"sosyal paylaşım" etiketli yazılar:

26 Haziran 2026 Cuma

Liderlik Yazılacak… Yaz

Askerde emir öncesi uyarı yapılır. SOLA DÖNÜLECEK… DÖN.
Linkedin’de de (sanırım) “liderlik yazılacak” diye (gizli bir) emir var.

Üç gol attıktan sonra Lionel Messi oyundan çıkıp kenara gelince yedek sırasına değil yere oturmuş.

“Arkadaşlar, videoyu gördünüz. En az 10 tane liderlik yazısı yayınlamamız lazım“.

Kahraman Fırıncı

Bir fırıncı yolda karşıya geçerken el freni çekilmediği için aşağıya kayan kamyoneti gördü. Hemen içine atladı ve el frenini çekti.

“Arkadaşlar, Instagram ve Facebook’da yayınlanan videoları gördünüz. Yine 8-10 tane liderlik yazısı yayınlayalım”

Benim liderlik konusunda görüşlerimi

  • Olgun toplumlar, lider aramaz yönetici arar
  • Bizde lider değil amir sorunu var

diyerek şurada paylaştım. O yazının altındaki çok değerli yorumlara da göz atmanızı isterim.

😉

Bu düşüncede yanlış olmadığımı, saygın üniversitelerden MIT’nin Sloan Yönetim Dergisi‘nde bir makalede gördüm.

🙂

“Bu kadar çok liderlik yazısı yayınlanıyor da, neden güzel bir örnek yok” diye sorarsanız… Sayın Günseli Özen‘in (çok haklı bulduğum) “İtibarını yitirmiş kavramların müsebbibi, o kavrama ilişkin derinlikli bilgisi olmadan fikirleri olup konuşanlar” tanımlamasını buraya ekleyeyim.

Linkedin’de yayınlandı.

Ekleme: 30 Haziran 2026

Japonya milli futbol takımı, son dakika golüyle kupadan elendi. Teknik direktör ve oyuncular, kültürlerinin bir sonucu olarak Japon seyircilerden özür dilediler.

Elbette hemen “Siz hayatınızda kaç defa böyle bir lider gördünüz?” ve “Bunun adı gerçek liderlik değil de nedir?” diye yazıldı.

 

Ekleme: 15 Temmuz 2026

Norveç milli futbol takımının bir atağında en golcü oyuncuya pas vermeyip şut çektiler. Gol olmadı. Norveç milli takımı elendi.

Hemen bundan da bir liderlik dersi çıkarıldı.

Haaland mütevazi lider olduğu için diğer oyuncu buna cesaret etmiş (Ronaldo, Messi filan olsaymış, diğer oyuncu takımdan kovulacağını bilirmiş),

Sorloth’un aptallığı kıskançlığı ve kaybetmeye mahkum olduğu ilkel rekabet güdüsünü yönetememiş,

Liderlik o pası atmazsa ne olacağının korkusunu yaratmak değilmiş. Arjantin’de herkes o pası Messi’ye atarsa kendisinden daha iyi değerlendireceğini bildiği için atıyormuş. Bunu takıma hissettirmek gerçek liderlikmiş.

Korkutarak, sindirerek veya susturarak lider olunmaz Tiran olunurmuş.

ve daha birçok LİDERLİK yorumu.

Bir sporda anlık verilmesi gereken bir karar üzerine bu kadar çok liderlik yorumu yapabilen Linkedin cemaati, elbette susturulamaz.

😉

Yorum

Linkedin’deki bir yorumu yazıya ekliyorum.

Agricultural Economics – AgTech – Business Development

Yüzbinlerce insan sosyal medyada beğeni almak ve kendini, kendi dünyasının merkezinde görmek için her gün bir konuya ihtiyacı var. Messi yere oturmasa, ayakta dursa; ayakta durup “yorulmak yok” mesajı verdi yazacaklardı. Bir sosyal medya dopamincisi, liderlik hikayesini her olaydan çıkarabilir, onu kimse tutamaz.

😛

Bu yoruma %100 katılıyorum.

.

25 Haziran 2026 Perşembe

“CRM Uzmanı”… derken

CRM’e en büyük zararı, kendilerine CRM uzmanı diyenler veriyor.

