"Uber" etiketli yazılar:

31 Mart 2019 Pazar

Hiç … olmayan …

Hani şu meşhur klişe var ya…

Bugünlerde, en bilinen örneklere “yalan oldu” diyebiliyoruz.

😛

Amazon için uzun süreden beri “hiç rafı olmayan” diyemiyoruz.

ve sacede rafı olmayan değil, artık “hiç stoku olmayan” da diyemeyiz. Kendi tedarikçilerine rakip olmaya başladı.

Aşağıda Amazon’un kendi markasıyla çıkardığı ürünlerin yükselişi görülüyor. (Aykut İbrişim’e teşekkürler)

😉

Uber, kendi mülkiyetindeki şoförsüz arabalar için çalışmaları sürdürüyor.

Uber, şoförsüz kamyonlar için de çalışmalar yapmıştı ama bu konuda çalışmaktan vazgeçip şoförsüz arabaya odaklandı.

😉

Cambridge Analytica‘dan sonra, sosyal mecralara da “hiç yazarı yok” diyebilir miyiz? Aksine, “çok sayıda kötü amaçlı yazarı var” mı demeliyiz?

🙁

Airbnb önce listeye butik otelleri ve pansiyonları almıştı. Böylece, otellere rakip oluyor ama yıllardır varlığını sağlayan ev sahiplerine de rakip geliştiriyor. Evlerin otelleşmesi (yıkama ve kuru temizleme hizmeti, 24 saat yiyecek ve içecek, vb…) gibi bir durum ortaya çıkarsa şaşırmam.

Hedef bölgelerde küçük otellerin satın alınması veya kendi otellerinin inşa edilmesi konusu da bir süredir yazılıyor. (Umarım gerçekleştirmezler)

😉

Artık bu klişeleri daha dikkatli kullanmalıyız.

Üstelik, Amazon ve Airbnb örneklerinde, platformların tedarikçilerine rakip olmasının tehlikesini de göz ardı etmemeliyiz.

Değil mi?

.

30 Mayıs 2018 Çarşamba

Taksici Yine Anlamamış

MBA katılımcılarımızdan Umut Altun haber verdi.

Atatürk Hava Limanı’nda lüks taksi dönemi” başlamış.

Haberi şuradan okuyabilir, hatta sabırlıysanız videoyu da seyredebilirsiniz.

Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi Başkanı Fahrettin Can, uzun uzun anlatmış. Neymiş… 350 bin TL (doların tırmanışından önce) değerinde lüks arabalar varmış. (Meğerse 350 bin değil, 200 bin TL imiş. Onlara yine kıyak yapılmış.)

Konuşmada birkaç kez “taksi şoförlerinin vizyonu” deyimi geçiyor.

😉

Taksiye bindim. Sancaktepe’den Kozyatağı metro istasyonuna gidecektim.

Navigasyonu açtım ve nasıl gideceğimizi şoföre söyledim. “O yol kapalı, şimdi oradan geldim” dedi. Ben “Navigasyon ne diyorsa öyle yapalım” dedim. Adam benim söylememe rağmen yan yola saptı. Az sonra trafik sıkıştı.

30 dakikada Kozyatağı metroya ulaşamadım. 50 dakika sonra, Yenisahra metroya oldukça uzak bir yerde inmek zorunda kaldım. Normalde 30 – 35 TL arası ödeyeceğim yerde 46 TL ödedim.

Aşağıdaki resimde yer alan (taksiciler birliği filan ilgilenecekse plakasını verebilirim)  tüm trafiğe ters yönde duran araç var ya… İşte o.

Sormak istiyorum:

  • Sosyal mecralarda taksicilerden neden şikayet ediliyor diye göz attınız mı?
  • Neden UBER veya korsan taksi tercih ediliyor diye, önyargılardan uzak bir araştırma yaptınız mı?
  • Bir sıralama yapıldığında “arabaların lüks olması” kaçıncı sırada geliyor?
  • Aynı şoförler daha lüks arabalara bindiklerinde davranış ve tavırları değişir mi?
  • Şoförlerin uslup ve davranışları konusunda söyleyeceğiniz bir cümle var mı?
  • Bombalama anında tuttuğunu öpmek isteyen Atatürk Havalimanı taksicileri, şimdi iki katı fiyatla mı öpecek?
  • Yolunu kestiğiniz, tehdit ettiğiniz (yani terörist gibi davrandığınız) zaman UBER’i mi, sizi mi tercih ederler?

🙁

Şahsen ben, lüks araba değil insan gibi davranan taksi şoförü arıyorum. Uber’i veya başka seçenekleri tercih etme nedenim de bu.

