19 Ağustos 2009 Çarşamba

30'dan sonra meslek değiştirmek

Dün Selin Akın’ın Friendfeed’de bir cümlesi vardı.

  • “30 yaşından sonra meslek değiştirilir mi sizce?”

Oraya birkaç satır yazdım. Ama İpek Aral Kişioğlu’nun yorumunda verdiği cesaret ile, daha geniş yazılması gerektiğini düşündüm.

İş, meslek, sektör kavramlarını bu yazıda tartışmayacağım.

Yanıtım EVET. 30 YAŞINDAN SONRA MESLEK DEĞİŞTİRİLİR.

😛

Önce duygusal nedenini söyleyeyim. İnsanın içindeki değere inanırım. “Çare sizsiniz” derler ya… Aynen öyle… Hayatıma yön veren özlü sözler de bu konudadır. Montaigne’in şu iki cümlesi her zaman aklımdadır.

  • “Ancak küçük ruhlar, yaptıkları işlerin ağırlığı altında ezilir, bir yerde durup yeniden başlamayı bilmezler”

ve

  • “Yenilmeden mağlup edilen dizleri üzerinde savaşır”

İstedikten sonra, kim tutabilir ki…

😀

Bir de işin rasyonel boyutu var.

Türkiye’de iş yapmaya ilişkin kurallar hızla değişiyor. Dünya’nın bir parçası olarak teknolojinin gelmesi dışında…

Uzun yıllar boyunca Türkiye’de “pazarlama” kavramları zayıftı. İndirimler ve taksitler üzerine kurulu bir “satış” ortamı vardı.  (Bknz Levent Erden)

Şimdi “marka” ile gerçekten tanışıyoruz. Değişim öylesine ki… Türkiye’ye marka kavramını getiren kurum şu anda “yaşlı” kaldığı için kıvranıyor. O bile çağa ayak uyduramadı.

Yazmıştım. Eski öğretileri yeniden gözden geçireceğiz. Tecrübe gerçekten tecrübe ise (bilgi artırılmış ise) işe yarayacak. Bir masada geçen 30 yıl tecrübeden değil de ataletten sayılacak.

Gençlerin bir çoğunu eğitenler de bu durumu kavrayamadı.  İletişim (reklam) öğrencileri ile konuşuyorum. Interaktif mecralardan haberleri yok. Facebook ve MSN dışında, sıfır…  Diğer meslek gruplarında da durum farklı değil.

🙁

Bir devirler “Batıya Hücum” gibi… Hemen herkes aynı çizgide… Selin’in 20’liklerden eksiği yok. Fazlası olabilir.

Bu nedenle 30 YAŞINDAN SONRA MESLEK DEĞİŞTİRİLİR. Hatta 40 veya 50’den sonra bile…

Yeter ki sonrası keyifle

😛

Etiketler: , , , , , , ,

Kategori: yaşamın içinden

“30'dan sonra meslek değiştirmek” yazısına şu ana kadar 161 yorum yapılmış:

  1. Herkese Selam arkadaşlar
    Nerdeyse tüm yorumları okudum hem mutlu oldum hem üzüldüm. Ben de 34 yaşından sonra kariyerini sıfırlayanlardayım. Daha çok satış pazarlama alanlarında 14 yıl çalışmıştım ama Üniversite her zmn içimdeydi. Ve bunu gerçekleştirmek için kendi adıma yaptığım birikimleri kullanarak Avustralya da ingilizce ve lisans eğitimi aldım. Bu süreçte orda karşılaştığım zorluklar ve güzellikler saymakla bitmez. Mart ayında mezun oldum ve Türkiye ye döndüm. Bu bana çok pahalıya da mal olsa. Hiç pişman değilim. Şimdi 38 yaşındayım ve Türkiye de maalesef bir yaş sınırı var ve iş bulmak oraya göre çok zor. Orda kimse yaşa bakmıyor ama burda maalesef böyle bir sorunla karşı karşıyayım. Bnce inanan insan istediği yaşta istediğini yapar ama bu biraz da maalesef maddi güce bağlı. Şimdi yurtdışı mezunuyum ve işsizim :-)evet mutlumuyum çok mutluyum bunu başardığım için ama Türkiye de bunun bir değeri olmayabilir. O yüzden bu riski göze almak çok önemli. Sonradan pişman olmamak lazım. Yurtdışında da zorluklar ırkçılık var tabi. Toz pembe değil. Çok azimli ve hırslı olduğum halde bana burda ne kadar şans tanırlar bilmiyorum. Mezuniyet töreninde 60 yaşında mezun olan insanlar vardı bunu da belirtmek isterim. Eğitimin yaşı yok ama Türkiye de ki yaş sınırı değişmediği sürece şansın az olduğunu düşünüyorum.

  2. Mustafa Şenhelvacılar :
    21 Mayıs 2014
    5:00 pm

    Bence meslek değiştirmek herşeyi sıfırlamak anlamına gelmez! İster kötü diyelim, ister nefret edelim mevcut işlerimizden edindiğimiz birçok işe ve hayata dair tecrübeleri kenara atmamak gerek! Uğur Bey’in “dirayet” kelimesi ile vurgulamak istediklerinden birisi de bu bence… İnsan yaşadığı müddetçe meslek tecrübelerini sıfırlayabilir ancak hayat tecrübelerini sıfırlayamaz! Bence bunu not etmeli önce…

    Elbette ekonomik koşulların ve yıllar içinde (adına eş veya çocuk dersiniz) aldığınız sorumlulukların getireceklerini/götüreceklerini hesaplamak durumundayız. Ama tersten düşünürsek; biz yaptığığımız mesleğimizi sevmiyorsak, “aman benim gibi hata yapmasın, vs.” diyerek aslında çocuğumuzun ve sevdiklerimizin yaşantısına etki etmeye çalışmaz mıyız? Bunu da dürüstçe kendimize itiraf etmekte fayda görüyorum.

    Oysa çocuğumuzun veya sevdiklerimizin bizi takip etmesi, örnek almasını isteğiyle, hayaliyle ve umuduyla yaşıyoruz değil mi? Öyleyse mesleğimizi icra ederken yarattığımız katma değer ile yaşantımızdaki maddi/manevi doygunluk arasında doğru orantı yok mudur?

  3. Peki ne istediğini bilmeyen ya da bulamayanlara öneriniz ne?
    Çünkü ben de Dgs ile 2 üni bitirmiş atanamayan öğretmenlerdenim..
    Cabası bugüne kadar hep başkalarının kalıplarını kanıksadığının farkında olan ama taze anne olduğu için yeni maceralara yelken açamayacağını düşündüren bir gider tablosuna hergün bakan mutsuz ve umutsuz bir kadınım.. Hedefi olanlara ne ala… Ya etrafındaki bulutlardan düş kuramayanlara ne diyeceksiniz..

  4. Merhaba,

    Yukarıda çok kez yazdığım gibi, her sorunu çözme becerim ve bilgim yok. Sadece 30, hatta 40 yaşlarının bir konuya başlamak ve uzmanlaşmak için ileri yaşlar olmadığını söyleyebilirim.
    .
    32 yaşımda bankaya girdim. Ödeme sistemlerinde bir noktaya geldim ve Türkiye’nin ilk taksitli kredi kartını 42 yaşımda çıkardım.
    Aynı sene (42 yaşımda) CRM ile ilgilenmeye başladım. Son 8 yıldan beri hayatımı CRM sayesinde kazanıyorum. Bir devirler USTA olduğum ödeme sistemlerini neredeyse unuttum bile.
    .
    Önce kendi güçlü yönlerinizi düşünmelisiniz. En sevdiğiniz konu nedir? En iyi anladığınız şey ne?
    Başkasının kurguladığı hayatı yaşamak” bile, diğerleriyle paylaşabileceğiniz ve bundan kurtulmak için ne yapılması gerektiğini ihtiyacı olanlara aktarabileceğiniz bir birikim vermiş olabilir.
    🙂
    Nazım Hikmet’in dediği gibi, “Yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir”

  5. Zeynep - Sivas :
    16 Temmuz 2014
    7:56 pm

    merhaba arkadaşlar. bütün yazıları okudum.

