"yönetim" etiketli yazılar:

08 Aralık 2015 Salı

Güven Duygusu ve Ahlak

Linkedin’de, Kamil Eryazar sayesinde şu araştırmadan haberim oldu.

vatandas-2

Sonuçlarını okudum.

En önemli gördüğüm sayfa şu:

vatandas-1Neden önemsediğimi belirteyim.

Eğer sosyal mecralarda “Türk insanı dürüst müdür?” diye sorulursa, “Dürüsttür” diyenler ezici çoğunlukta çıkıyor. Aksini söyleyenleri küçümseyen yorumları da ihmal etmiyorlar. (Sonra gazetelerde Dünya’yı gezerken Türkiye’de ölen, öldürülen, soyulan kişilerin haberlerini görüyoruz.)

2012 yılında da çevresine güvenmeyenlerin toplumuyduk. Şimdi rekora koşuyoruz.

😉

Eğer ahlak deyince akla sadece iç çamaşırının altı değil de rüşvet, yolsuzluk, dolandırıcılık, kazık atma, hırsızlık, başkasının hakkını yeme, işinin gereğini yapmama, sözünü tutmama, vb. gelse…

Birbirine güvenmeyen ama ahlaklı (?) bir toplum olmaktan kurtuluruz.

🙁

02 Aralık 2015 Çarşamba

Uluslararası ve Yerel

Üç arkadaş bir proje üzerinde konuşacaktık. Hem sakin, hem de güzel manzaralı bir yere gidelim diye karar verdik.

Yıldız Parkı’ndaki Malta Köşkü’ne gittik.

Wi-fi filan yoktu. Nedenini sorduğumuzda içinde “belediye, kanun, yasak” kelimeleri geçen anlamsız yanıtlar aldık.

Ben ihtiyaç molasından yararlandım. Yanda resmi olan kısma girdim. Bay-Wc

İçeride pisuar yoktu. Klozetin bulunduğu bölmenin kapı kapalıydı. Bekledim. İçeriden bir kadın çıktı.

Benim şaşkın halimi görünce o da şaşırdı. İngilizce “Erkek tuvaleti miydi?” diye sordu. “Elbette. Yoksa neden burada bekleyeyim ki?” deyince durumu izah etti.

“Türkçe bilmiyorum”

Girerken İngilizcesinin yazmadığına dikkat etmemiştim ama çıkarken resmini çektim.

🙂

İçeride çok sayıda yabancı grup vardı. Yabancı konuk sayısı muhtemelen yerlilerden fazlaydı.

Bunca yabancı misafir ağırlıyorken, neden İngilizcesini yazmadıklarını ve BAY yazısı Türkçeyken, neden WC diye İngilizce kısaltma koyduklarını merak ettim.

😉

Zaten

  • global
  • uluslar arası
  • sınır ötesi
  • glokal (uluslararası şirket, yerel strateji)
  • yerel

gibi kavramları [1] , [2] , [3] sorgularım.

Bence Malta Köşkü, gelenler ne kadar yabancı olursa olsun ne turistik, ne de yerel sayılacak bir işletmecilik anlayışıyla yönetiliyor.

Öylesine

😮

 

08 Eylül 2015 Salı

Pazarlama Kimin İşi

Müşteriden Kaçmak yazısında “Pazarlama sadece pazarlamacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir” cümlesini yaşadığımı anlatmıştım.

Evet, pazarlama herkesin görevi ama… Bir iş herkese verince şöyle olur.

Herkesin-hikayesiTürkçesi

Bu “Herkes”, “Bazıları”, “Herhangi biri”, “Hiç kimse” isimli dört kişinin hikayesidir.

Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Herkes bunun Bazıları tarafından yapılacağından emindi.

Herhangi biri yapabilirdi, ama Hiç kimse yapmadı.

Bazıları buna çok sinirlendi. Çünkü bu Herkesin işiydi.

Herkes bunu Herhangi birinin yapacağını düşünmüştü, ama Hiç kimse bunun Herkes‘in yapmayacağını düşünememişti.

Sonuçta Herkes Bazılarını, Herhangi birinin yapabileceği işin Hiç kimse tarafından yapılmamasından ötürü suçladı.

😀

Pazarlama herkesin işi ama koordinasyon içinde yapılması gerek.

Her kafadan bir ses çıkınca, şirketlerin itibarı açısından ne kadar zararlı olduğunu son yıllarda – özellikle sosyal mecrada destansı başarısızlıklarda – defalarca gördük.

😉

Bu nedenle öncelikle kurumsal stratejiye ve yıllık planlara, sonra da kimin, hangi konuda, ne zaman, kimlerle pazarlama iletişimi yapacağına dair bazı kurallara gerek var.

🙂