İşe giriş görüşmesi… (2)
Eleman alırken sorduğum sorulardan bahsetmiş, kendimce bazı kalıplar oluşturduğumu yazmıştım.
İşte benim kalıp sorularımdan ikinci dizi:
- Hayatındaki en büyük başarın nedir?
Bu soruya nasıl yanıt verildiği önemlidir. Çoğunluğu sadece üniversite sınavını kazanmasını veya okulunu bitirmesini “başarı” olarak nitelendirir. Kendini geliştirmeye yönelik, anlamlı bir kişisel başarıdan bahsedenler, fazladan puan kazanır.
Ancak, bu soruya verilen yanıttan daha önemlisi, sonraki soruya yanıt vermektir. Zaten ilk soru, sonraki soruyu pişirmek için sorulmuştur.
- Neden bu olayı “başarı” diye sıfatlandırıyorsun?
Bir önceki soruya anlamlı yanıt vermeyenler bu soruda saçmalarlar. Kişisel gelişimine katkıda bulunanların yanıtı zaten hazırdır. “Bu olaydan sonra…” diyebilirler.
Üçüncü soru ise, ilkinin bir benzeridir.
- Hayatındaki en büyük başarısızlığın ya da “keşke yapmasaydım” dediğin şey nedir?
“Hayatta yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım!” sözü, başka konuşmalarda işe yarayabilir. (Sevgilisinin gözlerinin içine bakarak söyleyebilir.) Ama burada en yanlış yanıtlardan biridir. Bu sorunun amacı, “hatalarından ders alma” eğilimi olup olmadığını öğrenmektir.
Hiç hata yapmayanlar, hiç iş yapmayanlardır. Ömer Seyfettin’in “Mermer Tezgah” öyküsünü bilmeyenlerdir. Diyorum ya, mükemmel elemanın bana ihtiyacı yoktur.
Bu sorunun yanıtı “hiç hata yapmadım” dışında nasıl olursa olsun, sonraki soru kaçınılmazdır.
- Bu hatadan ne dersler çıkardın?
Bazıları, başarısızlığın aslında kendilerinden kaynaklanmadığını söylerler. Her zamanki “hakem rakip takımı tuttu, rüzgar karşıdan esti, güneş gözüme girdi, şeytan doldurdu, vb…” bahaneleri, işe alınmamak için haklı gerekçelerdir.
Başarısızlığından ders almayanlarla hiç işim olmaz. Size de tavsiye etmem.
.
Etiketler: başarı, başarısızlık, feed-back, iş görüşmesi, işe alma, kariyer, mükemmel eleman, yanlış, yönetim
Kategori: İş hayatı, yaşamın içinden
13 Kasım 2008
8:30 am
Üstadım, emeğine yüreğine sağlık, yine harika bir başvuru yazısı.
Sevgi ile kal…
14 Kasım 2008
12:11 pm
Değerli hocam,
Yorum yapmak için tamamlamanızı bekledim, elinize sağlık, gerçekten çok başarılı olmuş. Kıskandım ama, belki bir gün ben de bu konuda yazarım.
Selamlar,
18 Kasım 2008
3:31 pm
[…] Bu yazı nereden aklıma geldi? http://ugurozmen.com/?p=176 http://ugurozmen.com/?p=178 […]
21 Kasım 2008
4:30 am
[…] 2 yazıda [1] ve [2], tecrübesi az elemanlar için soru kalıplarımı vermiştim. Bu sefer sıra […]
17 Mart 2009
6:40 am
İşe alma’da hatalar da yaptım
17 Mart 2009
2:12 pm
Ilginç bir durum. Dışbank ile yaptığım bir iş görüşmesinde bana da bir GMY tarafından aynı sorular sorulmuştu. Ilk soruda çok bocalamıştım itiraf edeyim.
Üstelik görüşmeyi yaptığım kişi siz değildiniz.
Ya bir etkilenme var yada şirket tarafından belirlenen sorular var. Hangisi kim kimden etkilendi benim için güncel bir merak konusu oldu.
17 Mart 2009
3:34 pm
Tuncay,
Hangi GMY ile görüştüğünü bilmiyorum. Ama ben 10 yıldan beri bu soruları sorarım. Bana sorulduğu zaman çok beğendim. Beynimin bir köşesine yazdım.
Sıra bana gelince de…
21 Haziran 2009
2:32 am
[…] – Uğur Özmen İşe giriş görüşmesi… – Uğur Özmen İşe giriş görüşmesi…(2) […]
27 Aralık 2010
7:15 am
Bir insanın yapacağı en büyük yanlış, hatalarından ders almamaktır.