    Neredeyse benzer şeyler yaşadım ve yaşıyorum.
    ben de 32 yaşındayım

    kendimi bildim bileli hep uçuk zevk ve isteklerim oldu. astronot olmak,.
    kendi uçağımı yapmak. herşeyini kendi tasarlamak gibi…
    bilimsel şeylere ilgim oldu. Ama EN BÜYÜK HATA NE İSTEDİĞİME İSİM VERMEMEKTİ.

    Çünkü hastanede çalışmak istiyorsanız doktor mu hemşire mi ebe mi memur mu …. birine karar verip ona göre çalışmalısınız. hedeflemek başarıda çok önemli. ben herşeye ilgi duyan hepsini yapmak isteyen bir kişiydim 17’li yaşlarımda…
    .
    Okul sınav derken biraz işi akışına bıraktım ve sonuç aslında hem üniversite öncesi 5 yılıma mal oldu. hem de belki de şimdi sevsem de alakasız bir bölüm okudum: iktisat.

    okulu bitirince zaten herkesin de bahsettiği gibi hep deneyim isteyen yerler yüzünden çalışamadım küçük bir şehir zaten çok da iş yok genelde çıraklık gibi işler vardı. birgün iş görüşmesine gittim büyük bir firmaya muhasebe departmanı için.
    bana “nasıl iş hayalin var” deyince kendimden geçip hayalimdeki mesleği anlattım. “esnek, fikirlerimi katabileceğim insiyatif kullanacağım işleri severim” deyince görüşmedeki kişi şöyle dedi
    muhasebe dediklerinin tam tersi katı ve insiyatif kullanamayacağın iş deyince birden bir aydınlanma oldu 🙂 ne yapıyorum ben dedim çıktığımda grafik ve web tasarım kursu ilanı vardı. kursa gittim. ve alanım ile ilgili kısa çalışsam da özel sektör yukarıdaki bir arkadaşın dediği gibi ezdikçe, arkadaş iş çevirince işler yürüyordu. ben öyle biri değilim. çok tutunamadım.

    şimdilerde sigortam bile yok ve ailemin eline bakıyorum. iş te yok gibi. ama yılmadım kendime bir plan yaptım. insanın yaşı 3 ile başlayınca anlıyor ki çok geç kalmışım birşeylere.
    şimdi de ailemin benimle endişeleri var. istemediğim işler ve evlenmem için eşlerde israr edip odaklanmamı bozuyorlar. onlarda aslında iyiliğimi istiyorlar bir düzen için anlıyorum ama çoğu kez ciddi kafa karışıklıkları yaşıyorum.

    ESKİDEN NE İSTEDİĞİMİ BİLMEDEN YAŞADIM
    ŞİMDİ İSE NE İSTEDİĞİMİ BİLİYORUM AMA ŞARTLAR ZORLAŞTI VE ZAMAN KISALDI.

    32 yaş geç değil ama daha hızlı karar ve uygulamalar yapılması gereken bir yaş bence.
    eğer bir 20 yaşındaki biri günde 3 saat çalışıyorsa bizlerin 6 saat çalışması gerekiyor. tek farkın bu olduğunu düşünüyorum. eğer bu bir yıl içinde birşeyleri başarırsam tekrar gelip yazacağım. o zamana kadar bana dua edin. kim bilir bir yerde yollarımız kesişir.
    herkese istediği başarılı hayat diliyorum

  6. merhabalar yazılanları okudum ve kendimin daha yolun başında olduğumu anladım. yaşım 22 ticaret lisesi mezunuyum üniverste okumayı artık geç buluyordum çünkü yaşıtlarım hep mezun oldular yada okuyorlar ben hala ne doğru düzgün çalışıyor ne kendımı geliştirebiliyorum ama yazılanları okuyunca hiçbişeyin geç olmadığını farkettım üniversteye hazırlanıp ”30 yaşında mutlu olabilceğim bir meslek tercih edeceğim” insallah teşekkürler

  7. Asla 30 dan sonra meslek değiştirilmez. Bu sizin tercihiniz olmaz. Belki mecbur kalır iş değiştirirsiniz belki konjektür sizi ona iter. 30 dan sonra meslek bir tercih değildir yeni ve güzel bir gömlek değildir. Mecbur edilme olabilir.

  8. 30’dan sonra isyerek meslek değiştirilir (yaptım). 40’dan sonra da yine isteyerek meslek değiştirilebilir (YAPTIM).
    😉
    Hayat çaresiz olmak veya çaresizliği oynamak için çok kısa.

  9. Merhaba,

    Bankacıydım. Leventte bir plazada rahat bir ortamda çalışıyordum. Ancak iş çok basitti ve küçükten beri hayalim olan ve ne yazık ki hayat şartlarından dolayı bir türlü dahil olmamadığım ve peşinden gidemediğim yazılımcılığa yönelmeye kara verdim. İlk olarak kursa gittim sonra kendimde mühendislik eğitimi aldığım için bu işin eğitimini almaya karar verdim ve özel bir üniversitenin it masterına(tezsiz) kaydoldum. Master bittikten sonra kendime güvenim gelmişti(gerçekten iyi bir eğitim veriyorlar çünkü) iş başvuruları yaptım ancak herhangi bir olumlu dönüş olmadı. Daha sonra boş durmak yerine bu seferde başka bir üniversitede Bilg. Müh. masterına(tezli) başladım bilgimi zenginleştirmek ve derinliği arttırmak için. Şuan masterın son dönemindeyim ve 32 yaşındayım. Bankayı ise geçen aralıkta bıraktım. Gittiğim iş görüşmelerinden sadece 1 tanesinden olumlu dönüş oldu ve orda da sadece 2 ay çalışabildim çünkü bana katkıda bulunacak bir durumda değillerdi yani orda edineceğim deneyim ile başka bir firmaya geçiş yapamazdım. (Bu arada talep ettiğim maaşlar kesinlikle deneyim elde etmek için talep edilecek cinsten oldu hep yani iş verenin rahatlıkla kabul edeceği türden.) Evde oturup kendi kafamdaki programları yazmak bana daha fazla katkı sağlar diye düşündüm. Bu kadar ayrıntıyı neden verdğime gelirsek evet 30’dan sonra da 40’tan sonra da meslek değiştirilir ama değiştirdiğiniz mesleği iyice araştırın. Ne yazık ki benim hata sektörü hep uluslararası düzeyde araştırmak oldu. İç piyasanın kendine has dinamiklerini şuan kendiminde anlayamadığım bilemediğim sebeplerden dolayı araştırmasını yapmadım. Sonuç bu sektöre girmeyi bu kadar isteyen ve sürekli kendini geliştirmek için yırtınan biri olarak işsiz kalmayla karşı karşıyayım. Bankayı bıraktığıma hiç pişman değilim ama bu kadar eğitim aldım bu kadar çabaladım çalışırken ödevleri tamamlamak sınavlara çalışmak için 2-3 saatlik uykularla işe gittim son 3 senedir tatil yüzü görmedim her tatil günümü derslere eğitime ve kendimi geliştirmeye harcadım ama işte sadece sizin ne kadar istekli olduğunuzla bitmiyor bunlar başka ülkelerin insanları için yani mesela Amerika’da olsanız bu kadar emeğinize karşılık kesin bu işi yapan bir işe girersiniz ki nette böyle bir çok yazı okuyabilirsiniz hatta youtubeda bir kaç video bile var. Vesselam sektörüne bağlı. Hayatımdaki en büyük başarısızlık hikayesini böylelikle dünya ile paylaşmış bulunuyorum. Şuan ne yapmalıyım diye kara kara düşünüyorum sadece. Size iyi şanslar.

