"tiyatro" etiketli yazılar:

11 Ekim 2009 Pazar

Nasıl olunuyor

Bugün Pazar. Eğlenceli şeyler okunmalı…

Dün Nasıl CRM’ci oldum diye yazmıştım. Aklıma geldi…

😛

1960’larda…

Bediamuvahhit[1]

Tiyatro sanatçıları, maddi sorunlar nedeniyle zaman zaman filmlerde rol alıyorlar. pek memnun değiller ama… Hiç değilse para kazanıyorlar.

fb7f19392b45f33700a0d50e9ad9a529[1] (Siyah beyaz resim Bedia Muvahhit; renkli resim Altan Karındaş)

Filmin setinde Bedia Muvahhit ve Altan Karındaş hanımefendiler aralarında sohbet ediyorlar.

Bedia hanım 60’larına, Altan hanım ise 40’a yaklaşmış olmalı.

O sırada filmin finansörü – yapımcısı olan müteahhit lüks bir arabayla film setine geliyor. Yanında da bir sahte sarışın

Yapımcı rejisör ile konuşmaya gidiyor. Sahte sarışın ise hanımefendilerin yanına geliyor.

“Sizinle tanışmak istedim” vb… sözlerinden sonra yakınlık kurmak istiyor.

“Ay, ben de sinema artisti olmak istedim ama, babam izin vermedi. Artistler or..pu olur dedi. O yüzden olamadım” diyor, lafın nereye gittiğini bilmeden…

Bedia Muvahhit, tatlı bir gülümseme ile soruyor “Peki kızım…  Sonra nasıl oldunuz?”

😀

19 Aralık 2008 Cuma

“Kulağa küpe” cümleler (4)

Dün, A. hanımın keskin nezaketi ile söylediği bir cümleyi yazmıştım. Bana e-posta gönderdi. “Yazıda tek bir konuya katılmayacağım, o da “Zekice bir cümlenin HERKESİ kendine getirdiği” zira bazen muhatablarımızın anladığı ya da kendine geldiğine emin olamıyoruz” demiş.

Doğrudur… Muhteşem bir cümleyi hatırlattı bana…

Yirmi yıl önce… Büyük insan ve tiyatronun büyük ustası Sn. Metin Akpınar ile bir akşam yemeğinde aynı masada bulunma şansım oldu. Masada Türk Sanat Müziği söyleniyor, bilenler de şarkıya katılıyorlardı.

Masadakilerden biri (benden daha genç olan tek kişi) ne makam ne güfte bilmemesine rağmen, her şarkıya askıntı oluyordu. Sn. Metin Akpınar, gece boyunca bir çok kez ince uyarılar gönderdi. Nafile…

Gecenin ileri saatinde, ustaların ikisini (Sn. Metin Akpınar’ı ve çocuğun dayısını) evlerine bırakmak üzere, arabayı ben kullanıyordum. Metin bey, çocuğun dayısına “yeğeninin söz anlama kapasitesi” hakkında birşeyler söyledi. Aradan söze girdim:

– Siz de çok sayıda mesaj gönderdiniz, efendim.”

Kulağa küpe cümle, Sn. Metin Akpınar’dan geldi: “Çok sayıda mesaj göndermek, gönderenin bahtsızlığıdır“.

.