Müşteri deneyimi kavramlarından bu kadar uzak bir topluluğun, turistlerin Türkiye’ye ayak bastığı ilk noktada, ilk temas edilen kişiler olması… Hüzün verici.

.

12 Şubat 2018 Pazartesi

Mülksüzleşme

Özgür Alaz sayesinde öğrendim. Almanya Tchibo, bebek kıyafeti kiralama modeli sunmaya başlamış.

Linkedin’de görünce altına şöyle yazdım:

O kadar önemli bir değişimin habercisi ki… En az Uber, Airbnb gibi çığır açacak bir yöntem aslında. İster mülksüzleşme, ister paylaşım ekonomisi, ister platform deyin… Dijital dönüşümün getirdiği yıkıcı unsurlardan biri olacağını söyleyebilirim.

Linkedin’de çok sayıda yorum ve ilginç olduğunu söyleyebileceğim tartışmalar yapıldı.

😉

Neden bu modelin çok önemli bir gelişme olduğu kanaatinde olduğumu anlatayım.

Web’de doğan kurumların başarılarından biri de mülksüzleşme. Biz bu kavramı

  • Hiç odası olmayan Airbnb
  • Hiç arabası olmayan Uber
  • Hiç stok tutmayan Alibaba
  • Hiç …..sı olmayan …..

klişelerinden biliyoruz.

Web doğumlu kurumların başarılı uygulamalarını müşterilerine değer önerisi haline getiren geleneksel kurumların farklılaşmasını da izliyoruz.

Almanya Tchibo’nun bu yaklaşımını beğenmemin nedeni de mülksüzleşmeyi müşterilerine değer önerisi olarak sunmasından kaynaklanıyor.

Belki biliyorsunuzdur… “Çocuğun yediği helal, giydiği haram” diye bir atasözü vardır.

Linkedin’de yorum yapan Emre KocabaşTürk kültüründe olan bir şey “kardeşten kardeşe” hemen hemen herkes abladan abiden bazen akrabadan kalan birşeyler giymiştir sanırım. ” demiş.

Altuğ Gürkaynak, ofisteki 5 arkadaşına sormuş. “4 EVET, 1 HAYIR. çocuğu olanların tümü EVET dedi, çocuksuz bir idealist arkadaşımız HAYIR dedi..” diye sonuçları bizimle paylaşmış.

Hemen hepimiz, ilk çocuğun elbiselerini ikinci için sakladık. Giymediği durumlarda, akrabalara ve arkadaşlara verdik veya aldık.

🙂

Mezuniyet yemeği için (çoğunlukla hayatında ilk defa) uzun gece elbisesi giyecek olan kızlarımız, “koşulsuz iade” yapan yerleri tercih ediyor. Büyük kısmı, ertesi gün iade ediyorlar.

Demem o ki, kullan – iade et modeli zaten işliyor.

.

Zaten bilmemne.com bunu yıllardır yapıyor” diyecek olanlara TEKRAR söyleyeyim. “Web’de doğmamış geleneksel kurumların benzer uygulamalar yapıp mülksüzleşmeyi değer önerisi olarak sunmasını” konuşuyoruz. “Satın alırsan 40 TL, aylık kiralarsan 10 TL” denilmesini konuşuyoruz.

“Uber’in yaptığını otomobil satıcılarının yapması gibi; satmak yerine kiralamak, zamanla kiralamak yerine de istendiğinde şoförlü araba hizmeti sunmak gibi” desem anlaşılabilir mi?

😀

Geçen hafta katıldığım bir toplantıda “Bu devirde teknolojik cihazları satın almak ne demek? İki yıl sonra değiştirilecek aletler satın alınır mı?” denilmişti.

Linkedin’de Özgür Alaz’ın iletisine yorum yapan Oğuz Tanrıkulu Vestelin 2 yılda bir TV’ nizi yenilemesi gibi..akıllıca” diye yazmış. Aynı fikirdeyim. Yakın gelecekte, maddi varlıklar için de abonelik benzeri uygulamaları göreceğiz.

Zaten birçok Avrupa ülkesinde cep telefonları o şekilde kullanılıyor.

😉

Almanya Tchibo başarılı olur mu bilemem ama bu “kullandığın kadar öde” (hizmet olarak ürün – product as a service – PaaS  [1] ve [2] ) modelinin geleneksel sektörlerde de çok yayılacağına eminim.

EKLEME: Temmuz 2018

Black & Decker Social Tools adıyla el aletlerini kiralamaya başladı. Ek olarak kullanım bilgileri ve neyi nasıl kesmek, doğramak, vidalamak, vb. gerektiği konusunda know-how aktarıyor.

Amerikalı otomobil üreticisi General Motors, müşterilerine, otomobillerini kullanmadıkları zaman kiraya verebilecekleri bir platform sunmaya başladı.