"usta" etiketli yazılar:

15 Ekim 2010 Cuma

Uzmanlık

Efsane ekibin İzmir kadrosu ile buluştuğumuzda Halim Subaşı hatırlattı. Yıllar önceye ait bir anı.

Bankanın POS cihazını vermediğimiz yemek, giyim, vb…. dükkanı kalmamış.  Pazarı genişleteceğiz. Sanayi bölgesindeki kaportacılara gitmişler. Bütün gün dolaşmışlar, hiç iş çıkmamış.

Bana söylemişler. Bunun üzerine şu fıkrayı anlatmışım.

😀

Fransız ressam muhteşem bir at resmi yapmış. Dörtnala koşan bir at. Yeleleri uçuşuyor. Ağzından köpükler saçıyor. Hani neredeyse canlanıp yanınızdan geçip gidecek, ayak seslerini duyacaksınız.  Herkes bayılmış. Gazeteciler resmini çekiyor, insanlar hayranlıklarını belirtiyor.  Övgüler ard arda sıralanıyor.

Kıyafetinden o ortama alışkın olmadığı belli bir adam “Olmamış” demiş.

Herkeste bir tepki… Adama yüklenmişler. Sen kimsin? Resimden anlar mısın? Ne okudun? Ne biliyorsun?

Adam sakince yanıtlamış. “Ben çiftçiyim. Pek okumuş olduğum söylenemez. Resimden de hiç anlamam. Ama attan anlarım ve gem vurulmamış atın ağzı köpürmez.”

😀

20 Eylül 2010 Pazartesi

Ustalık

Yıllar önce bir arkadaş, Picasso’nun yandaki gibi bir resmine bakıp şunu söylemişti:

Bu kadar şöhret olduktan sonra böyle bir resim yap. Her kadına da “Sevgilim, bu sensin. Bana verdiğin ilham ile yaptım” de… Kim farkedebilir ki?..

😀

İşin gerçeği öyle değil.

Bu kadar az çizgi ile Don Kişot’u çizebiliyorsan… 

bir mürekkep lekesi ile boğa güreşini anlatabiliyorsan…

zaten…

😀

11 Eylül 2010 Cumartesi

Nasıl bir öğrenci – 2

Okul açılmak üzere…

Bildiğiniz gibi, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde CRM (Müşteri İlişkisi Yönetimi) dersi veriyorum.  MBA düzeyinde ve zorunlu ders  değil. Bu durumda, dersi alacak olan öğrencilerin en azından Google‘dan araştırma yapmalarını bekliyor insan. Kimdir, nasıl bir hocadır, notu kıt mıdır, vb…

Derse gelen öğrencilere “Neden CRM dersi almak istediklerini” soruyorum. Çoğunun, değil CRM dersinde ne anlatıyorum yazısından, ugurozmen.com’dan bile haberi yok.

🙁

Friendfeed’de sormuştum. “MBA ne demek” diye… Bazıları için Master of Business Administration (iş idaresi ustası), bazıları için ise “Masrafını Babamdan Alın” veya “Maalesef Ben Anlamıyorum” anlamına geliyor.

😛

Şu master = usta deyimine takmış vaziyetteyim zaten.

Haftada iki saat seyretmekle USTA olunmuyor. Halkımız, “seyretmekle usta olunsaydı, kediler kasap olurdu” demişlerdir.

Yani haftada 2 saat okula gelindiği için Master unvanı hak edilmez.

2009’da yayınladığım Nasıl bir öğrenci yazısının yorumlarından bir cümleyi burada tekrarlayacağım. Bir işe başvurduğunuzda, “dersler önümüzden tren gibi geçti” mi demek istersiniz, “ben şunları biliyorum” demeyi mi?

😛

Geçen yılların öğrencilerinden ben de birşeyler öğrendim.

Bu nedenle, önümüzdeki dönem içinde dersimi almak isteyen öğrencileri baştan uyarmak istedim.  Bazı (az sayıda da olsa)  öğrencilerimden duyduklarım ışığında hazırladığım liste aşağıda…

Sevgili Öğrenciler,

Bunlardan birine bile “EVET, işte bu ben…” diyorsanız, CRM dersini önermiyorum.

Ben anlatmak için değil, öğretmek için okula gidiyorum.  Siz de öğrenmek için oradaysanız… Hoş geldiniz,  sefalar getirdiniz…

😀