklerle birlikte, bu gibi örnekleri de ortaya çıkaran başka infografikler de olmalı.
  • vb…

Ayrıca, Instagram için yapılan bu araştırmanın benzeri Facebook için yapılsa sonuçlar ne olurdu diye merak ettim.