"toplantı" etiketli yazılar:

14 Şubat 2021 Pazar

Saçmalıklar Tombalası

Kötü bir giriş olacak ama başlarken şunu belirteyim: Bu yazının yazılma nedeni, güncel bir olgu değil. Aksine…

Linkedin’de Dr. Sertaç Doğanay‘ın bir iletisini okudum. Şu görsel ile süslenmiş iletiyi görünce yorumda eski bir yazımı referans vermek istedim.

Geçmişte bu konuda yazmıştım. O zaman alıntı yaptığım kaynakların artık “404 – ULAŞILAMADI” olduğunu görünce, “zamanda yolculuk gibi olacak ama iş başa düştü” dedim ve yazmaya karar verdim.

😛

Bazı yöneticiler toplantılarda hep aynı klişeleri kullanırlar. Bu toplantıları takip etmek, gerekli gereksiz kullanılan kavramlar ve klişeler arasından işe yarayacakları ayırt etmek zor olabilir. Konsantrasyonun azalmasını engellemek için (yönetim bilimlerinin doğduğu yerde – Kuzey Amerika’da) şunu keşfetmişler.

Saçmalıklar tombalası (bull shit bingo). Toplantıya girmeden önce hangi üst düzey yöneticilerin katılacağına bakıyorsunuz. Zamanla her birinin klişesini zaten ezberlediğiniz için tombala kartelalarını hemen düzenliyorsunuz. Örneğin:

Bülent bey toplantıda olacak… Demek ki defalarca

  1. sinerji
  2. baktığın zaman
  3. diğer yandan

kullanacak.

Mustafa bey de toplantıda… Öyleyse hemen her cümlesinde

4. geniş perspektif
5. kutunun dışında düşünmek
6. … vel hasılı (veya) özetlersek …

diyecek.

Şimdi tıpkı tombala gibi 3 satırlı kartelalar hazırlanır. Siz 1-3 ve 5’inci kavramları seçersiniz, diğeri “Bülent bey sözü aldı mı bırakmaz” deyip 1-2-3 seçer. Bir başkası 2-4-5 der. Herkes seçimini yaptıktan sonra toplantıya girersiniz.

Pür dikkat dinlersiniz tüm toplantıyı. Tombala kartelanızda olan kelime / kavram geçince bir tık atarsınız. O satırda 5 tane olunca ÇİNKO, hepsi tamamlanınca TOMBALA olur.

😉

Gerçek tombala oynar gibi yüksek sesle bağırmanızı önermem. Toplu işten çıkarma konusu olabilirsiniz. Toplantıyı tüm dikkatinizle dinlemeyi öğretirken kovulmanızı istemem. Aranızda anlaşacağınız bir davranış veya cümle belirleyin. Hatta isterseniz, siz de gelecekte yönetici olacağınız zaman kullanacağınız kendi klişelerinizi şimdiden yaratın.

😀

Meraklısına… TOPLANTI konulu eski  yazılar  . [1] , [2] , [3] , [4] , [5] , [6] , [7] , [8] , [9]

Verimli toplantılar diliyorum.

.

09 Aralık 2016 Cuma

Klişe Tombalası

1 Temmuz 2005’te, “Bigdata anlatırken “Zeki Müren de sizi görecek” veya nesnelerin interneti (IoT – Internet of Things) anlatırken “peynir ısmarlayan buzdolabı” veya “şoförsüz araba” cümlelerinden öte gidemeyenler”den bahsetmiştim.

Bugünlerin sahne modası

  • Hiçbir odası olmayan AirBnb
  • Hiçbir arabası olmayan Uber
  • Hiçbir üretimi olmayan Alibaba
  • Hiçbir yazarı olmayan Wikipedia

cümlelerinden mutlaka bahsetmek.

   Bir ara “Hiç kitap rafı olmayan Amazon” deniyordu ama Amazon arka arkaya dükkan açınca bu cümle ortadan kalktı

Bu “Hiçbir  …  olmayan  … ” cümlesini binlerce kez duyduk ama “varlıksızlık” (mülkiyetsizlik – no asset) kavramının sanayi şirketlerine nasıl uyarlanabileceğinden bahseden neredeyse yok.

🙁

Neden mi? Klişeyi duyup “Çok iyiymiş bu yahu… Bunu ben de sunumlarımda kullanayım“dan öte gidemeyen konuşmacılar olduğundan.

Bir kez daha “Hiçbir  …  olmayan  … ” cümlesini duyduğunuzda biraz sabredin. Varlıksızlık (mülkiyetsizlik) uygulamasının internet doğumlu olmayan şirketlerde nasıl uygulanacağını anlatmazlarsa, saçmalıklar tombalasını kazanmış gibi “tombala” diye bağırın ve elleriniz patlayana kadar alkışlayın.

😉

EKLEME:

Kutadgu Arslan’ın Facebook yorumundaki resmi de ekliyorum.

Kutadgu Arslan yorumunda “Geçen gün şirket içi bir sunumumda, “benim sunumumda bunları bulamayacaksınız peşinen söyleyeyim” dedim. ” diye belirtti.

🙂

 

04 Ekim 2016 Salı

Toplantı ve Ego

Bankacılık zamanımdaydı. Kart Hizmetleri A.Ş. yöneticileri olarak (bağlı olduğum Genel Müdür ve ben) Türkiye’nin büyük markalarından birini ziyarete gittik.

Oldukça büyük bir toplantı masasının etrafına oturduk. Biz 2 kişiyiz, markanın yöneticileri de 5 – 6 kişi geldiler. Yerlerimizi aldık. Aklımda kaldığı kadarıyla, CEO kamuda çok üst düzeyde görev yapmış meşhur biriydi.

Masanın bir köşesinde yüksekçe bir bar sandalyesi duruyordu.

Toplantı başlamadan önce şirketin veliahtı geldi. Oldukça kısa boylu olan veliaht, bar sandalyesine çıktı ve oturdu.

😉

Toplantı başladı. Veliahtın ayakkabıları ve rengarenk çorapları masa seviyesindeydi. Dizleri, omuzlarımızla aynı düzeydeydi.

Aslında boyu kısa olabilir. Ama… hepimize yukarıdan bakacak şekilde konumlanmıştı.

toplanti-2

Geçenlerde zamana ayak uyduramayan markalar hakkında sohbet ediyorduk. Bir dönemlerin büyük markalarının, artık “anneannenizin markası” olarak sıfatlandığını tartıştık.

Nedenlerini konuştuğumuzda, yukarıdaki anımı anlattım ve “Bence ilk nedeni EGO” dedim.

Bu “Ben ders almam, ders veririm” tavrı markanın zamandan kopuk yaşamasına neden olabilir.

🙂