  10. Merhaba,
    25 yaşındayım. Lise hayatım boyunca ‘ Rehberlik Öğretmeni’ olacağım diye hayal kurdum. Fakat puanım yetmedi ve ilk senemde ÇEKO’ yu kazandım. Çoğu insanın açılımını bile bilmediği: -Ne okuyorsun? – Çeko – Çevre ekonomisi mi? – Yok, çalışma ekonomisi – Heee, 2 yıllık herhalde – Hayır 4 yıllık – Hmmm, olsun olsun’ larla okuma hayatını geçirdiğim, mezun olduktan sonra İnsan Kaynakları alanında çalışmak istediğim ve okul hayatım süresince her adımımı bu doğrultuda attığım, sonunda satın almacı olduğum canım bölümüm.
    İnsan Kaynakları’ nda çalışmak için çok çaba sarfettim. Uzun bir süre iş aradım. İngilizcemi yetersiz buldular, kurslara gittim, geliştirmeye çalıştım, bu seferde tecrübesizsin İK’ nın en büyük şartı tecrübedir dediler. Sonunda bir tanıdığımızın 15 günlük bir iş var gelir misin yardım için deyip işe başladığım, yaklaşık 2 senedir çalıştığım ilk iş yerimden, son zamanlarda pılımı pırtımı toplayıp koşarak kaçmak istiyorum. İlk olarak fatura girmelerle başladım, sonrasında proje teklifleri hazırlama, daha sonra satınalma ve ihale dosyaları hazırlama… Uzun bir süre çok severek yaptım hatta iyi ki İK’ cı olmamışım meğer satın alma tam bana göreymiş diyerek yaşadım. Fakat son 4 aydır aşırı iş yoğunluğundan – öyle ki bazen 3 kişinin yapması gereken işi tek başıma yapıyorum- kendi işimmiş gibi çalışıp çaba sarfettiğimde bunun çok normalmiş gibi karşılanmasından, zam istediğimde ‘ Neden zam yapmam gerektiğini düşündün ki’ tavırlarından uzaklaştım, soğudum, ne işe gitmek istiyorum, ne iş için kılımı kıpırdatmak. Ben gerçekten satın almayı seviyor muyum, ömrümün sonuna kadar bu mesleği yapmak istiyor muyum yoksa şansla(!) önüme gelen bu mesleği yapmaya mecbur olduğum için mi yapıyorum, yapacağım, yapacak mıyım? Son zamanlarda çok fazla düşünüyorum. İçimden bir ses ‘ ömrünün sonuna kadar bu mesleği yapmak istemiyorsun kendini kandırma diyor, diğeri hazır öğrenmeye de başladın, eğlenceli de aslında, bence iş değiştirmelisin sen buradan sıkıldın, tek sorun bu şirket’ diyor.
    Gerçekten böyle mi? Yoksa komple yanlış seçimler içerisinde miyim? Kafam çok karışık, kendimi mutsuz ve değersiz hissediyorum. Sorun kariyer plansızlığımda değil, ne yapmak istediğimi bilmememde. Son zamanlarda Okul Öncesi Öğretmenliği’ ni araştırmaya başladım. Ben çocukları çok seviyorum. Onlarla aramda inanılmaz bir iletişim var. Vakit geçirmek, bir şeyler paylaşmak beni çok mutlu ediyor, bu küçüklüğümden beri böyleydi. Ama bu anaokulu öğretmeni olmak için yeterli mi? İşte bunun kararını verip kendimden emin olduğum gün, her şeyi bir kenara itip üniversiteyi en baştan okuyacağım. Ama ya çok geç olursa?

  11. Hocam mrh
    Uzun yıllar muhasebe elemanı olarak çalıştım, kişisel sebeplerimden dolayı 3 seneye yakın işime ara vermek zorunda kaldım, şuan 32 yaşındayım ve maalesef kimse beni işe almıyor . Ne yapmam gerek inanın bilemiyorum

  12. Sevgili m_oz,

    Yukarıda, birkaç kere yazdığım gibi, kimsenin kaderinde etkin olacak bir racon kesme becerim yok. Sadece kendi anılarımı yazabilirim.

    32 yaşında, 2 çocuklu ve 6 aydır işsizdim. Bir önceki işimin 3 basamak altından ve yarısı kadar maaşla yeniden başladım. İyi ki öyle yapmışım.

    Yeni bir yaşam kurmanın – elbette – bedeli oluyor. Bunun bir YATIRIM mı, MACERA mı olduğunu sadece sizin içinizdeki potansiyel belirliyor. Piyasanın durumu değil.

    O iş size uygunsa ve (para dışında) anlamlı bir başarı tanımınız varsa, başarılı da olunuyor. Gürül gürül akmasa da, para da kazanılıyor. Ama zaten başarı kesinlikle para değil ki. Mutlu olmak ve yakınlarınızı da mutlu etmek mümkün oluyor. Ön şart belli: “o iş size uygun mu?”

  13. Merhaba Sema,

    Yine “racon kesme hakkım olmadığını” ve “sadece kişisel deneyimlerimi yazdığımı” tekrarlayarak başlayayım.

    Tam aynı yaşta (32), 2 çocuklu ve işsiz olduğumda bıraktığım pozisyonun çok altında bir unvanla ve maaşla işe başladım. Ben iyi olunca bırakmadılar. Başka yere geçmemem için ellerinden geleni yaptılar. Mesele şu: “Bir yerde durup yeniden başlayabilecek güç var mı?”

    Tekrarlıyorum. Bunlar bana özgü olabilir ve size uymayabilir.

    Sevgiler,

  14. mehmet şenkul :
    22 Kasım 2014
    12:10 am

    merhaba

    Bende kararsızlardanım desem yerıdır . 10 yıldır mobilya imalatı ıle ugrasıyorum 2009 krızınden sonra ıflas ettım . 3 yıldır da meslegımı devem edecegım dıye caba gosterıyorum . ısımle alakalı okul ve egıtımı en ust sevıyede aldım. mobilya tasarım ve dekorasyonu son noktaya geldım tam pc yardımlı sıstemde calısıyorum. ama mutlu degılım bır turlu ısım eskı halıne gelmedı ekonomık ve sıcıl sorunlarım dan dolayı bır turlu bu meslekle alakalı bır gelısme kaydedemedım .

    Şimdi ise yapmayı planladıgım sektor gıda uzerıne kuracagım bır ıs ıle alakalı olacok meslegımde tahsılatta cok buyuk zorluklar yasadım . kucuk capta bır gıda pazarlaması yapacagım hıc olmazsa gunluk nakıt donusumunu saglamak amacım . ama hepımızın dedıgı gıbı umut bıterse hayat bıter bende 32 yasında 2 cocuk babasıyım . asla hıcbırsey ıcın gec degıl onemlı olan motıve edılebılmek ve hayat çarkına sımsıkı sarılmak

  15. Grab de gel :
    2 Aralık 2014
    3:37 am

    İşinize sahip çıkın çok çalışın kapitalizm bunalımları bunlar daha yeni tanışan Türkiyeliye ağır geliyor. Çalışmak insana Özgü değildir der Rimbaud köleler gibi Çalışmaya devam çözüm sormayın tüm dünya aynı batağa yuvarlanıyor. Mutlularmış mutlular mutlu. Oyunun adı bu ne varsa avukatlarda var adam Demiş gerçekleştiremiyorum kendimi işimdeyim yinede gücümdeyim ne yapacaktın akıllı haciz yapıyorsun görüyorsun sefilliği eskıler enayiydi Eşek gibi çalışıp okuttular bizi uymayın Uğur hocalara yada devrim yapın maçanız sıkıyorsa…Köye dönün en iyisi 60 da sokakta ölmemek için / umarım hatırlmazsınız hiçbiriniz bu yazıyı ama önce gerçekliğinizi keşfedin Feridüddin Attar gibi anlatırsınız belki…

  16. Merhaba yazılanları dikkatle okudum. Ben 20 yaşında bir bayanım ortaokul bitti ve ben bir türlü sevemediğim okul hayatıma devam etmedim. Zaman kaybetmeden Kuaförlüğe adım attım ve becerim sayesinde hızlı yol aldım.Kişilik olarak mutlu ve güçlü bir bayanım bayandım… Bu meslek beni fiziksel yorgunluktan ziyade beynimi çok yordu mutsuz ve agresif bir insan olmaya başladım. Bende bilmiyorum ne yapacağımı ancak bu mesleği yapmayacağım. Mesleğimin vermiş olduğu huzursuzluk beynimi ele geçirdi düşünemiyorum. Kendime zaman ayırmam gerekiyor sağlıklı kararlar vermem için sabırlı olmam gerekiyor. Hoşcakalın

  17. Nisa,

    Dur yahu… Daha 20 yaşındasın. “Kuaförlükte seni mutsuz eden nedir?” diye başlayalım.