Eğer Linkedin’de kendinize “CRM uzmanı” kariyerini uygun görmüşseniz ve bugünlerde moda olduğu için “Yapay zeka ve CRM” konulu yazı yayınlamak hevesindeyseniz…

“Geleneksel CRM sadece geçmişi raporlardı. Şimdi YZ sayesinde CRM’de müşterilerin bir sonra satın alacakları ürünün tahmini yapılıyor, müşterinin ödemeye hazır olduğu fiyat belirleniyor, personelin ürün başına katkısı hesaplanabiliyor, müşterinin terk nedeni anlaşılıyor, terk etme olasılığı saptanıyor, vb… falan, filan…” yazıyorsanız…

Kusura bakmayın ama CRM konusunda zerre fikriniz olmamıştır. CRM’i bir yazılım sanmışsınız ama bu yazılımla neler yapılacağını bile öğrenmemişsiniz.

Yayınladığınız yazıya “Thomas Davenport bunları Ocak 2006‘da Harvard Business Review‘da yazdığı “Analize Dayalı Rekabet” makalesinde örneklerle anlatmıştı” diye yorum yazdığımda yorumumu silebilirsiniz. Beni de engelleyebilirsiniz. Ve bu yaptığınız sizi “Yegane sermayesi başkalarının cehaleti olanlar” sınıfına kaydetmemizi haklı kılar.

Linkedin’de yayınlandı.

Meraklısına, yazının sonunda uzmanlık konusunda bu blogda yayınlanan yazılar var. Bence okumadan geçmeyin.

Yorumlar

Bazı Linkedin yorumlarını bu sayfaya taşıdım.

Agricultural Economics – AgTech – Marketing

Yegane sermayesi başkalarının cehaleti ve elindeki yakışıklı diplomalar olanlar ülkesi burası çok haklısınız. Bu ikisi varsa, her sektörde, her konuda, her özgün sorun ve süreç üzerine, hiç okuma, öğrenme, inceleme, analiz yapmadan istediğiniz kadar atıp tutabilirsiniz. Peygamberlerde böyle lüks yoktu.

Senior Dynamics CRM Consultant at proMX AG

Sadece burada değil. Nvidia CEO’sunun sunumu diye bir post dönüyor, millet noktası virgülüne kopyalıyor onu. Hani post kalitesi diye bir şey de yok 🙂 konu hakkında bilgisi olmayanların fikriymiş gibi duran enteresan işler…

CRM Direktörü

Hocam çok haklısınız, o içeriklerinde çoğunu AI yazdırıyorlar, çünkü o içerik için gerekli donanımları da yok. Kendi penceremden hala çok çalışmam gerektiğinin farkındayım 👏🏼

Zafer Yılmaz • Revenue & Growth Leader | Fintech & Payments

Uğur Hocam çok doğru bir ayrım.
CRM’i yazılım ekranı, yapay zekayı da yeni sihirli katman gibi anlatınca konu tamamen boşalıyor. Asıl mesele teknoloji değil; müşteri verisini doğru okumak, karar sistemine bağlamak ve aksiyona çevirmek oluyor.

Mertcan Okmen • Certified Business Analyst (CBAP) | CRM Loyalty Analyst

O kadar doğru ki. bir de çok pahalı CRM yazılımı alıyorlar kapasitesinin %10 ununu kullanıyorlar. o uzmanlar yüzünden ne bir gamification ekliyorlar ne lead scoring yapıyorlar…

Canan Onat • Consultant

Ugur Ozmen hocam, yıllar evvel ben CRM’i basit bir yazılım sanan biriyle çalışırken sizinle tanışmıştık hatırlarsanız. Neredeyse 20 yıl evvelki şuursuzluk sürüyor demek ki. Saygılar ve sevgilerimle.

Serkan Kayaalp • Retail Management Professional |CX | Store Operations

Ortega y Gasset’in dediği gibi, “Geçmişini bilmeyen insan, sürekli yeniden başlayan insandır.”
Teknoloji değişiyor ama kavramların çoğu düşündüğümüz kadar yeni değil. Yapay zekâ bazen yeni çözümler getiriyor, bazen de eski fikirleri daha erişilebilir hâle getiriyor.

Sanırım asıl sorun teknolojinin kapasitesinden çok, onu hangi problemi çözmek için kullandığımızı unutmak. Bu sadece CRM ve yapay zekâ için değil, hayatın birçok alanında da karşımıza çıkıyor. Araçları amaç hâline getirince yeni bir teknoloji, yeni bir yöntem ya da yeni bir sistemden mucize bekliyoruz. Oysa düşünme biçimi ve süreçler değişmeden araçların tek başına kalıcı bir çözüm üretmesi zor görünüyor.

