Yaşam Evresine Yönelik Pazarlama
Yaklaşık 23 sene önce, yaşam evresi bankacılığı kavramını hayata geçirmek istedik.
İdeal kart bir anda tüm Türkiye’de yaygınlaşmaya başlamıştı. İdeal diye seçerken zaten aklımızda – kredi kartı ile sınırlı olmayan – birçok proje vardı.

Seçilen Evre ve Etkinlikler
Çoğunlukla herkesin yaşadığı evreler ve etkinlikler arasından şunlar seçilmişti:
- İdeal Bebek
- İdeal Tatil
- İdeal Çocuk
- İdeal Eğitim
- İdeal Yuva (Konut)
- İdeal Evlilik
- İdeal Emeklilik
- İdeal Alışveriş
Dönemin İlerisinde Çalışma
Işılay Taşdelen‘in öncülüğünde Sule Pasin Hogburn‘un desteğiyle ve başta Özgür Acar olmak üzere tüm ekibin katkısıyla yaşam evrelerine yönelik pazarlamayı hazırlamıştık.
-
- O yıllarda bazıları “CRM değil CMR” diyordu, CX (müşteri deneyimi) ise sadece konunun odağında olanlar tarafından konuşuluyordu.
😀
Önce Ayrıntılı Profilleme
Tüm yaşam evreleri için aşağıdakinin benzeri çalışmalarla başlandı.

Aynı şekilde, bebeğin doğumundan hemen sonraki aşamaları da sunuyorum.

Yukarıda vurguladığım gibi, seçtiğimiz tüm yaşam evreleri için benzer çalışmaları yaptık.
- Kim bilir kaç ayrı kuruma, en çok ilgilendikleri yaşam evresi çalışmasını ücretsiz sunmuşumdur. Ne de olsa “bilenin bilmeyene borcu vardır” demişler.
😉
Sadece “Evlilik” değil
Evlilik ile çalışmaya başladığımızda “Başka bir isim koyun. İdeal evlilik diye bir şey yoktur. İdeal olan bekarlıktır” diyen onlarca kişi oldu. Çalışmalarımıza espri kattılar, sağ olsunlar 😀 )
Ekiplerimiz, tüm yaşam evreleri için, yukarıda gördüğünüz ayrıntılı profillemeden sonra
- Dönemin genel özellikleri
- Bu özelliklerden doğan davranışlar
- Bu davranışlar sonunda ortaya çıkan harcama eğilimleri
- İhtiyaç duyabilecekleri bankacılık ürünleri
- İhtiyaç duyabilecekleri bankacılık dışı hizmet ve ürünler (Sadece bankacılık ürünleriyle sınırlı kalmayıp, stratejik ortaklıklar kuracağımız kurumları belirlemek için)
çalışmasını da yaptı. Yani, aşağıdaki resimde gördüğünüz çalışma, tüm yaşam evreleri için yapıldı.