    Madem becerin olan bir işte çalışıyorsun, önce sorunu teşhis et. Kadınların kaprisi mi, patronların kaprisi mi, sürekli ayakta durmak mı, ücretlerin düşüklüğü mü…

    Sonra çözümü bulmak kolaylaşır.

  18. Uğur abi, adaş yazı için teşekkürler. Ben de yaklaşık 2 Yıldır yaptığım işi (bilgisayar öğretmeni) bırakmayı düşünüyorum. Yazıyı ve Yorumları okuyunca tekrar gaza geldim.

    Bugün 2. Dönemin ilk günü ve büyük ihtimalle istifa edeceğim ve durup yeniden başlayacağım.

    Sevgiler.

  19. Merhabam ben de 28 gıda mühendisiyim ama özel sektörde bi kaç denemeden sonra “olmayacak” dedim, anladım ki bu meslek bana göre değil,olmuyor, sevmiyorum; giriyorum işe çıkıyorum…Artık karar verdim,kafamda bu mesleği bitirdim,yapmayacağım…Her zaman bir şeyler çizmeyi sevmişimdir,çocukluktan beri…Tasarım…Stilist olacağım ben, düşünüyorum kurslara gitsem,photoshop vs.programlar öğrensem…olur mu? Bazen çok azimli, bazen karamsarım.Etrafımda illa ki hevesimi kıranlar oluyor, etkileniyorum.Çok şükür eşim destekliyor beni.Karamsarlık çökünce motive edici yazılar okuyorum,olur mu ki kurslarla, gerekli bilgisayar programlarını öğrenmekle? Çok istiyorum,
    Sevgiler

  20. Merhaba,
    Her kafadan bir fikir çıkar. Siz öncelikle inandığınız yolda devam edin.

  21. bir mühendis :
    18 Nisan 2015
    9:51 pm

    hemen hemen bütün yorumları okudum; cesaret verici şeyler hikayeler var fakat bi çoğundaki ortak şey karamsarlık, ne yapacağım ne olacak, bir mutsuzluk… bende 29 yaşında 4 senedir özel sektörde çalışan bir mühendisim. Aynı şeyler benim de aklımdan geçiyor. acaba daha mutlu olabileceğim bir başka sektör varmıdır diye. fakat hep şu sorunun cevabını veremiyorum kendime. mutluluk nedir benim için.. daha çok para mı yada sadece sevebileceğim bir iş olsun parası az olsa da olur mu. yada yada… işte hepimiz için geçerli ve asıl cevabını bulmamız gereken şey de bu. mutluluğun kavramı.. çözüm arkadan gelecektir… tabi bikaç arkadaşın da dediğine hak veriyorum; birşeyleri değiştirmek için paraya ihtiyaç var; o da zaten olamdığından eli ayağı bağlanıyor insanların. E risk de alamıyor insan; ailesi çocuğu var sorumluluklar var. bu riski alabilen insanlar çok daha azınlıkta; kimi başarılı kimi batık durumda; ama benim kişisel düşüncem riske gerek yok; çünkü o acıları çileyi ailene yaşatmaya hakkımız yok. kendi bacağımızdan asılsak sıkıntı yok. isterse eksilere düşelim ama kendimizden önce düşünmemız gereken isanlar varsa iki değil yüz kere düşünmemiz gerek. umarım herkes daha mutlu olabileceği bi işte çalışır ve daha çok para kazanır.

    daha mutlu daha kazançlı günlere….

  22. Slm, Aug 2014 tarihinde yazdığım yorumdan sonra eğer olurda başarırsam gelip burda paylaşmam gerektiğini düşünmüştüm. Cesaret edenlerin vazgeçmemesi için. Başardım. Ülkenin önde gelen yazılım firmalarından birinde 6 aydan uzun süredir yazılım mühendisi olarak çalışıyorum. Vazgeçmeyin, sıkı çalışın bazı kayıpları göze alın. İyi şanslar.

  23. Bu sitedeki 1400+ yazıdan en çok yorum alanı 30’dan sonra meslek değiştirmek konuludur. “İyi ki okudum. Hayatıma yön verecek enerjiyi buldum” diyenler olur ve ben çok mutlu olurum.

  24. merhaba
    öncelikle yalnız olmadığımı görmek nedense beni sevindirdi. Yaşadığım şeylerin sizlerinki ile büyük benzerlik göstermesi bana umut ve cesaret verdi. En azından normal olduğumu düşünüyorum şuan.Çünkü 30’umdan sonra mesleğimden memnun olmama ve başka arayışlara girdiğim için zaman zaman yaşadığım ikilemler az da olsa silindi. Demek ki normalmiş.
    Ne yapmam gerektiğini, ne istediğimi bunu kendime sorsam da cevabını kendimden de tam manasıyla alamıyorum. sorunum bu. hala ne istediğimi çözemedim. ne yapmalıyım bilemiyorum. bunu nasıl anlayacağımı da bilmiyorum.yardımcı olabilirseniz sevinirim.tavsiyelerinize açığım

  25. merhaba uğur bey. ben 28 yaşındayım. şimdiye kadar bir çok yere girip çıktım. birçok üniversite bölümüne de girip çıktım.mühendislik bölümleri de dahil buna. bunları bir türlü halledememe nedenim biraz şanssızlık biraz kendi tatminsizliğim. fakat son 2 yıldır çökmüş durumdayım. biraz birikim biraz da aile desteği ile evde oturuyorum.aile mesleği var. gel devral diyorlar. oysa ben kendim bir şeyler başarmak istedim. olmadı. yapamadım. artın ne istediğimi bile bilmiyorum. ilgi alanlarımı bile kaybettim. baştan başlamak için bir fırsat çıksa keşke. ailemin yüzüne bile bakamıyorum artık. buradaki insanların hikayeleri destek oluyor.

  26. Başarı, mesleği kimin (kendinizin veya anne-babanın veya bir bilen’in) seçtiğine bağlı değil. Buradaki yorumlar “Bir kere dünyaya geliyorsun. Hayatını yaşa” önermesini pek de haklı çıkarmıyor.

  27. Evet uzun zamandır kafamda olan işimi bırakma fikrini hayata geçirdim 31 yaşımda ayrıldım işimden ve bakalım hayatımızda neler değişecek .

  28. Uğur bey buraya yazan genç arkadaşlar umarım beni okumadan geçmezler. 60 yaşında işinden yeni ayrılmış, özel bir kurumda yönetici olarak çalışan bir bayanım. Ve iş bulmam gerekiyor. Çok zor hatta imkansız olduğunu biliyorum. Ama mücadele vermek zorundayım. Yazılarınız ilgimi çekti. Paylaşımlarınız etkileyici. Görüşleriniz benim yaşımda biri için değil elbette. 30 yaşında biri kıyamet koparıyor haklı da… Ya ben ne yapayım. Bir iki cümleniz benim için de vardır umarım. Teşekkürler…

  29. Yavaş yavaş ölürler
    Seyahat etmeyenler.
    Yavaş yavaş ölürler
    Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
    Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.
    .
    Yavaş yavaş ölürler
    Alışkanlıklarına esir olanlar,
    Her gün aynı yolları yürüyenler,
    Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
    Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
    girmeyenler,
    Bir yabancı ile konuşmayanlar.
    .
    Yavaş yavaş ölürler
    Heyecanlardan kaçınanlar,
    Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
    görmek istemekten kaçınanlar.
    .
    Yavaş yavaş ölürler
    Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
    Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
    Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
    çıkmamış olanlar
    .
    PABLO NERUDA

  30. Merhaba Emel hanım,

    Ben de 60’a oldukça yaklaştım. Görüşlerim sadece gençler için değil. Bu yaşta da bir şeyler yapılabileceğine inanıyorum. Amcam (Tanrı uzun ömür versin) 80 yaşından sonra her 3 yılda bir kitap yazdı. Bunlardan sonuncusu 700 sayfalık “Türkiye’nin Sanayileşme Tarihi”. Sonra kimse okumaz diye 250 sayfaya indirdi. (Yaşı 90’ı geçmişti.)

