"tecrübe" etiketli yazılar:

12 Nisan 2013 Cuma

Karşının taksisi

Yolcu, Yalova’dan Bostancı’ya gelmiş. Bir taksiye binmiş. “Taksim’e gideceğiz” demiş.

Taksi şoförü “Abi, ben karşının taksisiyim… Yolu tarif eder misin?” diye sormuş.

Yolcu şaşırmış “Evladım, Taksim zaten karşıda…” Sonra aklına gelmiş “Sen bu işte yenisin galiba?

Taksi şoförü anlatmış.

Bu işi 3 günden beri yapıyormuş. Doğudan gelmiş. Elinde mesleği yok. Sadece ehliyeti var. Yakınları araya girmişler, taksi şoförlüğü bulmuşlar. Çocuk “Ben İstanbul’u hiç bilmem” deyince “Zaten İstanbul’u kimse bilmiyor. Dert değil. Taksiye binen herkese “Ben karşının taksisiyim” diyeceksin. Müşteri sana öğretecek” demişler.

😉

Müşteriden öğrenmek… İşin püf noktası bu…

Gerçekten öğrenebiliyorsa, sadece yolları değil davranışları ve beklentileri de öğrenmeli. O zaman usta olması zor değil.

Hiçbir zaman öğrenemeyenler de var.

😛

09 Ocak 2012 Pazartesi

Değişen bilgi

Bankaların para taşıyan arabaları vardır. Bu arabaların şoförleri şehri avuçlarının içi gibi bilirler. Sadece ana yolları değil, tüm ara yolları, kestirme çıkışları, hatta refüjlerin veya kaldırımların yüksekliğine kadar fikir sahibidirler.

  • İstanbul’un şehri hiç bilmeyen ve “Ben karşının taksisiyim” diyen taksi şoförlerinden kat be kat iyidirler.

Bazıları makam şoförü olur. Ciddi zaman tasarrufu sağlarlar. Taksinin yarım saatte gittiği yere 15 – 20 dakikada varırlar.

Ama İstanbul başta olmak üzere, bütün büyük şehirler yaşayan organizmalardır. Yeni yollar açılır, eskileri değişir tek yön olur, kazı veya tamirat yapılır…

Bizim şoför giderek normal düzeyde sürücü olmaya başlar. Kazandırdığı zaman azalır. Özellikle de eski iş arkadaşları ile sık görüşmüyor, onlardan yollar hakkında bilgi almıyorsa.

😉

Günümüzde, her bilgi çabuk eskiyor.  Henüz olgunluk düzeyine erişmemiş ve sürekli değişen ortamlarda tecrübe, eski anılarla değil içinde sürekli yaşanılarak artırılıyor.

Bu noktada sevgili Osman Ata ATAÇ hocamın sözü devreye giriyor:

15 yıllık tecrübe ile, bir yıllık tecrübenin 15 kere tekrar edilmesini karıştırmamak gerekir.

😀

Resim şuradan alıntıdır.

04 Şubat 2011 Cuma

Kurumsal mı / girişim mi ? (2)

Dün yayınladığım Kurumsal mı / girişim mi? yazısına yorum yapanlara baktığımda, iş tecrübesi olanlarla olmayanların; ön yargılı bakanlarla tarafsız olanların ayrıldığını gördüm.

🙂

Kurumsal ortamlar konusunda eleştirilerimi sakınmadığım onlarca yazı var bu blogda. Kurumsal sanılan ortamda insan davranışlarını epey bir eleştirdim, alaya aldım.  Nasıl o zaman kurumsal  düşmanı değilsem, şimdi de kurumsallık taraftarı değilim.

Bitaraf olanın bertaraf olduğu bu topraklarda anlatmak zor. Ama yine de vurgulayayım. Bu yazı dizisinin amacı, girişimi yermek ve kurumsallığı yüceltmek değil.  Bilmeden kurumsallığa girişenlerin hatalarını ortaya koymak.

😉

Test yapmaya devam edelim:

Bana sıkça şöyle mesajlar geliyor: “Biz yeni mezunlara hiç şans tanınmıyor, deneyimli aranıyor. Söyler misiniz bize şans verilmezse nasıl tecrübe kazanabiliriz? Geçen bir ajans daha tecrübesizliğimden yararlanıp XXX Gazetesine senaryolar yazdırıp işe almayacağını belirtti.

Hangisinde olmuştur:

  • Kurumsal şirkette
  • Girişimde

🙂