-
- Yukarıdaki çalışmaların, bugünlerde yaşam evreleri konusunda çalışma yapan (sadece bankalar değil) tüm kurumların işine yarayacağını düşünüyorum.
Bu resim daha önce Linkedin’de yayınlandı.
Emeklilik evresi hakkında geniş ayrıntı İdeal Emeklilik yazısında. Yorumları da okuyunuz 😉
🙂
Aşamalar
O dönemde projeyi şöyle aşamalara bölmüştük:
Birinci Aşamada Yapılacaklar
Hemen, mevcut ürün ve hizmetler ve mevcut işyerleri ile yapılabilecek olanlar konusunda bazı başlıklar
- Mevcut finansal ürün ve hizmetlerin yaşam evreleri ve etkinlikler doğrultusunda geliştirilmesi ve kategorize edilerek sunulması,
- Anlaşmalı iş yerlerinin yaşam evrelerine göre kategorize edilmesi,
- Anlaşmalı iş yerlerinin, finansal ürün ve hizmetlerin tanıtıldığı sınırlı içerik sunan internet sayfası, basılı katalog veya bültenlerin hazırlanması,
- Kampanyalar gerçekleştirilmesi,
İkinci Aşamada Yapılacaklar
Bazı başlıklar
- Müşteri ihtiyaç ve beklentilerinin belirlenmesi
- Belirlenen ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda hizmet içeriğinin oluşturulması:
- Bilgi
- Alışveriş: Off-line ve on-line alışveriş imkanı
- Yeni finansal ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi
- Bilgi / hizmet sağlayacak, avantajlı alışveriş imkanı sunacak kuruluşlar ile stratejik ortaklıkların kurulması
- Birinci aşamada oluşturulan internet sayfasının detaylı bilgi sağlayan, on-line alışveriş imkanı sunan, finansal ürün ve hizmetlere on-line başvuru imkanı sağlayan site haline dönüştürülmesi
- Uzmanlık gerektiren hizmetler için çağrı merkezi kanalının stratejik ortaklar ile birlikte oluşturularak etkin kullanılması (Sağlık, turizm, vs.)
- Kişiye özel kampanyaların gerçekleştirilmesi
🙂
Sorular ve Yanıtları
Evlilik çalışmasını Linkedin’de yayınladığımda Umut Karlıklı sordu:
- Bir kişinin hangi döneme ait olduğunu nasıl anlıyordunuz?
Bankaların elinde, müşterinin hangi yaşam evresinde olduğunu anlayabilecek yeterli veriler (çoğunlukla) vardır. Yaşı + ek kartları + otomatik ödemeler + MTV + kredi kartı kullanımı + ortak hesaplar + vb…
Müşterilerin tamamının hangi yaşam evresinde olduğunu %100 doğrulukla bilemeyebiliriz ama doğru bildiklerimize doğru tekliflerde bulunmak bize yeter zaten. Zamanla, doğru tahmin edilen müşteri oranı da artar.
Yukarıdaki resimde “hangi konuda hangi bankacılık ürününe ihtiyaç duyacağı” da belirtilmiş durumda. Özetle “hem mevcut müşterinin ihtiyacına özel hizmet sunuluyor” hem de yeni müşteri mevcut yapılanları gözleyebiliyor.
- Bir işe yaradı mı?
Öykünün sonu şöyle:
-
-
- 28 şube varken göreve geldiğimiz banka, Fortis’e satıldığında 120+ şubesi vardı.
- Sektördeki en büyük oyunculardan daha fazla ürün yelpazesi vardı. (Yukarıda adı geçen – ve anamadıklarımız – tüm ekip arkadaşlarımızın sayesinde)
- Bilgi yönetimi ve CRM konusunda hâlâ 2005 yılındaki seviyemize gelen banka olmadı.
-
- Eğer dediğiniz gibi bunca veri ve veri işleme modeliyle hâlâ toplumsal genellemeler üzerine kurulu modellerin ötesine geçemediyse sektörü, vay halimize 🙂
Bunun yanıtı çok basit. Bankanız tam da bana göre diyebileceğiniz teklif sunabiliyor mu? En azından beş tekliften biri tam da bana göre mi?
Haklısınız, bunu görmedim. Gerçi bankalara haksızlık etmeyeyim, hizmet aldığım hiçbir markadan bunu görmemiş olabilirim.
🙂
Arşiv
Yaşam evrelerine uygun web siteleri: Özgür Acar‘ın emeği 
Broşürler:
Önce klasik ürün broşürlerini değiştirdik:




- Birlikte çalıştığımız Kurumsal İletişim ekiplerini de bu vesileyle mutlulukla anıyorum.
🙂
Taklitler, Aslını Yüceltir





😛
Ekip Çalışması
Bugünlerden geçmişe baktığımızda o genç arkadaşlar (Işılay Taşdelen‘in yorumuyla ) “O günlerde farkında olamayacağımız kadar öncüymüşüz. Müşteri odaklı, ihtiyacı merkeze alan, analitik bilgiyi hümanist perspektifle değerlendirebilen muhteşem çocuklarmışız” diyebiliyorlar.
Daha ne isterim ki… Dönemin çok ilerisinde olan bu çalışmalara katkıda bulunan her arkadaşımıza tekrar teşekkürler.








1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