    Özel kurumda yöneticilik yaparken başınızdan çok şey geçmiştir. Bu tecrübeleri kaldıraç yapabileceğiniz nelerin olduğuna odaklanmak belki faydalı olur. Beni “mutlaka okunması gereken bir pazarlama yazarı” yapan şey, iş hayatı tecrübelerimi blogda paylaşmak. Sonra da CRM blogu sayesinde danışmanlıklar alabiliyorum.

  31. 31 yaşındayım ve yaklaşık 8 senedir Bilişim Sektörü içerisinde teknoloji geliştirmesi yapan, hizmet sektöründe çalışan, Ar-Ge(!) yapıldığını iddia eden türlü yazılım firmalarında büyük küçük kurumsal orta ölçekli vs. çalıştım çabaladım..ancak bu dünyanın mutfağında değil de aslında müşteri önündeki adisyonu toplayan garson olarak çalıştım diyelim..isim mevki olarak da analist, uzman çözüm mimarı, kurulum uzmanı proje yöneticisi benim gözümde hepsi aynı (üretkenlik dışındaki işler).. iyi paralar da kazanmadım değil.. ancak 8 sene sonra 4 yıllık evliliğimde sadece iş ve insanları konuşan, müşteriden yediği zılgıtı veya müdürüne açıklayamadığı gördüğü adaletsizliği yaşayan bir adama döndüm.. işimde edinemediğim öğrenme kendini geliştirme açlığını belgesellerde arar oluyor insan 🙂 tipik bir bunalım hali aslında bu..
    Şimdi artık garsonluktan aşçılığa doğru yelken açtım tabi çırak olarak muhtemelen önce sadece çorba yapacağım kimse benim de güzel bir yemek yapacağıma inanmayacak.. ya da belki de hiç başaramayacağım..
    bu bir kaçış değil kendimle çok yüzleştim ben üretkenliği pek çok insan gibi seviyorum yaptığım işin sonunda çalışan bir şey olmasını seviyorum..
    ve yukarıda paylaştığınız şiir beni çok etkiledi…

    Yavaş yavaş ölürler
    Alışkanlıklarına esir olanlar,
    Her gün aynı yolları yürüyenler..
    Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar..
    teşekkür ediyorum

  32. adem gündüz :
    2 Ağustos 2015
    9:37 pm

    selam sıhhi tesisat işinde çalışıyorum on sene hollandada kablo parke taşı döşeme ve su işlerinde çalıştım inanın işinden zevk almak için beynine doğruları kabul ettirmelisiniz yaş önemli değil bunu bilin patronun sana hiç bir zaman gelipte sana daha iyi bir işe girmeni tavsiye etmez zıtlıklar insanı iş hayatını sevilir hale getirir hollandada kablo işinde o yumşak kumları kürekle kolayca eşildiğini görmek harikaydı burda toprak eşilirken olan işkenceyi siz düşünün burda döşenen iğrenç kilitli parkeleri bildiğimden oradaki klinkerler 30 a 30 taşlar öyle güzel görünüyor ve öyle zevk veriyorki size işkence gibi gelen işin zıddı ,zıddını görmediğin hiçbir şeyin kıymetini anlayamazsınız ve anlamazsan hayat ömrünü heba etmek denemezsen bilemezsin denersen nerde hata yaptığını anlarsın inanın bir şeylerin zıddını yapın

  33. selamlar su tesisat işindeyim on sene kadar hollandada kaldım kablo işinde çalıştım sahil kumuna benzeyen kumu ince kürekle eşmek inanın muhteşemdi ardından açılan yerlerin taşını yapmaya başladım buradaki kilitli parkelerin yerine o güzel görünümlü taşları makine lerle eski haline getirmekte mükemmeldi makinelerle döşendiğini gördüm oda çok güzeldi su işlerine girdim oturum alınca nehrin altından yatay sondaj yapıldığını dev kuru sulu kamyon süpürgelerle büyük işlerin oyun haline geldiğini ne bileyim hiç usanmam aşkla yaparım dediğim işler gördüm sonra türkiyeye geldim şunu söyleyeyim zıddını görmediğin hiç bir şeye kesin olarak inanmazsın ve aşkla yapmazsın işini önce inanma lazım herkez on bin lira aylıkla çalışıyor seni kandırıyorlar desem ve inanıyorsan pişmen lazım hep kar etmiyorlar seni çalıştıranlar mevlana diyorki ya pezevenk neşesi yada aracı öfkesi evet doğru ama iş araçtır amaç değil mutluda olmak lazım ve onu yansıtmak türkiyeye geldiğimde gördüğüm şu kendini kendin yaratıyorsun işini kendin elini kendin yani woltran gibi parçayızda birleşin diyecek rahmani birini bekliyoruz mahalle kurulmadan ihale ile alt yapı mimari proje sonra alt yapı boru kablo hatta şehir ısıtması ile kazan dairesi kombi gibi şeylerde tarih oluyor işimiz aynı sex hayatımız gibi hurraa müteahhitler hucum ediyor belediyeler avanta alıyorlar nerdeyse herşey yanlış hep uçlardayız ya çok yıpratılıyoruz yada salla başını tiksiniyormusun işinden zıddını bul ama anladıysan orta yolda kal ve patronuna sen öğret iş hayatını

  34. 33 yasindayim.. 8 yillik bankaciyim. Bir kamu bankasında uzman olarak çalışıyorum. Bu sene universite sinavina girdim. Türkiyenin en iyi universitelerinden birinde ing. Ogretmenligi bolumune yerleştim. Kayit oldum. Hazirligi atladim. Danisman hocam 3 yilda mezun olabilirsin diyor. Istifa etmeden okumam mumkun degil. Bir donemecteyim. Sevmediğim isimi birakip hayallerimin peşinden gitmek mi… Issiz kalma riski mi… Bankacilik beni öldürüyor, ancak maasi ve saglik emeklilik imkanlari küçümsenemez… Ne yapmaliyim. Yardima ihtiyacim var.

  35. Saat şuan gece yarısı 01:00 civarı, eşim ve 2 Çocuğum uyuyor, saatler öncesinde yattılar. Ders çalıştığım masadan mola vermek için Kalktım motivasyonumu artıracak birşeyler ararken yukarıdaki yazıları baştan sona okudum. Öncelikle teşekkür ederim, direncimi artırdınız , şimdi sıra ben size birşeyler katmak istiyorum . Genel hatlarıyla yazıp detaya pek girmeyeceğim. 2000 yılında kazandığım mühendislik bölümünden 2004 yılında mezun olmayı Kar olarak görüyordum. Yanıldığımı mezuniyetten çok kısa bir süre sonra anladım. 5-6 sene özel sektörde Çalışmanın verdiği sıkıntıyla KPSS Sınavına hazırlandım. 2012 KPSS Sınavı’nda aldığım puan ile sözleşmeli işçi olarak atandım. 1981 doğumluyum. Hangi yaşta neler yaptığımı çıkarabilirsiniz . İşim rahat maaşım da özel sektörden daha iyi ama mesleki doyum neredeyse hiç yok. Bu nedenle birşeyler yapmam gerekli ama riske atamayacağım bir ailem var. Bu nedenle şöyle bir plan yaptım ve Çalışmaya koyuldum. KPSS 2016 ya tekrar gireceğim, nekadar yüksek puan çekersem çekeyim maaşı iyi olan bir yer yazmak yerine Üniversite’de bir memuriyet yazacağım. Bu arada KPSS den hemen sonra ygs ve lys’ye Çalışmaya başlayacağım . Memur olarak çalıştığım Üniversite’de istediğim bölümü yazıp bitmesini bekleyeceğim. Böylece mesleğimi değiştirip istediğim doyuma ulaşmayı hedefliyorum. Neticede hayat uzun ve her ne yaşarsan yaşa devam ediyor. bu da benim planım. Ailenden fedakarlık edeceğine uykunuzdan fedakarlık edin. Böylece hedefinize giden yolda iç huzuru da korumuş olursunuz. Şimdi masama geri dönmeliyim . Sağlıcakla kalın!

