26 Mart 2009 Perşembe

Unvan hak değildir (2)

Unvan hak değildir diye yazdım.  Friendfeed’deki tartışmalar sırasında bir de örnek verdim: Unvan, koltuk, kürsü hak olsa idi, Neva Çiftçioğlu hak ettiği için bunlara ulaşırdı.

Biri(ler)inin kendi keyfine göre verdiği karara bağlı olunca, hak olmaz diye anlatmaya çalıştım.

Size kalsa bu hanım hiç bir unvanı hak etmiyor” diye anladı arkadaş. (Benim yerime de düşünüp yanıtlamış…) “Unvan Hak değildir” diye yazdığıma göre, “hak ediyor” veya “hak etmiyor” demek mümkün değil. Ortada hak etme kavramı yok. Anlatamadım.

Belki bir örnek daha verirsem işe yarar. (Sırada onlarca örnek de var)

Liseden mezun olduğundan beri bankada çalışmış. Çalışkanlığı ve zekası ile yükselmiş. Bankanın “kurumsal bankacılık” ekibini yönetiyor. Büyük kurumlara fiyatları veriyor. En kilit kararları da…

Bir çok adam yetiştirmiş. Bunların bazıları diğer bankalarda Genel Müdür olmuşlar.

Bankalar Yasası, “üniversite mezunu değilsen bankada Genel Müdür Yardımcısı olamazsın” diyor.

Usta, lise mezunu… Genel Müdür bile ona soruyor. Ama Genel Müdür Yardımcısı bile olamıyor.

Hani, unvan hak değildir deyince itiraz edenler. Hangi unvandır bu ustanın hakkı?…

🙁

Etiketler: , , ,

Kategori: İş hayatı, yaşamın içinden

“Unvan hak değildir (2)” yazısına şu ana kadar yorum yapılmamış

  1. Unvanlar konusuna ilginç örneklerle devam…