Product Lead – DigitalAgencyNetwork.com

Bugünü; 2010-2012 arasında “sosyal medya” teriminin her yerde konuşulduğu günlere benzetiyorum. “Bildiklerinizi unutun, Social CRM’e hazır olun!” tarzı metinler havada uçuşuyordu 🙂

Marketing Communications Manager

Biz milletçe her şeyi çok bilirdik, şimdi de içini boşaltmak için Yapay Zeka ve Gelecek terimleri yeniden hortladı. Bunu savunan arkadaşlar muhtemelen bir büyük daha hata yapıyor, yapay zeka senin ne duymak istediğini, halüsinasyon ile sana söylüyor. Bu da hatanın ayıklanmasını zorlaştırıyor. Bizzat kendim için hazırladığım raporda , yanlış abartılı yorumları silmek için çok uzun zaman harcadım.

🙁

Külliyat

Daha önce yayınlanmış yazılar.

😀

01 Kasım 2023 Çarşamba

Sosyal Medyadan Öğrenmek – 2

Sosyal mecralarda yaygın olan bir kartal öyküsü var.

Neymiş…

Kartal Yaşlandığında tüyleri zayıflarmış ve onu olması gerektiği kadar hızlı ve yükseğe çıkaramazmış. Bu durum ölmesine neden olabilirmiş. Bu yüzden dağların çok uzağında bir yere çekilirmiş. Orada zayıf tüyleri yolar, gagasını ve pençelerini kayalarda kırarmış. Bu 150 gün sürebilen çok acılı bir süreçmiş. Yeni tüyler, gaga ve pençeler çıkana kadar bu saklanma yerinde kalırmış. Sonra kanatlanarak eskisinden daha yükseğe çıkarmış.

Daha uzun ve ayrıntılı hikaye isteyenler şuraya bakabilirler.

TED-Reset’te bunu anlatan da var, gazete ve dergilerde defalarca yazan da… Bu kişilerin okur veya izleyici çekmek için çeşitli davranışlarına şahit olduk, oluyoruz. Gerçeği arayanların [1] ve [2] ve [3]  yazılarına bakanlar azınlıkta.

😛

Acaba “Gagası ve pençeleri olmayan kartal, bırakalım 150 günü, 2 – 3 hafta nasıl yaşayabilir” diye sormak aklınıza gelmiyor mu? Bence, sorgulamak = insan olmaktır.

Bu saçmalıklara zaman ayırmayı pek istemiyorum. Her yanlışı düzeltmeye zaman da, blog da yetmez. CRM, dönüşüm, müşteri deneyimi ve pazarlama ile doğrudan veya dolaylı ilgili olan konuları tercih ediyorum. Maalesef, torunum da bu arka-taş gibi saçmalıkları tekrarlayınca… konuya dahil, hatta müdahil olmam gerektiğini düşündüm.

Çocuklar bu yaşlarda hoşlarına giden öyküleri gerçek sanıyorlar. Doğrusunu söyleyince kabul etmek istemiyorlar. Daha önce yanlış olduğu defalarca söylenmiş konuyu blog’uma taşıma nedenim de bu. Ona doğrudan “buradan oku” demek istiyorum. (Whatapp’dan paylaşan arkadaşım olursa da… )

Hani, “her renk… lacivert” diye bir deyim var 😀 . Bir süre sonra İK’cılar da bu palavrayı tekrarlamaya başlıyor. Üstelik, palavra olduğu defalarca yazıldıktan sonra… Yukarıdaki kartal öyküsü bize çok önemli dersler veriyormuş.

Bazen ne kadar zor olursa olsun eski alışkanlıklarımızdan kurtulmamız gerekirmiş. Bize yük olan, hayatımıza değer katmayan şeylerden vazgeçmeliymişiz.

Bu cümlelere katılırım. Sadece katılmakla da kalmam. Defalarca yaptığımı da söylerim. Zaten bu blogun en çok okunan ve yorum alan yazısı 30’dan sonra meslek değiştirmek konuludur. 40, hatta 50 yaşından sonra bile meslek ve/veya kariyer değiştirilir. Tamamen sizin azminiz ve birikiminizle ilgilidir.

Bu hayali öyküyü ve benzerlerini paylaşıp istediğiniz kadar palavra anlatabilirsiniz. Bir fıkrada anlatıldığı gibi “tıbben mahsuru yok“. Birçok izleyiciniz “ayyy, çok ilham verici” diyebilir. Siz de gidip aynayı defalarca öpebilirsiniz… ama bir palavranın arkasına sığınırsanız, başkasına öğütleseniz bile siz bunu gerçekleştiremezsiniz.

😉

Sosyal mecralarda çokça rastlıyoruz. Tüm sermayesi cehalet olanlar var.  Ya başkalarının cehaleti, ya da kendilerinin…

.