  36. Ben de 10 yillik elektronik yuksek muhendisi bir anneyim. Bir evladim var ve bu hayatta tek istegim cocuguma evde kendim bakabilmek, yani isi birakmak. Ama malesef bunu gerceklestirecek cesaretim yok. Cunku gercekten cok iyi bir maasim var. Birgun hayalimi gerceklestirecegim gunu iple cekiyorum. Umarim o gun benim ve cocugum icin gec olmaz…

  37. 1977 Istanbul dogumluyum.
    Baba: Muhafazakar Ulkucu Otoriter, esini ve cocugunu doven Avukat.
    Anne: Surekli babasini ogluna sikayet eden, surekli guvensizlik icinde aglayan, olumsuz, ataturkcu evkadini.
    Lise yillari: aile kavgalari , cok sorunlu ve basarisiz.
    Universite Acikogretim Kamu Yonetimi Lisans( Kimsenin ciddiye almadigi)
    Acikogretimide babamiza kabul ettirememistik ama nedense buraya girdim askerlikten kacmak icin. Acikogretim yillarinda ve diger tum zamanlarda , calimama gerek olmadigi soylendi. Ayda elime 200dolar verdiler.Bunun karsiliginda haftada 7 gun 16 saat ozel soforluklerini yaptirdilar. Kiz arkadasimla pazar gunu gezemedim bile. Nankorluk yapma baskisi altindaydim. Hep kaprisler ve mutsuzdular.
    Lisans 5 yilda bitti. Acikogretimi kimse ciddiye almadigi icin Master yapmaya karar verdim. Ozel un. Turkce MBA yaptim,
    Tezimi bile oradan buradan arakladim. Hala calisma isteklerim ayiplaniyordu.
    Turkiye’de ailemin bir ayda verdigi 200-300 dolar(onlara gore arabasi altinda olan playboy)yetmiyuordu. arkadaslarimin hepsinin aileden bir isi veya meslekleri vardi. bense mesleksiz biriydim. isletme diplomasi ingilizce bilmeden bir ise yaramiyordu. ingilizce ogrenmek cok pahaliydi.
    bende ukrayna’ya doktora ve rusca kursuna geldim.
    iste hayatimin donusumu burda basladi. ukrayna’da beni ve diger turk ogrencileri adam ettiler. ayakkabimizi boyamayan, hergun pis sakalli ve utusuz duzensiz gezen turk ogrenciler, ne kadar yanlis yolda olduklarini anladilar. ancak rusca doktora cok zordu, okulla gitmeyi birakmistim. alkolun esiri oldum. tek basima kaldim. ayda 300 dolar ilk zamanlarda ukrayna icin buyuk paraydi.
    neyse bir sekilde, ukraynadaki babamin arkadasi olan sahtekar vasitasiyla ithalata basladik. kacak gocek vergisiz isler yapiyorduk. sonra sahtekari uzaklastirp 3 yil cok iyi para kazandim, okulu biraktim. oturdugum yerden siparis toplayarak yilda 1milyon dolarlik mal stiyordum.
    Hayatimin kadiniyla tanistim, para olunca daha yakisikli ve siktim.
    ve bir gun geldi ukrayna bizim mallara eksta vergiler koydu. 2007 yilindaki o gunden beri surekli para kaybediyorum. cinden reexport denedim satmayi basaramasim. tekstil ivir zvir getirdim, devaluasyonlara yakalandim.
    Turkiyede internetten is aradim bulamadim.
    Uzun suredir bir sey yapmiyorum. Esim calisyor, sen para batirma yeter diyor. aslinda 37 yasindaki hayatim boyunca gercek para kazdigim zaman 3 yil. Surekli parazit olmaya alistirildim. Istanbuldaki ailem beni evden kovdu. Ukraynaya dondum.
    Ticareti beceremiyorum. Babam simdi israrla ticaret yap diyor.
    cunku gururu oglum isci dedirtmiyor.

    Simdi 37 yasinda ve issizim, mesleksizim,bir sey beceremiyorum,yapabildigim, insanlara satabilecegim bir marifetim yok.
    10 yil sonra 50 yasinda da ayni durumda mi olacagim? Veya 50 yasinda keske 37 yasinda suna baslasaymisim diyecekmiyim.

    Yeniden bir universiteye, kursa, ogrenime baslamak sorunu otelemek mi? Is mi aramaliyim? Kendimi mi gelistirmeliyim?

    Bir aydir ingilizce kursuna devam ediyorum. Ev odevimiz var, herkes kendi “Dream Job” unu yazacak. Ogretmene bile dedim, benim hayal ettigim bir isim bile yok. Ne olmak istiyorum, neyim ben?

    Pazar pazar gezip, Rus pazarcilara vergisiz, hirsiz gibi, mal satmak bana gore degil.
    Hatta birseyler satmaya calismak, insanlara yalvarmak gibi. Pazarlama ve satisciligi yapmaktan utaniyorum.

    Tip okumak burada cok ucuz. 6 yil Tip okuyup sonra Ukraynada doktor olmaya calismak fikri geliyor aklima. Cunku doktorlar emeklerini en rahat satan insanlar, ayrica insanliga faydalari var. kimseye bozuk, curuk mal satmiyorlar.
    Ancak Ukrayna’da bir Turku doktor olarak calistirirlar mi? Kendimi kanitlamam icin digerlerinden 2 kat fazla calismaliyim. Turkiye diplomayi tanimiyor. Bosu bosuna okumakta var. Tanidigim issiz tip mezunu turkler var.

    Meslege yonelik masaj ve masorluk gibi bir egitim mi almaliyim acaba?

    Mantigim 13 yildir Ukraynadasin Rus Dili ve Edebiyati oku , Turkiyede diplomani tanitma kaygin olmadan ogretmenlik yaparsin diyor. Ancak ben Turkiyeye donecekmiyim? Ukrayna’da Rus Dili mezunu Turk kime lazim? Ayrica Turkiye’de kurslarda anadili olan Ruslar ogretmenlik yapiyor.

    Ingiliz dili ve edebiyati okuyup, Turkiyede yoneticilik mi yapmaya calisayim.
    Yonetim Tecrubesi ve uzmanlik olmadan 40 yasindan sonra sadece ingilizce ve rusca bildigim icin kim beni ise alir. laleli’de hammallik yaptiracaklari cocuklari ise aliyorlar.

    Silahlara, askeri teknolojilere ve savas ucaklarina ilgim var? Bos hevesler mi boyle seyler? Arabasinin radyotorunun nereden su kacirdigini bile bulamayan biri, ucak motoru teknisyeni mi olacak? Olsa nerede calisacak?
    Kucukken pilot olma hayalim vardi, annem kisa boylusun olamazsin dedi.
    bir ara doktor olacaktim.
    babamin meslegini ve burosunu devralip avukat olacaktim.
    bir ara diplomat olmak istemistim.
    doktora yapip akademisyen olacaktim.

    ben ne olacagim, nerede yasayacagim, hayatimin sonuna kadar karimin veya anababamin mi eline bakacagim. beni biri alsa, ise koysa.

