"sınıf" etiketli yazılar:

23 Ağustos 2015 Pazar

CRM Sınav Sorusu

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde CRM dersi veriyorum. Sınıftaki eğitimde MBA katılımcıları neredeyse “iş başı eğitim” gibi projeler yapıyorlar. Yoğun proje ödevleri olduğundan final sınavı yapmıyorum.

Uzaktan eğitimde (e-MBA’de) ise, final sınavı yapma zorunluğu var. Son yıllarda final sorularını gerçek hayattan (sosyal medyaya yansıyanlardan veya bana bildirilenlerden)

seçiyorum. (Daha fazlasını öğrenmek isterseniz  uzaktanCRMegitimi.com‘da “final” yazarak aratabilirsiniz.)

😉

Gelecek dönemin bazı final soruları şu konulardan:

İlki itiraf.com’dan

Sucu-sureciBir de Twitter’dan

MS-10-s-2Soruyu vermedim ama sınavın örnek vakaları bunlar.

😉

İsteyenler kendisini deneyebilir.

Tabii ki önce soruyu tahmin etmek gerekiyor.

😛

20 Ocak 2015 Salı

Öğrencilik Halleri – 6

Bir dönem daha bitti.

Geçmiş ders yıllarında yaptığım gibi bazı öğrencilik hallerini derledim.

Dersi sınıfta işliyoruz. Çeşitli konuları anlatıyoruz. Ertesi hafta kendi seçtikleri bir sektöre bizim anlattıklarımızı uyguluyorlar. Onların uygulamalarını tartışıyoruz. Böylece kulaktan dolma değil, iş başında eğitim gibi yapıyoruz. Bu tartışmalardan sonra düzeltip gönderdikleri ödevlere not veriyoruz. Dolayısıyla okuyarak değil, derse gelerek öğreniliyor.

Ürün yönetimi dersinde başlattığımız yöntemi, CRM dersinde de uyguluyorum.

Aslında, çok fazla akademisyenin tercih edebileceği bir yöntem değil. Ders verenin işini çok zorlaştırıyor. Grup sayısı kadar firmaya danışmanlık vermek gibi bir iş. Ama yıllardan beri iş hayatındayım. Bu nedenle, böyle bir yöntemi uygun buluyorum. Blogda ve sosyal mecralarda yapılan yorumlarda yöntemin beğenildiğini de gördük.

Şimdi bu dönemin öyküleri

MBA

Bir derste hızlı sınav (pop quiz) yapmaya karar verdim. Sınıfın yarısının kalem veya kağıt getirmeyeceğini tahmin etmiştim. Maalesef haklı çıktım. (Bende bol miktarda yedek kalem ve kağıt vardı.)

Bazıları bizzat sınıfta işlenen ve öğrenilen bir derse geliyor, ama hiç not tutmuyor. Sınıfta not tutmanın önemini bilmeyenlere şunu okumalarını öneririm.

🙂

Bir hafta önce “projenizin sermaye ihtiyacını ve başabaş noktasını şöyle anlarsınız” diye fizibilite raporundan bir satıra nasıl bakılacağını anlatmıştım. Sınavda sorular şöyleydi:

  • Projenizin sermaye ihtiyacı nedir?
  • Başabaş noktasına ne zaman ulaşıyorsunuz?

Bize gönderdikleri fizibilite ödevlerine bakmaları da serbestti. Sadece 2 ayrı rakam yazılması gerekirdi. Lakin sınıfta bunu yapan çıkmadı.

🙂

Dönemin başında ayrıntılı şekilde anlatıyorum. Linkini de veriyorum. Derste öğrenme yöntemi nedeniyle yoklama aldığımı ve sınıfa gelinmesine dikkat ettiğimi söylüyorum.

14 haftalık dönemin sadece 6 dersine gelen kişi sınıf geçmeyi umuyor.

🙂

Bu durumda sınıfta bırakacağımı, ama isterse uzaktan eğitim öğrencileri ile birlikte Final sınavına girebileceğini söylüyorum.

Final sınavı tarihini beğenmiyor. Kendisinin kış tatiline denk geldiği için sınava girmiyor.

🙂

Sanırım “MBA = Masrafını Babamdan Alın” sanıyor. Benim görüşüm ise kaynak israfı olduğu yönünde.

Geçmiş dönemlere ait “Öğrencilik Halleri” yazıları şurada: [1] , [2] , [3] , [4] , [5] .

Bu dönemin öyküleri bitmedi. Devamı yarın.

Resim şuradan alıntıdır

10 Nisan 2011 Pazar

Muhan Soysal ile final sınavı

Birçok yazıya konu yaptığım müzakere konusunda eğitimi, ODTÜ’de Muhan Soysal hocamızdan almıştık. (Dersteki bazı müzakereleri yazmıştım.)

Müzakere Psikolojisi dersinin final sınavında “Search for the self” diye bir makale verdi. Ne anladığımızı yazacaktık. (Geçenlerde evde bir düzenleme yaparken, buldum.)

Sayfalarca yazı. Arada başka maklelerden alıntılar. Ayrıca sorular da var.

Muhan hoca, “3 saat sonra, odama getirin” dedi ve gitti. Bu süre boyunca, ister kütüphanede araştır, ister kafeteryada çalış… Canın ne isterse…

Soruları yanıtladım. Bu makaleye ilişkin kısma ise 15 – 20 satırlık bir öykü yazdım. Hem de türkçe…

😀

Bu arada, öğrenci asistanlığım da devam ediyordu. 2’inci sınıf öğrencilerinin aldığı Management Statistics dersinin asistanıyım.

Sınavdan 4 – 5 gün sonra, Emel Ataç hocamın odasında sınav notlarını deftere geçiriyoruz.. Bizim sınıftan diğer bir öğrenci asistan ile birlikte… (Bize ne kadar güvenildiğini düşünün. Öğrencilerin final notlarını deftere geçiriyoruz. Başımızda hocamız beklemiyor.)

Muhan hoca, odanın önünden geçerken bizi gördü. Kapıda durdu ve seslendi.

Uğur bey, bir ODTÜ-İşletmecilik öğrencisi, son sınıfta türkçe sınav kağıdı verir mi?… Cık…cık…cık… Çok yanlış…” ve başını sallayarak gitti…

  • Diğer arkadaş ile genel ortalama konusunda bir yarış içindeydik. Aramızda çok az fark var. Birimiz düşük not alırsak, diğeri geçecek.

Bizimki sağ elini yumruk yaptı. Sol elinin avuç içini “şırrak” sesiyle vurup çığlık attı. “Seni geçtim.”

Oysa ben o an biliyordum, Muhan hocamın beğendiğini… Yoksa, neden kapıda durup seslensin ki…

Sene sonu notu açıklandığında benimki AA idi. Arkadaş ise CB almıştı.

Aynı hareketi yapmadım. (Ama bu anıyı sakladım… şimdi de yazdım…)

😛

Not: Müzakere dizisinin tüm yazılarına şuradan ulaşabilirsiniz.