CRM belki, Excel daima
Bu konu, sayın İnan Acılıoğlu’nun şu paylaşımı nedeniyle aklıma geldi.

Hatta yorumumu Linkedin’de paylaştım ama… “işin şikayet kısmıyla yetinmemeli” diyerek bu yazıyı hazırladım. Örnekleri de artırdım ki eğitim malzemesi olarak da işe yarasın.
Örnek 1
Bilinen bir şirketin CRM projesini yapıyorduk. Projenin sıfırıncı aşama ( [1] ve [2] ve [3] ) diye adlandırdığımız teşhis aşamasını bitirdik. Raporumuzu ilgili yönetimlere sunduk. Beğenildi. Sonra adım adım uygulamaya geçeceğiz.
Şirket bu arada 2 kere Pazarlama GMY (CMO) değiştirdi. Yeni gelen CMO, daha önceki işinde dünyaca bilinen (bugünlerde Nvidia neyse, o günlerdeki karşılığı gibi) bir teknoloji şirketinin Türkiye CMO’suymuş.
Daha tanışmadan önce bu haberi duyunca, karşımda böyle bir muhatap olacağı için çok sevinmiştim. Taa ki ilk toplantıya kadar.
Artık muhatabımız olduğu için kuruma daha önce gönderdiğimiz CRM Yol Planı teklifimiz bu CMO’ya aktarılmıştı. Toplantımızda, neden bu yol planını uygulayacağımızı kendisine sunacaktık. Daha ilk cümlelerde “CRM işe yaramıyor. Önceki şirkette milyonlarca dolar verildi. Şu (CRM’de dünya lideri) yazılımı kullandık ama sadece satışçıların nefret ettiği bir altyapı oldu” dedi.
Kendisine doğrudan “Siz orada satışçıların ihtiyaçlarının analizini yaptınız mı? Sistemdeki bilgileri verimli kullanacağı ortamı hazırladınız mı? Müşteriye giderken kara kaplı defteri değil de, müşteri ekran görüntüsünü (screen shut) alıp gittiğinde daha fazla bilgi içerecek bir düzen kurdunuz mu?” diyemedik ama bunların olması gerektiğini anlatmaya çalıştık.
Kısa süre sonra şirket bu arkadaşı da gönderdi ama sorun giderilemedi. Projeyi yapmamaya karar verdiler.
Örnek 2
Bir eski öğrencim, çalıştığı kurumun CRM ihtiyacı doğunca benden bahsetmiş. Pazarlama Müdürü ve Bilgi İşlem Müdürü ile toplantı ayarlanmış. Bu iki müdür, eski öğrencim ve ben toplandık.
Toplantıya başladık. CRM ihtiyaçlarından kısaca bahsettiler. Ben böyle bir projenin alt süreçlerini, ne kadar zaman alabileceğini ve onların göstermesi gereken çabayı anlattım.
Meğerse onlar “danışmanda sihirli değnek olduğunu ve kurumun verilerini inceleyip “şöyle yapın” diyerek birdenbire her şeyin muhteşem olmasını sağlayacağını” umuyorlarmış. “Bu kadar bekleyecek zamanımız, bu işleri yapacak kadromuz yok” dediler.
Benimle veya başkasıyla çalışsalar da en iyi çözümün “hemen bir yazılım satın almak olmadığını” anlatamadım. Katılımcılardan biri Bİ Müdürü olmasa, bu kadar şaşırmayacağım.
Not: Bu kurumdan şurada da bahsetmiştim.
Örnek 3
Danışmanlık nedeniyle birçok şirket tanıdım. Bunların az sayılamayacak kadarında 6 – 7 farklı iş biriminin (departmanın) her birinde sadece raporlamayla uğraşan 4 – 6 kişilik gruplar vardı.
Yani bu şirketlerin her birinde 35 – 40 kişi, tüm mesailerini farklı kaynaklardan ve/veya farklı sistemlerden (alt-yapılardan) rakamlar bulup yönetim kademelerine excel tablolarda birleştirerek rapor üretmeye ayırıyorlardı. Her bir departman farklı kaynakları ve farklı tanımları kullandığı için, aynı konudaki raporlar bile farklı rakamlar gösteriyorlardı. Aslında, yönetimin elinde sağlam ve tutarlı raporlar da olamıyordu.
“Yapay zeka gelince bunlar işsiz kalacak” derseniz yanılırsınız. Şu anda bile, onların tüm çalışmalarını gereksiz kılan teknolojiler var. Ama raporlamacı sayısı giderek artıyor. Zaten bu yazının konusu da tam o…
Bugünün ücretleriyle bakalım.
35 kişi x 40.000 (raporlama elemanının ortalama maliyeti) = 1,4 milyon TL/ay
1,4 milyon TL/ay x 12 = 16,8 milyon TL/yıl = yaklaşık 470 bin ABD doları
Bir yatırım kendisini 3 yılda geri öderse (yaklaşık %35 ROI – geri dönüş oranı) BAŞARILI deriz. Projeyi iyi yönetirseniz, kesinlikle 470 bin $ harcamadan raporlama sistemini bir yıldan kısa zamanda kurarsınız.
Not: Projenin, üst yönetimin gönlünü alıp desteğini hızlandıracak “hızlı kazanım” (quick win) kısımlarından biri burasıdır.

Kültür Stratejiyi…
Kurumlarda şöyle bir kültür (inanış ve davranış) var. “Bir yazılım satın alacağız, hayatımız mükemmel olacak”
😉 Adeta “Bir kitap okudum, hayatım değişti” gibi…
Oysa öyle olmuyor. Satın aldığınız yazılım ne kadar sektöre uygun geliştirilmiş olsa da sizin dokunuşlarınızı ve kendinize uyarlamanızı gerektiriyor. Kolları sıvamak ve işe girişmek lazım.
Bana “En iyi CRM yazılımı hangisi” diye soranlara iki klişe yanıt veriyorum. İkincisi şöyle:
Eğer ana kavramları biliyorsanız (işin KÜLTÜR tarafı),
- Ara Güler’in “iyi makine ile fotoğrafçı olunmaz, ben dikiş makinesi ile bile fotoğraf çekerim” dediğini,
- Tenceresi veya tavası iyi olanın iyi aşçı olmadığını,
- Arabası iyi olanın iyi şoför olmadığını,
- Daktilosu veya yazıcısı iyi olanın yazar olmadığını
hatırlayın.
Kavramlara ve yönteme çok hakim değilseniz, zaten boşa masraf yapacaksınız. Excel’le devam etmek isteyeceksiniz.
![]()
Yakın zamanlı olarak Linkedin’de yayınlandı.
Ek malzemeler:
- “Eğer her gün masama bir koca demet rapor gelmezse, astlarım benim önemli bir iş yapmadığımı düşünür” diyerek, sistemden rapor çekmeye itiraz edenleri gördük.
https://ugurozmen.com/is-hayati/onemli-gorunmek




1981 yılında ODTÜ – İşletmecilik Bölümünden mezun olduktan sonra, Price Waterhouse Consultancy’de iş hayatına başladı...