  38. Uğur bey merhaba,

    1980 doğumluyum, 2003te doğu dillerinden mezun oldum. Cesitli işlerde calıştım. Sonrasında 2006 yılında özel bir bankaya girdim ve suanda portföy yönetmeniyim. Ancak mutsuzluğun, körelmişliğin dibindeyim. Aldığım maaş ve diğer olanaklar iyi belki ancak günde 12 saati asan calışma koşulları, satış baskısı, mobing, her dakika işten atma tehditleri, agresif ve dengesiz yöneticiler, fırcalar, mutsuz ve gergin müşteriler… Artık katlanamıyorum. 34 yasındayım. Ne yapmam gerekiyor, bu girdaptan nasıl kurtulurum bilemiyorum. Bu mutsuz durum esimle de sorun yaşatıyor. işten ayrılmayı çok düşündüm. Ancak evli de olsam bir kadın ve bir birey olarak ayaklarımın üzerinde durmam gerekiyor. Ayrıca onca yıl verdiğim emeği de atamıyorum bir köşeye…

  39. Uğur bey merhaba,
    1980 doğumluyum, 2003 yılında doğu dillerinden mezun oldum. Birkaç iş deneyiminden sonra 2006 yılında özel bir Bankada çalışmaya başladım.
    Su anda ticari portföy yöneticisiyim. Ne yönetici ama !!! İşimden artık nefret ediyorum. Mutsuzluğun ve huzursuzluğun dibindeyim. Bugün pazar ve yarın olmasın iş başlamasın diye dua ediyorum. Satış baskısı, günde en az 12 saat mobing ile gecen calışma saatleri, agresif ve dengesiz yöneticiler, hergün işten atılma tehditleri, bitmek bilmeyen müşteri stresleri ile gecen 9,5 yıl.
    Maaş ve diğer avantajlar nereye kadar mutlu eder ki insanı huzur olmadıktan sonra. Artık dayanamıyorum.
    İstedğim işte yan gelip yatmak değil, istediğim şey yaratmak, istediğim şey insanları da mutlu edebilmek, gercek takdiri gorebilmek ( bir kredi verince en iyi olup, veremeyince en kötü olmak değil), istedğim şey işe giderken kolarak gidebilmek hergün dualarla Allah’a yalvarıp bugün ters birsey olmasın diye dua etmek değil.
    Bu durum haliyle evimi de etkiliyor. İşten ayrılmayı cok kez düşündüm. Ancak, evli de olsam bir kadın ve birey olarak ayaklarımın üzerinde durmak zorundayım.
    Artık son noktadayım, dayanacak gücüm kalmadı !!

  40. Merhaba Aslı hanım,

    Kimseye bu konularda danışmanlık yapabilecek becerim ve biikimim olduğunu sanmıyorum.

    Zor zamanlarda şu http://ugurozmen.com/yasamin-icinden/dayaniklilik yazıdaki gibi davranıyorum.
    Toplama kamplarına koyulanlar oradan sağ dönmüşse, benimki daha kötü değil” diyorum.

    Bir de şu yazı http://ugurozmen.com/is-hayati/kovulmak-uzerine faydalı olabilir.

    Tek önerebileceğim, kendinizi “kaderin kurbanı” gibi görmyin. Aksi takdirde kendi düşüncenizi haklı çıkarırsınız.

  41. Merhabalar ;
    Görüyorum ki kimse yalnız değil 🙂 hepimizin bir ortak noktası var.
    38 yaşındayım, evliyim, 2 çocuğum var. 18 yıldır aynı şirkette çalışıyorum. Sektör sigorta ,bölüm IT departmanı. Bu zamana kadar her şey iyiydi yada öyle zannediyor muşum. Ama öyle şeyler oluyor ki iş arkadaşlarından tutunda üstünüzde ki kişilere kadar bütün düşünceleriniz değişebiliyor. Bir bakıyorsunuz iş arkadaşı dediğiniz kişiler sizin sırtınızdan yükselmeye çalışıyor, iş yapıyorsunuz üstlerinizden ne bir taktir ne bir ünvan hiç bir şey görmüyorsunuz. Herkeste sahte yüzler maskeler.
    Mutsuzum, mutsuz olduğum yerde durmak istemiyorum. Ama arkaya bakınca; evin giderleri çocukların okul, kıyafet vs… masrafları var. Sorumluluk olmasa 1 gün durmaz çıkarım ama bu şartlar insanın kararlarını durdurmasa bile yavaşlatıyor.
    Şimdilik en azından prim günüm dolsun biraz sermaye ile daha mutlu olacağımı düşündüğüm emlak sektörüne girmeyi planlıyorum. Allah hepimizin adına hayırlısını nasip etsin.

  42. Selamlar,

    Google amcaya 30’dan sonra kariyer yapılır mı diye yazdım sonrası burdayım. 4 senelik işletme mezunuyum. Üniversite sonrası değişik işlerde çalıştım. Çalıştığım işler ya battı yada maddi darboğaza girdi. Kendime şu işte uzmanlaştım diyemedim.
    2015 mart ayında S.M.M.M staja başlama sınavına girdim ve kazandım. Tam 1 senedir stajımı başlatacak yer aradım bulamadım. Nedeni de şu. Hazır olun.

    Ya yeni mezun arıyorlar.En son gittiğim yerde sinirlerime hakim olamadım ve beni ölü değilim kardeşim 33 yaşındayım sağlıklıyım ve kafam çalışıyor.Kendime göre nedenlerle bu yola girdim.Sınavı kazanmama rağmen neden bize şans verilmiyor diye çıkışarak ordan ayrıldım.

    Meslek odasına telefon açıp sınav o zaman sınava girmek için yaş sınırlaması koyun biz de sınavı verip mal gibi ortada kalmayalım dedim. Tabi onların tek derdi ne kadar kişi o kadar çok dosya ve sınav parası.!

    Uzun aramalarım sonucundan bir tanıdığımız sayesinde beni kabul edecek bir mali müşavir odası buldum. İnşallah başlıcam bu hafta itibariyle.

    Soracaksınız bu muydu istediğin? Kesinlikle hayır. Mutlu olabileceğim bir iş olduğunu düşünmüyorum. Sadece aile ve çevre baskısından sıyrılmak için yapıyorum.

    Hikayemin en azından belki kendimi iyi hissedirecek bölümüne.1 senelik işsizlik döneminde ilerde mutlu olabileceğim bir işin en azından temellerini attım. Şahsen çok büyük ilgi duyduğum ve bilgi birikimim olduğunu düşündüğüm mobil teknoloji alanında bir blog site açtım.

    Hayalim sırf bu işten insanca yaşayacak kadar para kazanmak ve en azından mutlu olabileceğim bir hayata kavuşmak.

    Yeni başlayacağım stajımı sadece şu anda sığınılacak bir durak olarak görüyorum. Çalıştığım dönem içinde de siteme vakit ayırıp büyütmeyi ve sonunda alanında otorite olabilecek bir blogcu olmak istiyorum.

    Umarım herkes bir gün hayal ettiği mutlu olacağını düşündüğü bir işte çalışır ve hayatını idame ettirir. Bu çok ama çok önemli.
    Kalın sağlıcakla.

  43. Ali Özcan :
    18 Ocak 2016
    2:19 pm

    30 yaşıma yeni girdim ve inanılmaz derecede mutsuzum. Özel sektörde az maaşa dershanelerde çalışan bir öğretmenim. Hatta ek olarak farklı iş kollarında çalıştım. Hatta bu sürede ikinci bir üniversiteye başladım çalışırken “İstanbul Üniversitesi Jeoloji”. Ama aslında ikiside istediğim şey değil. Özellikle öğretmenlik hiç istemediğim ama ailemin zorla yapmamı istediği şeydi. Aralık ayında hem işi, hem okulu bıraktım. Hatta istanbul’dan bile ayrıldım. Çünkü hergün mutsuz olmak çok sıkıcı. Yeni bir başlangıç yapmaya karar verdim. Çok para falan değil aradığım. Yaşamaya yetecek kadar olsun ve birazda mutluluk mümkünse. “Eğer sevdiğiniz işi yapıyorsanız, bir gün bile çalışmış gibi hissetmezsiniz” demiş akıllı adamın biri. Ama benim şu anki sorunum da tam olarak bu. Beni hangi işin mutlu edeceğini tam olarak bilemiyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse çok etkili bir cv sahibi değilim. Hayat kısa ama düşünecek çok şey var. Hayata geç kalmayın..

  44. 2009 yılından itibaren konu halen devam etmiş bizede
    yukarıda yazıları okuyunca halime şükrettim
    38 yaşındayım kendi alanımda yaklaşık 20 ye yakın işyeri değiştirdim hala mesleğimi yapıyorum mesleğimin bana saygınlık para aile bilgi gibi vs kazanımları devam ediyor
    helal yoldan kazanç sağlanılan bir iş seçmeliyiz yapınca birileri mutlu olmalı bu bir market kasiyerliği de olabilir askariyede bir subay da vs.
    sanırım mesleğimizi sevmeye çalışmak lazım
    etrafta biribirinin yerine gecmeye gönullü bir sürü insan var ama herkes kendi mesleğinden şikayetçi
    aslında başarının parasız da olsa insan mutluluğu için yeterli olduğunu düşünüyorum ama şuan kafamda para ve başarıya da ulaşabilmiş kişilerinde mutsuz olabileceklerini görüyorum doğal olarak insanız
    o zaman belki şu tavsiye olabilir kendime de iyi bir arkadas çevresi bir grup dernek tarikat artık nerde mutlu olursanız
    ben olaya meslek değiştirmek başlığı altında nasıl mutlu olunur satırları ile devam ediyorum bana iyi geldi yazmak nasip kısmet arayanın olur

  45. 38 yasindayim ve evliyim.. gecmiste ki hatalarimdan kaynakli okumak istedigim universite hayatina yeni atildim. Bir universitede MYO Bilg. Prog. bolumunu su an okuyorum. uzun sureler bilgisayarla ilgili isler yaptim. ama diploma eksikligi yuzunden saglam bir kariyerim olmadi. Kpss ile merkezi atama haric yerlestirme yapmiyorlar kesinlikle yastan kaynakli. (35 yas sinir diyorlar max) ama sinava neden girmemize izin verdiklerini halen anlamis degilim. hayatta nereden kaldiysan devam etme sansin vardir.. buna inaniyorum. asil sorun maddiyat, irade ve bunu ne kadar cok istedigin gibi etkenler cok etkili oluyor. hepinize sadece yasamak istediklerinizi yasiyacaginiz yeni saglikli ve mutlu bir hayat diliyorum. saygilar

  46. Ben 32 yaşında işsiz bir bankacıyım açıköğretim iktisat okurken çeşitli firmalarda mağazacılık sektöründe çalıştım ve sonra hayalim olan bankacılığa başladım ve tam 8 yıl çalıştım ama bir türlü bulunduğum ortam mutlu etmeyince istifa ettim
    şu anda buna pişmanım çünkü 4 aydır işsizim ve kredi borcum var
    deneyimli olduğum halde bankalarda 30 dan sonra alım yapmıyorlar başka işlere başvuruyorum ama 1 tane bile dönen yok
    32 yaş olunca demek ki diyorum yani sanki hayat benim için bitti artık bana gülmüycek gibi geliyor.

  47. Bu blogdaki binbeşyüz küsür yazıdan en çok okunan ve en fazla yorum yazılanı “30’dan Sonra Meslek Değiştirmek” başlıklı olanı.

  48. Merhaba 30 yaşında ve hayatıni kendi elleriyle zora sokmus biriyim.
    İyi bir bankada işi çok olmasada ortamını sevdiğim bi isim vardı. Sonra çocugüm oldu dünyam. Eşim işi gereği yurt dışına çıktı ve en az 5 yıl kalabilmek için cabalayacagini söyledi. ben doğum iznim eşimin yanında geçirdim ve bittikten sonra geri döndüm fakat 10 aylık çocuk evde tek başına başkalarına yük olmak çok zor geldi esimi de özlüyordum ve henüz 2.5 yıllık evliydim. Ve istifa edip eşimin yanına gitmeye karar verdim

    yöneticilerim ailem yanlış olduğunu gitmemem gerektiğini sÖyle diler ama esimi de ayrı çocuk büyütmek istemiyordum. babasını tanısın aile ortamında büyüsün istiyordum. tamamen duygusal yani .ki oylede yaptım

    istifa ederken 2 yıl içinde dönebilirsin kapımız açık dediler çıktım büyük umutla keyifle eşimle kizimla bakuye geldim 1.5 yıldır burdayım ülke de develuasyon oldu hersey bütün planlar alt üst oldu 3 kuruş biriktirdigimiz de gitti sonra ise doneyim esimi de bi süre daha kalsın en azından is kuracak kadar birikim yapalım dedim eski işime başvurdum 30 yasini gecmemis olmam gerekiyomus yani gül gibi isimden oldum evim yok birsürü başvuru yaptim cevap yok

    dönmek istemiyorum ama dönmek zorundayım şimdilik ailemin evine. tekrar is aricam ve her yerde bi yas siniri almış başını gidiyo eşim uzuluyo o uzulucem ben 2 katı uzuluyorum bi yandan kızıyorum ama ne bilebiliri zki ülke krize girecek bari ise geri kabul edilseydim Nolur du ki bari o yolunda gitseydi kötüyüm mutsuzum karmakarisigim ne yapayım nerden başlayayım bulurmuyum bi iş severek yapacagim bilmiyorum

    burda çok yalnizim şimdi gözümü kapatmak ve bunların yaşanmamış olduğunu sabah kalkıp ise gittiğimi evimde olduğumu mutlu olduğumu hayatımda hiç belirsizlik olmadığını hayal ediyorum olur mu dersiniz iyi şeylere çok ihtiyacım var
    2 yıldır Hiç mi bişey yolunda gitmez bu sınavsa yoruldum artık ben ne yapicam ya da ne yaptım off umarım hersey yoluna girer son 3 aydır kara kara düşünüyorum ben ne yapicam neyse size iyi gunler bol şanslar belki hersey yoluna girer

    Hayalimi yazmayı unuttum kendimi bildim bileli kuafor olmak istemisindir ama üniversite okumam gerektiği söylendi ve okudum 🙂 çok sukur

  49. Merhabalar;

    Umutsuz hayatımı tek sanıyordum. Burada da benim gibi çelişkili arkadaşlar varmış meğersem.
    33 yasında İstanbul’da yasiyan işsiz be aciz biriyim. Ailemin yetersizliği ve bilgisizliği yüzünden lisede mobilya dekorasyon bölümüne yazdırıldım. Başarılı ve örnek bir kişi olarak mezun olup yüksek okulunuda bitirdim. Askere gidip geldim. Piyasada tecrubesizligimden is bulamadım. Yapı marketlerde 4 sene geçirdim. Sonra bir imalathanede tekniker olarak berbat şartlarda çalıştım 2 sene.
    Daha büyük bir firmaya girdim proje sorumlusu olarak. 3 kere ayrılıp geri dondum şirkete. Sonra daha büyük bir şirkette çalıştım. Günde 200km yol yaparak asosyal hayat kazandım. 6 ay dayanabildim. Su an hiçbir şekilde mesleğimi sevmiyorum. Adını da lanetli meslek olarak değiştirdim. Aileme hata buluyorum. Sonra üzülüyorum. Beni yok Can’larınla okuttular, maddi manevi hiç zorluk çekmedim. Yüksek okuldan mezun olan birkaç arkadasım dışında mesleğimizi yapan kimse yok. 3 tane arkadasım bilişim sektörüne girdiklerinde dalga geçmiştim onlarla. Şimdi bakıyorum hepsi memnun, mevki sahibi, evli ve çocuklu. Bana yardım etmek istiyorlar. Bilişim sektörü ile ilgili bir kurs önerdiler daha sonra işe yerleştirmede kolaylık olacakmış.
    Aklımda bu yasta kursa gidip yeni branşlara yelken açmak fikri pek mantıklı gelmiyor. Ama mesleğimdeki mutsuzluğumla cevreme ve kendime zarar veriyorum.
    Aklım çok karışık. Çok isteksiz yasıyorum, hayattan soğudum ve hiçbirşey icin kendime güvenim kalmadı. Yardımcı fikirlerinizden beni mahrum etmeyin nolur. Teşekkürler

  50. Bence 33 yaş, hayatın yarısı bile değil.
    İnsanın kendisini kendi yarattığı labirente sokması, sonra çaresiz kalması… doğru değil. Hayatın kalan yarıdan fazlasını güzel geçirmek için çaba sarfetmek gerekir.
    Aile, elinden geleni yapmış. Onlara suç bulmak kolay. İnsanın kendisi de birşeyler yapmalı.

Yorum Yazın